DENEME // Aciz miyiz? 49 görüntülenme

Aciz miyiz?

Her şey içine yorum yapmak bizim zaafımız olarak şekillendi. Tek yaptığımız bildiğimiz hiçbir şey yokken yarım yamalak kırıntılarla tatmin etmekti bu yaratığı. Yaşamak bunu gerektiriyordu yenmenin ve muzafferliğin bilgisi ve istenci. Yenilmek ya da yenmek her şey oldu dünyada görünen yanıltıcı safdilli dünyada.

Bütün kavramların evrensel olması tehlikesi… Bu benim ve benim gibi düşünenlerin tek sorunuydu. Farklılığın eziyeti ve acısı…

Felsefe ancak bir araç olabilir yargısı üzerine: İnsanın amaçsızlığı ya da araçlara tapmak yanılgısı ile ilgili olarak çalışır. Çünkü amaçları insan belirlemedi ki sorgusu çıkar karşımıza. Kısacası amaçsızlığımızı edinilen farklılığımızla belirgin hale getiririz ve tatmin oluruz: Bunun adı bilgidir. Bilgi adına yapılan çabanın adı olarak…

Bilmek istemenin anlamsızlığı üstüne gidilir. Nedenini dahi bilemezken bunun anlamsızlığını nasıl tartışırız.

Acaba bütün olgular denilen toplam yani evren karşısında aciz miyiz? Yani olan ya da olmayacak yâda olacak olanlar karşısında yetersiz miyiz? Hiçbir zaman hiçbir şey olmak yâda hiçbir şeyi hiçbir zaman bilememek kadar…

Müzik. Ruhun kurtuluşu hem de azabı olarak var oldu hayatımda. O bir yüceleştirme ve tapma hali alınca güçlü hissetmek babında iyiydi. Opera çıkışlı senfonik saldırgan tarz olarak benim müziğim. Bazen başka mecralara kaydıran seferi bir zihin hali. Şiir de kuvvetliydi benim için fakat müzik daha coşkulu bir cinnet hali içeriyordu.

Yazı hayat olarak bir beliriş sanki. Depresif içgüdülerin vücut olduğu beklide tek yer. Kâğıt çekiciliği ve keskinliği gibi örneğin. Kendini aşış ve ifade etmenin güçlü ve bir o kadar da özel tarafı. Yazmalıyım ki kâğıtta tanrı olayım kendi bilemediklerimle savaşmak için onları acımasızca yermek anlamında.

Yoksa her şey adına kifayetsiz miyiz?

Can Murat DEMİR



Yorum Yapın

Felsefe Hayat © 2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.