
1977 yapımı bu film de klişe kalıpları yıkan bir taraf var. Garip bir ışıklandırma, ilginç mekanlar, absürt insan modelleri ve çok acımasız bir modern şehir tasviri. Hepsini bir araya getirmeyi büyük bir ustalıkla başaran Lynch, hem psikolojiyi hem değer yargılarını harmanlayıp, modernleşme olgusunu epey acımasız şekilde eleştirmiş.
Sürekli duyulan bir şehir ve sürekli hissedilen bir karamsarlık filmin içine çok iyi iliştirilmiş. Bu film de Lynch’ in dehası açıkça fark edilmekle birlikte insanı saran o repliksiz sahneler de gerçekten etkileyici şekilde kameraya yansıtılmış. Sıra dışı bir filmin senaryosuz (replik azlığından bahsediyorum) neler yapabileceğini görmek isteyenler bu filmi sakın kaçırmasın. İzlenmesi gereken 250 film arasında gösterilen bu film bir dâhilik eseri ve kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıt.
Seçkin ve özgün filmlere Felsefe Hayat sayfalarında yer vermeye devam edeceğiz…
Bizimle kalın ki derinliğin yapıtlarıyla ve yaratıcılarıyla tanışın…
Başka bir film ve yönetmende tekrar görüşmek üzere…
Can Murat Demir







