aklından ne geçiyordu bilmem
o küçük çocukları öldürürken
sanki mutluydun ya da huzurluydun
çivili bir yatakta uyurken
aklından ne geçiyordu bilmem
ellerini kanla yıkarken
bodrumda sakladığın
cesetlerle dans ederken
aklından ne geçiyordu bilmem
sürekli iğnelenen sezgilerinle
yürüdün gittin hayallerimizden
göremeyeceğimiz yaşlı kara gölgelerden
aklından ne geçiyordu bilmem
o küçük aciz umutları söndürürken
sanki büyüyüp olgunlaştın
tanrı olmayı isterken
Can Murat DEMİR
-Albert Fish’e Ağıt-







