kabuslarımın en melankolik saatlerinde
araladım eski anıların göz kapaklarını
bir bir saydım kızıla saklanan gökyüzünde
beş paraya sattığım yıldızları
…
eski şarkıların en berbat yerinde
kendime yer buldum unutarak adımı
zamanın uykusu kaçmış en güzel yerinde
terkedip gitmiş biricik karanlığı
…
gecenin pis kokan yapışkan teninde
gücümü yetiremedim akıttım kanımı
boşluktan çıkan her varlığın mateminde
çığlıkları kaptım bazende kayıpları
…
kaçkın bir adamın son tecavüzünde
bir oğlan doğurdu ıslıkların tanrısı
doğanın sonsuz eziyetinde
intihar etti yeryüzünün yaşlı
Can Murat Demir







