FOTO // Eski Evler 144 görüntülenme

Eski Evler


Eski evler bir bir yıkılıyorken yeryüzünden biz ise sadece betonlara taparız, tanrı sanarak… Evet bir bir yok oluyor tarih, bir bir yitiriyoruz insan hikayelerini. Her ev bir insan demek, her ev bir acı demek, her ev bu yüzden bir hikaye demek… Eski evler yıkılıyor, gözümüzün önünden kayan bir kör kuyu daha yalanla ve ikiyüzlülükle dolduruluyor. Onlar ki her mahallenin bekçisi onlar ki her yabancının özlemi… Bu yüzden her yıkılan ev bir ayrılığın öyküsüdür. Her yok olan hatıra bir yaşanmışlığın mezarıdır. Bahçesinde gezindiğim, merdivenlerinde oynadığın, kuyusundan su çektiğin yıllar geride kalırken sen sadece izlersin betondan yapılan insanların sessizliğini, izlersin sadece ki bu ilk değildir, bu sadece yok oluşun habercisidir.

Evler sadece öylece beklemeyi sever. Beklerler ki birileri görsün eskimiş umutlarını, birileri farketsin ne kadar anlamlı olduklarını ve ne kadar gözyaşı döktüklerini… Ama böyle olmaz, böyle olmadı hiçbir zaman. İnsan bembeyaz betonların içine gömülmek istedi her zaman, mezarını kazdı çimentonun içindeki asitsi inatla. Para ve mahvolmanın getirdiği heyecanla o eski evleri, Rum evlerini, Ermeni evlerini bir bir yıktı. Yıkılan molozdu belkide ama yine de hiç düşünmedi gerisini. Kahrolası insan her nereye elini attıysa mahvetti; mahallelerin ruhunu, evlerin kimsesizliğini… Her şeyi… İnsan ne zaman yeniyi düşünse hep yok ediyordu. Kendisine inatla, düşmanca davranarak bütün eski evleri yıktı…

Eski evler hep oradaydı ama artık ömürleri biçildi. Paranın ve hırsın emrindeki bedenlere satıldılar… Her biri kendinden emin bir biçimde intiharına yürüdüler… Çünkü onlar eskiydi ve hala evdiler…

Can Murat DEMİR



Yorum Yapın

Felsefe Hayat © 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.