Hiç durmamacasına yağan yağmurun altında yürürken o sırada Maçka Küçükçiftlik Park’a giden tüm Goran Bregoviç dinleyicileri gibi ben de konserin son anda iptal edilmemesi için dua ediyordum.
Hiç durmamacasına yağan yağmurun altında yürürken o sırada Maçka Küçükçiftlik Park’a giden tüm Goran Bregoviç dinleyicileri gibi ben de konserin son anda iptal edilmemesi için dua ediyordum. Ne de olsa hava raporları, tam da Goran Bregoviç’in orkestrasıyla birlikte İstanbul’da konser vereceği 8 ekim günü, yağmurun kararlı bir biçimde yağmaya devam edeceğini söylüyordu birkaç gündür.
Sonunda zemini çoktan yağmurla buluşan Küçükçiftlik Park’a geldik ve konserin iptal edilmediğini görerek sevindik. Balkanların, hüznü de, sevinci de içinde taşıyan melodilerini tüm dünyaya duyuran, Emir Kusturica’nın filmlerine yaptığı müziklerle anılarımızda silinmez bir yere sahip olan Goran Bregoviç’in sahneye çıkmasını beklemek bile güzeldi. Hızını hiç kesmeyen yağmurdan dolayı 21.00 yerine 21.30’da başladı Goran Bregoviç konseri. Düğün ve Cenaze Orkestrası’nın hepsi de birbirinden iyi müzisyenleri tek tek sahneye çıktı ve Balkan ruhu yağmur altındaki yürüyüşüne başladı.
Goran Bregoviç’in sahneye çıkmasından sonra ise müthiş bir alkış tufanı koptu. Orada olup, yağmura aldırmadan açıkhavada saatlerce Goran Bregoviç ile Düğün ve Cenaze Orkestrası’nı dinleyen, tüm şarkılara eşlik eden kalabalığı görmenizi isterdim. Tabii bir de Goran Bregoviç’in gözlerindeki mutluluğu.
In The Death Car’da konseri izleyen tüm kızlar müthiş bir koronun elemanları gibi eşlik ettiler Goran Bregoviç’e. Düğün ve Cenaze Orkestrası’nın Bulgar solistleri Çingeneler Zamanı’nın unutulmaz şarkısı Ederlezi’yi söylerken gözleri dolanlar oldu. Mesecina, So Nevo Si gibi unutulmaz şarkılarda ise yerimizde duramadık.
Konserin son şarkısı Kalaşnikof’u ise bağıra bağıra söyledik hepimiz. Malum konserden sonra yağmur altında taksi aramak çok zor oldu ama ne yalan söyleyeyim o zaman bile “İyi ki bu konsere gelmişim” dedim.
TARAF







