İliklerimde hissediyorum. Gözlerimi kapatıp bedenimi hissetmeye çalışıyorum. Kanın bedenimde yol alışını, nefes alırken vücudumda gerçekleşen her şeyi hissetmeye çalışıyorum. Tek hissettiğim şey, acı. Sanki tüm hücrelerimde minik ejderhalar geziyor ve olanca güçleriyle alevlerini püskürtüyorlar gibi. Ayak parmaklarımdan başlıyor. Ayaklarımda, bacaklarımda güç hissetmiyorum. Sanki bedenimi taşımaktan tükenmiş, her an kendini kapıp koyverecek ve her an yere kapaklanmaya hazırmış gibi… O ateş bedenimde durmadan ilerliyor. Durduramıyorum. Yol alışını hissediyorum. Midemde şimdi. Tuhaf! Ve yukarıya doğru hızla yol alıyor. En çok boğazıma kadar geldiğinde hissediyorum onu.

Ateş, maddenin hangi halidir? Katı mı, sıvı mı, gaz mı? Boğazımda hissettiğim şey, koca bir kaya parçası. İlerlemene izin vermek istemiyorum. Sana yenilmek istemiyorum anlıyor musun? Bedenimi fazla zorluyorsun delikanlı. Haydi, bıraktım kendimi sana. İlerle ilerleyebildiğin kadar ve sonra çık bedenimden ebediyen.

Burnumun direğini sızım sızım sızlatan bir yangınsın şimdi. Beynime doğru ilerliyor ama hep gücünü yüreğimden alıyorsun. Ve şimdi, gözyaşı olup akıp gidiyorsun. Şakaklarımda hissediyorum seni. Tıpkı yüreğim gibi atıp durup her an varlığını oracıkta hissettiriveriyorsun ama bir an geliyor duruyorsun işte.

Gözyaşlarımın olduğu havuzda yaş bitti sanırım. Ben de sıkılıp öylece duvara bakıyorum. Hiçbir şey ama hiçbir şey düşünmüyorum biliyor musun? O an, ne ödenmemiş faturalar umrumda oluyor, ne de geçemediğim şu lanet olası sınav. Koca bir hiçlik. Bu hoşuma gidiyor lakin. Bir gün bir televizyon programında duymuştum ama kimden olduğunu hatırlamıyorum. “Aşk acısı, acı kırıntısıdır.” diye. Acılar kıyaslanır mı bilmem ki. Sevdiğiniz birinin ölüm acısını hissettiniz mi? Ben hissettim. Onu anlatmaya benim cümlem yok. Tek bir şey diyebilirim belki de. Bu mecburi bir kabulleniştir ama bu bir kabullenemeyiş.

Düşünüyorum da, sanırım ben başardım. Evet, dünyadaki her insan gibi sıradan bir insanım ama bunu başardığım için kendimle gurur duyuyorum. Neden mi? Çünkü aşkın da aşk acısının da hakkını vererek yaşadım…

Ceren Abaza

7 YORUMLAR

  1. cok akıcı bır yazı,kendı ıcınde bır akıcı bır dıl bulmussun..özelliğin konuyu duzgun anlatmak ve akıcılık.ıcerıge gelınce acının hakkını vermek?BASARMAk?acıyı bu kadar cabuk atlattıysan o zaten aşk değil..ask acısı ıcın yıllarca drug ıcen,bunalan ınsanlar var..bundan 5 yıl sonra bu yazıyı farklı yazacaksın..anlatımların elbette bırılerıne benzıyor.bundan kacmak zor.daha derın sıkntılar yasadıkca daha gercekcı ve daha karanlık yazacaksın.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.