Amaçsız Şehvetim

İnsan bu dünyada tanrısını arar durur. Aradığı tanrı onun karakteriyle şekillenir.

Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Sanki evrende başka hiç kimse yokmuş gibi kucağına aldı beni. Okşadı, tüm derinliğiyle büyüttü. Adımı koydu.

Yeniden yazdı hayatımı ve kaderimi. Sanki yüce bir ruhmuşum gibi tanrıya benzetmeye çalıştı. Hâlbuki yalnızdım ve kimsesizdim. Yeni doğmuş bir ucube gibi yalıtılmış dünyamda karanlıktım. Karanlıktaydım. Ama asla vazgeçmedi, sürekli yazarak çoğalttı beni. Ezberletti. İnsanlığa inat beni içine aldı. Ardımızda bir sürü hayalet ve gölge…

Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Ne yaratabildim ne de sevebildim insanları. Kaçtım hep. Sustum! Yazdım babamdan aldığım mirasla. Hiçbir zaman onursuz olmadım. Kaderimi elime aldığım günden bu yana hep kendime yalvardım, beni saran ruha tapınarak… Bir daha dokunmamak üzere ayrıldım tenimden. Üretkenliğin tarlalarında olta attım insanlığa. Sonrasında bir ustanın nezaketinde ölüme terk edildim. Her yalnızlığım kanla bahşedildi. Her soluğumda yüzlerce çocuk öldü. Bense hep uzaklara daldım, sanki her şeyi biliyormuşum gibi. Asla bir ağaca sırt vermedim. Yoz ve vahşi bir doğanın içinde salınan vücudunu tanımayan bir iblis gibiydim. Yalnız ve bir o kadarda ölümcül…

Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Harekete geçen sanrılarım yastığımın altındaydı hep. Ücra bir bakirenin son isteğini yerine getirerek şeytana teslim oldum. Aldı beni. Kaygan ve bir o kadar da sinsi bir katildi. Sanki başka kimse yokmuş gibi zapt etti tüm kalelerimi. Yabani bir içgüdünün son beslenmesinde anahtarsız bir kilit kadar yalnız bıraktı beni. Düşlerimi…

Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Her ruhun boynunda duran yafta kadar özgürüm artık! Küllenen hayallerim kadar saçma ve bir o kadar da bencilim. Rüzgârlarla dans eden cinler kadar şenim… Ölümcül olan ben… Her canlının masumiyetinde ezberlenen bir tanrıyım. Tek kurtuluştur oysaki. Ama olmaz, olamaz çünkü çok uzaktır aydınlık ve o köprü… Çok uzaktır kızıl şenliğin doğurduğu esmer eziyet…

Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Çünkü ben hiç olmadım şu ana kadar ve hiç kimse beni terk etmedi.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikAdam, Kadın ve Sanrı
Sonraki İçerikKendini Terketmek

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

El Yazmaları: Ruhun Orgazmı

Ruhun reaksiyonunu hatırla. Daha açık bir ifadeyle, ahlakla erdemin orgazmını... Bunu yaşadığımızı biliyorum. Çünkü sıradan bir ilişki değil bu. Çünkü hayat bir yalandandan ibaret... Aşksa sadece...

Anayasası İnsanın

Paul Eluard için yazılmıştır Kan yasası bu insanın: Üzümden şarap yapacaksın Çakmak taşından ateş Ve öpücüklerden insan! Can yasası bu insanın: Savaşlara yoksulluklara Ve binbir belaya karşın İlle de yaşayacaksın! Us yasası...

“Önce “Göz” Vardı. Sonra Göz, Töz’e ve Söz’e Dönüştü…”

Önce “göz” vardı. Sonra göz, töz’e ve söz’e dönüştü... “Sanki ağzını açıp tek bir söz söylese, etrafını saran boşluk dağılacak, içini kemiren hayaletler yok olacaktı....

Alacakaranlıkta Bir Kadın ve Lichtung

Göz kamaştırıcı ışınların tinsel tuzaklara boyun eğdirerek ve bir görkemli esrimenin karanlıklarını delerek geldiği atmosferde ansızın beliren yedi kafalı yılanlar, kendi şarkılarını söyleyen yunuslar,...

Lucifer

Denize böylesine yakınken Neden umutsuzum Neden yoksun Neden tutmuyorsun ellerimden Lucifer walk with me Lucifer inflame this heart Lucifer embrace this soul For I am fallen just like...

Sosyopatlarla Yaşam Savaşı

Bu tür B grubu kişilik bozukluklarında gördüğümüz intikam ve yok etme arzusu aşırı kıskançlık, çekememezlik, egoizm, kuşkuculuk ve obsesif düşüncelerden de kaynaklanır. Bu tür...

Doğan Dolunaya

Beni birazdan terk mi edeceksin? Anımda çok yakındın ya! Bulutlar örtecek seni lakin, Ve işte yoksun artık güya. Yalnız hissedersin, kederliliğimi, Kenarın yıldız gibi parlıyor aha! Kanıtlıyorsun bana sevildiğimi, Olsa da...

Hiç ve Kendilik ya da Hiç ile Yolda İken

Bugün “Hingabe” sözcüğü üzerine düşünürken, sözlük karıştırdım. Türkçe’de “terk”, “feda” ile karşılanıyor. “Hingeben” terk etmek ise, sevgi bağlamında kendini terk etme(k)’dir, kendinden vaz geçme,...

Tozlu Tarihin Kalp Atışları

... Bir avuç gözyaşımız kaldı yağmurlarda eriyip giden insanlıklarımızdan ve onca uçuruma sahiptik sırf atlamayı düşünmek için. Onca şeye sahiptik sırf sahip olmak için. Ne...