Nereden başlasam bilmiyorum açıkçası. Gecenin güzellikleri mi yoksa o güzellikleri az kalsın gölgede bırakmayı başarabilecek olumsuz etkenler mi? Ne olursa olsun, önce gecenin negatif özelliklerinden bahsedeceğim.

Yer, Amager Bio! Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da şehir merkezine bu kadar uzak ve sapa kalan bir başka bar veya konser mekânı var mı bilmiyorum. Mekân, öyle bir yerdeki Kopenhag haritasına baktığınızda haritanın sağ alt köşesinde bir yerde kalıyor. Haritanın tam ortasını merkez olarak düşündüğünüzde varın siz hesaplayın uzaklığı. Neyse, onu geçtik de mekânın böyle sanki ailelerin oturduğu birkaç sitenin ortasında yer alması bir başka ilginç nokta. Sanki mekân böyle siteler tarafında kamufle edilmiş. Geçtik, içeri girdik. Ben girdiğimde gecenin gruplarında biri çalmaya başlamıştı. Şarkının sonunda da bunun daha ilk şarkılarını olduğunu duyunca sevindim. Sevindim, çünkü gecenin ilk grubu Aralık ayında Türkiye’de konser vermesi kesinleşen ve azımsanmayacak derecede fanı bulunan İsrailli grup Orphaned Land’di. Diğer konserlerinde olduğu gibi vokal Kobi Farhi beyaz dizlerinin altına kadar sarkan kıyafeti ile sahnedeydi. İsrail’den heavy metal dinliyordum. Kendilerini canlı olarak ilk dinleyişimdi. Arap-Yahudi etkileri altında yaptıkları müziği seven hayranlarına Türkiye’deki konsere gitmeleri bence şarttır. Konserlerde bence daha başarılılar çünkü.

Geceye dönecek olursa, malum üç grup performans sergileyecek ve ilk sahnede. Orphaned Land az kaldı sahnede, yanlış hatırlamıyorsam beş veya altı şarkı çalıp indiler sahneden. Onlardan sonraki grup -benim o gece orada bulunma sebebim- Amorphis sahneye geldi. Sahnedeki bütün ekipmanlar ayarlandı, en son vokal Tomi Joutsen’in kendine özel mikrofonu yere bırakıldı. Her şey hazırdı;onları bekliyorduk, sonra bateristten başlayarak sırayla geldiler sahneye. Konsere “Skyforger” albümünden “Silver Bride” ile giriş yaptılar ki bana göre bu şarkı o albümün en güzel şarkısıdır. Grubu çok iyi bilmeyenler için söylemek gerekirse Amorphis genelde şarkılarını ünlü Fin destanı Kalevela’dan esinlenerek yazar. Ve o gece çalınan şarkıların birçoğunun sözleri Kalevela’dan alınmaydı. Zaten Amorphis’in sevdiğim noktalarından biri budur, İsveçli grup Amon Amarth gibi bir lirik anlayışını benimsemiş olmasıdır ne kadar iki grubun müzik tarzları farklı olsa da. Yaklaşık bir buçuk saat sahnede kaldılar, “My Kantele” şarkıları ile konseri bitirdiler. Güzel bir performanstı ne kadar mekânın akustiği iyi olmasa da kendilerini canlı dinlemek iyiydi. İlgimi çeken noktalardan birisi ise vokalin saçlarıydı. Çok uzun öyle ki neredeyse dizlerine ulaşıyordu ve “headbang” yaptığında ise resmen helikopter pervanesinin dönmesi gibi bir görüntü oluşuyordu.

Başta demiştim gecede üç grup performans sergileyecek diye, belki merak edersiniz Amorphis’den sonra sahne alacak grubu: Metallica Jam! Bu grubu hiç duymamıştım, ama isimlerine bakınca bir Metallica Tribute grubu olduğunu anlamam uzun sürmedi. Demiştim ya gecedeki olumsuzluklar diye, orda kendime şu soruyu sordum: Bu gece Metallica sahne almayacak, onların şarkılarını cover yapacak olan Danimarkalı bir grup sahne alacak ve gecenin adeta “headliner”ı bu grup. Peki, benim de bir hayranı olduğum Metallica’nın şarkılarını coverlayan bir grup kendine has bir tarzı olup Metallica kadar olmasa da azımsanmayacak derecede hayranı olan Amorphis’den sonra sahneye çıkmayı hak ediyor muydu? Kimse yanlış anlamasın Metallica’ya bir eleştirim yoktur, eleştirim güzel işler yapmış bir grubun, Metallica’nın, şarkılarını aynen çalmaya çalışan bazı gruplara fazla değer verilmesidir. O gece orda Orphaned Land ve Amorphis dinlemek için ordaydım ve “My Kantele” şarkısından sonra da zaten Metallica Jam’i dinlemeden ortamdan ayrıldım.

Merak edenler için Amorphis setlisti:
Silver Bride
Sky is Mine
Towards and Against
The Castaway
Song of the Troubled One
Exile
From the Heaven
The Smoke
Alone
Black Winter Day
House of Sleep
My Kantele

Ercan Yaman
05-11-2010

Ercan Yaman… Aslında çok bir şey beklememek lazım ne de olsa sadece iki kelime. Ama okumak isteyenler için de birkaç bir şey karalayayım. Eylül 1989 Samsun doğumluyum. Hava olsun diye değil, kendimi keşfetmeme elverişli ortam sağladığı ve kendimi borçlu hissettiğim için gururla söylüyorum: ODTÜ mezunuyum. Parası ile kimisi kıyafet alır, kimi ev alıp yatırım yapar, kimi gece hayatına harcar vb. Ben ise kazandığım parayı yeni yerler keşfetmek ve çok sevdiğim metal müzik uğruna harcarım. Başka da bir şey yok. Eleştiri ve sorularınıza ise her daim açığım, herhangi bir iletişim adresimi kullanabilirsiniz.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.