Etrafımdaki sıradan, kaderci düşünen insanlar sanki bizi kuşatmış, başka bir varlığa dönüştürmeye çalışıyordu; her konuşmamızda avam fikirlerini bize dayatıyor, fakültelerde onca yıl okuduğumuz varoluşsal teorilere koşut aşırı alaturka, altı boş, eskimiş söylemlerle beni çıldırtıyordu. Beynim onlara dönüşmemek benzememek, kaybolmamak için direnıyordu yıllardır.

Kasabanın sonundaki yazlık sitelere gittiğimde kendimi daha güvende, medeni bir şehirde gibi hissettim. Eğitimleri, kültürleri, değer yargıları bana benzeyen, sakin, medeni insanlar arasında aradığım kültürel huzuru buldum.

Beni rahatsız eden avam kültürün hem çarpık değer yargıları hem kabalığı, ilkelliği, çirkin konuşmaları, şakşukası, aşırı gürültüsüydü. Buna adım gibi emindim. Ama artık her sokak öyle değişiyor, öyle avama dönüşüyordu ki, arzu ettiğim muhite, arzu ettiğim mimaride ulaşamıyordum. Bu patırtıdan, saçma sapan dünya görüşlerinden kaçıp kurtulamıyordum günboyu.

Uluorta bağıran küfreden avam külturünün taaruzu altında yıllardır beynim, tüm bedenim zonkluyor, içim şişiyor, sinirlerim bozuluyordu! Avam kültür buna da boşver diyordu!

Özlem Özmen

4 YORUMLAR

  1. Özlem hanım söylediklerinizi anlayabiliyorum. Ortalama olanın giderek daha baskın bir hale geldiği bir dönemde yaşıyoruz. Fakat ben sözlerinizde şehrin alt sınıflara mensup kitleler tarafından ele geçirilmesi karşısında geri çekilen bir üst-orta sınıf psikolojisini de görüyorum. Sadece İstanbul’da son 10-20 yılda şehrin sınırlarına yapılan üst gelir gruplarına yönelik sitelere bir bakın. Orta üst sınıflar şehir merkezlerinden daha ücra köşelere çekiliyolar. Sanırım sözleriniz biraz da bu olguyla ilgili.

  2. bu yazi avam kulturun idealist bireyi ezmesi ve yermesi uzerine kaleme alindi.icerigi anlamadan bu kulturel catismayi anlamadan cvp yaziyorsunuz.yuksek kulturle avam kulturun hicbir zaman anlasamayacagini,birbirlerini ancak sinir ettiklerini gordum ve yasadim ve gordum.bu farkli bir sentez ve teori.

  3. Kültürler birbirilerine daha çok tahammül göstermeyi başardıklarında daha huzurlu bir dünyada yaşayacağımıza inanıyorum. Nefret zehri içip başkasının ölmesini beklemek gibi değil midir?

Comments are closed.