Doğrudur

Doğrudur, ayyaşlar sevebilir geceyi bir çocuk sevilmeden ölebilir. Yetmişlik bir rakı açılır, içilir. Vıcık vıcık üzerine yapışır kederler. Müzeyyen dinlersen ağlatabilir, doğrudur…

Müzeyyen okurken hüzünlü, yaralı yüreğime kuşlar konar, dışarda kıyametler kopar; kavgalar, gürültüler… Hatunlar erkek aranırlar korkudan. Kodamanın biri tüm varlığını kaybedebilir; adamın biri kaybetmiştir çoktan. Hiç bitmeyecekmiş gibidir şarkısı Müzeyyen’in, Müzeyyen en klas yerindeyken şarkısının, birden dolabilir gözleri, birikmiştir. Ağlamak, dolmaktır ya; sonra kaldırıp kadehi eşlik etmek şarkıya, kederle; eşlik edip ağlamaktır, doğrudur…

Hiç bir şey olması gerektiği gibi değildir, doğrudur vakti gelince hallolur, Müzeyyen’in hüzünle söylediği şarkılar da iyi bir annenin şevkati olur ayyaşa, doğrudur. İnsanlar unutur sevdiklerini. Zamanı gelince anılar, zıvanadan çıkartabilir bir adamı; ölüm kendiliğinden gelmez parçalar bileklerini. Kan soylu bir renktir, intiharın yirmi yedi yaşı gibi, doğrudur.

İlkay Beyaz

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Tabut Dolusu Baba

kaba saba bir kasabada şah damarına rüyaların indiği uykulardan dört nala bir çığlıkla yetiştim hayata fiyakalı bir yolun başında ben vardım babamsa namert bir kalple varamadığım sonunda çığlık gibi cüssesiyle küçük, küçücük bir tepeciğe omuz vermişti çoktan bilmezdim insanı kendine döndürenin ve kendine öldürenin bir tabut dolusu babadan ve kızlık soyadıyla başbaşa kalmış bir anneden...

Yine Gel!

Bir kez daha titriyor gece; kırgın sesin, Özlemi diyorum, eksik şeylerin. “Yaşamak sadece, düşünmeden”, Dokunmak. Yeniden. Ötelenen bir şeyken yalnızlığında, Yine geldin; Yine gel dalgın yorgun varlığıma. Laminör tonda, Teninle buluşsun güz şarkılarım. Ah, inatçı şey! Nasıl da hisseder kapatırsın kendini, Sessizce esir alır uyutursun ezgilerimi. Yumuşak. Çok yumuşak. Dokun bana. Hiç bitmeyecek bir şey ol geceme, Yeşil koksun nefesin. Varlık E.

Kategoriler

Bir bağlantı içinde söylenmeyenlerin her biri, varlık, nicelik, nitelik, görelik, uzam, zaman, durum, iyelik, etkinlik ya da edilginlik belirtir. Biçimsel olarak söylersek, “insan” ve “at” varlık; “iki dirsek” veya “üç dirsek” nicelik; “ak” veya “dilbilimci” nitelik; “iki misli”, “yarım” veya “daha büyük” görelik; “Lise’de” veya “çarşıda” uzam;...

Bir Mistiğin Yol Haritası: Simone Weil ve “Tanrı Aşkı”

Girizgah Bazı yazarların üretimleri birbirini tamamlar ya da ikame edecek niteliktedir. Bu nitelik aslında daha çok sosyal bilimler alanında geçerlidir: yani daha çok “insani” bilimlerde… Weil kitapları da bu türden. Tüm tasavvur dünyası tek bir şey üzerine yoğunlaşıyor: Allah Aşkı. Weil, yaradılışın kökenine Aşk kavramını yerleştiriyor. Tipik bir...

Değirmen

Sisli bir yolda ilerliyor gibiydim. Soğuktu. Ruhum titriyor ve aklım yüreğim üzerindeki hâkimiyetini kaybediyordu. İnsani duygulardan bütünüyle arınıp; aslıma dönmeyi hayal ediyordum. Işığa kavuşup, huzura bulanmayı istiyordum. Aklımdaki tek şey buydu. İstediğim tek şey, huzura ulaşabilmekti. Biz insanız. Bazen şeytandan daha şeytanız. Buna rağmen, yalnız kaldığımız zaman vicdanın...

Bilim Tarihi Sohbetleri: Gerçeklere Uyanan Bir Medeniyetin Öyküsü

Anadolu coğrafyasında yetişen her aydın neşriyata giriştiğinde kendi coğrafyasını aşağılayarak işe başlar. Bu bir kaidedir. Bu topraklarda aydın olabilmek için kendi kültürünü hakir görmelisin. Çünkü bilimsel ve kültürel ilerleme daima batıdadır. “Doğu” her zaman geridir ve ancak bu ilerlemenin bir aktarıcısı olabilir. Bir şey üretmez, hep var...

The Sixth Sense

The Sixth Sense: Ölümün soğukluğunu ve bu soğukluğu resmeden nadir yapıtlardan biri… Bir psikiyatr ve sorunlu bir çocuk arasındaki ilişkiden çok daha fazlasını anlatan bu film, bir hayaletle sığınacak bir kucak arayan sorunlu bir çocuğun garip hikayesini konu edinmekte… Ölülerle yaşayan bu çocuk ve onları sürekli gören bu...

The 39 Steps

Bay Hafıza’nın (Wylie Watson) gösterisini izleyen Richard Hannay (Robert Donat), salondaki kargaşadan kaçarken, çıkış kapısına Annabella (Lucie Mannheim) adlı genç kız ile ulaşır. Dairesinde kalmayı isteyen bu genç kız, sabah bıçaklanarak öldürülünce, Hannay, kendini casusluk faaliyetlerinin içinde bulur. Kız ölmeden önce garip bir şey söylemiştir; 39 basamak. Kanada'dan...

Doğada Altın Oran

''Evrim Hayatın Yasasıdır, Sayı Evrenin Yasasıdır.'' Pythagoras ve birçok filozof evrenin bilgisini, sırlarını matematiksel olarak, ya da dinamik matematiği kullanarak, sayısal veya nümerolojik olarak açıklamaya çalışmıştır. Şurası açıktır ki, her şey doğada bir sayısal değere karşılık gelir. Zihnin işleyişi sayısal değerler aracılığıyla mümkün olmaktadır. Bu da Pythagoras'ın evrenin...