bir akşam üstü geldin aklıma,
cepte sigara kalmamış, kendimi yakasım var.
tutum bir şeyler yazayım dedim sana,
kalem tükenmiş, kağıtta kendiliğinden oluşmuş bir baş ağrısı.
yapacak bir şey yoktu.

tek kişilik bir salıncak bulup oturdum.
başka salıncak yoktu seni de içme oturttum.
haberin yok, saatlerce sohbet ettin benimle.
nasıl gittiğini anlatıp durdun defalarca,
ayrılığın sağlamasını yapar gibi.

öyle köklü bir ayrılıktı ki bu,
herkes de bir gelecek kaygısı,
bende bir “gelmeyecek” kaygısı.

bir akşam üstü geldin yanıma,
ve bir akşam üstü gittin benden.
inanır mısın, kılımı kıpırdatamadım.
ben oturuyordum sen giderken,
ne garip, oturduğum yerden yoruluyordum.

Selim Tuncay

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.