Bu Gece

bu gece hissetmiyordum hayatı…
bu gece özlemeye adanmıştı.
uzakları özlemeye
anlatılamayan şeyleri anlatmayı özlemeye…
belki de en çok da kendini özlemeye…

insanların arasından biraz sıyrılıyorum bu gece, bu kalabalıktan…
kendime dönmeyi istiyordum bu gece, kendim olmayı..
bırakmak istemiyordum artık kendimi, hissetmek istiyordum.

kendimi hapsetmek istemiyordum ben olmayan ben’e…
bu geceyi yırtıp kaçmak istiyordum kendime.
içimdeki sönmek üzere olan aydınlığa yetişmek istiyordum..
dokunmak istiyorum hayata bu gece…

karanlığı paramparça etmeye adandı bu gece.
ışığa adandı, acıya biraz da…

hissetmeye adadığım bu gecede bir kereliğine bile olsa uyanmak,
artık herhangi biri olmak istiyordum o kalabalıkta…
acıyı hissetmek için kaybolmak gerekiyordu kalabalığın içinde..
yorulmak için koşmak gerekiyordu bomboş kalabalıkta.

devam etmek içinse, özlemek gerekiyordu,
ve parlaması için ışığın, kendinde olmak…

Ferid Taş

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. Ben çok beğendim şahsen. Özellikle ” karanlığı paramparça etmeye adandı bu gece.
    ışığa adandı, acıya biraz da… ” şu bölüm her şeyi özetlemiş. Ellerine sağlık.

  2. genc kardeşim,
    konudan uzaklaşmış edebıyat adına dağılmış gıbısın.yoksa new şiir bumu?bır anlaşılmazlık var..bu sadece senın zıhnının urunu senın anlayabılecegın bır şiir.bıze bır his vermedi ok?soğuk ve dağınık olmuş.daha yşayarak,oykunmeyerek yaz..ama zor dımı?cunku en guzel dızeler coktan yazıldı..cok yazmaktansa öz ve derın yazmaya calıs:)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

”Sorgulama Vicdandan Gelir, Vicdansız İnsanlar Sorgulamaz”

Sekiz sene boyunca sadece mektupla haberleşen beş genç... Ve onları eğiten bir Gezgin... Sekiz senenin sonunda nihayet hepsi bir araya gelir ve yolculuk başlar... Dünyada tek bir kıta vardır ve bu kıta üzerinde beş siyasi güç... Bu güçler dengesinde, en güçlü imparatorluk, gücünü, özel yetenekli insanların sanatından almaktadır....

Köprünün Üstünde

Köprünün üstünde durmuşum geçende Karanlık geceye bürünmüşüm. Bir türkü duyulur uzaklardan Altın damlalar yağardı bir de Ürperen aynasında suyun Gondollar, ışıklar, bir de müzik Geçmiş kendinden, yüzdüler alaca karanlığa doğru Ruhum, şu görünmez parmakların dokunduğu çalgı, Bir venedik türküsü söyledi gizlice, Boyam boyam mutluluk içinde ürpererek. Bir duyan varmı dersin? Nietzsche

Batının Reddi

Öğretmen ve serbest çalışan yazar Oswald Spengler’ın (1880-1936) Tarih Morfolojisi adlı eserinde ana hatlarıyla belirttiği üzere, Batının reddi ciddi bir tarih değil, zamanın ruh halinin yansımasıdır. 1920’lerde ciddi anlamda tartışılan kitap, 1914’te tamamlanmış fakat Birinci Dünya Savaşının sonuna dek yayımlanmamıştır. Burada öyleyse Mısır İmparatorluğu, Romalılar, Çinliler, Hintlilerin yüzlerce...

Burzum Müziği

“Yaşlı, soğuk gözler; yaşlı gözler; çayırda; çak yeşil... Varlığın yükünü taşıyordu. İlk ve tek için; ilk ve tek için. Işıktan kaçıyor. Belki sana verir şersiz hayatı. O sana verecek tüm sonsuzluğu. Gece oldukça güzel.(Daha fazla güne ihtiyacımız var...)” -Burzum; Gebrechlichkeit I Burzum Müziği, tüm hayatı çevreleyen zayıflığın karşısında...

Fikrin Etkisi ve Bir Sağaltım Tekniği Olarak Yazma

İnsanda, sıkça gerçekleşmeyen ve bir çaba sarf ederek her daim elde edemeyeceği gürültülü ve coşkulu bir oluş mevcuttur: fikir sahibi olmak. Fikir her zaman insanın elinin altında olan ve onun hizmetinde olan bir hizmetkâr değildir. İnsanın fikir sahibi olması zamansız ve apansız gerçekleşen bir olaydır. Bir fikir...

Klostrofobik Saat Kulesi

Bu kente denizden girilmesi gerektiğini bir modern seyyahın el kitabından öğrenmiştim. Önce siluetin karşılaması gerekirmiş kişiyi. Ziyaretçi kişinin içinin ilhamla dolup taştığı anda da iskeleye adım atması gerekirmiş. Ben ise sahil yolunda ilerleyen otobüsün 43 numaralı koltuğunda yolculuğumun 12. saatini geçirmekteydim. İçimdeki ilhamı aradım, onun yerine 3...

Gece Buluşmaları: Öz

Söz: Söyle bana görünen ne? Nasıl yaşanır? Göz: Dinle! Dil ile yaşayamazsın. Kulaklar sağır. Sözlerin ehemmiyeti yok. Ve eller boş değil. Elden kan gelir. Bu ölümdür. Söz: Düğümü çözülmüş olanlar için her şeyi görmektir asıl ölmek. aymazlara dikkat et. Başıboş mutlulukları var. ağızları açık gürültülü ve kabalar Göz: Yumdum kendimi karanlığa içimde sorular, anlar ve sözlerim boşlukta yürüyorlar Söz: Büyük saçmalıklardan örülü bir kafestesin kafesin içi...

Lucifer

Denize böylesine yakınken Neden umutsuzum Neden yoksun Neden tutmuyorsun ellerimden Lucifer walk with me Lucifer inflame this heart Lucifer embrace this soul For I am fallen just like you I gave in To lifes bitter promises Yes I gave in But not again Kırılmış bir kalple Küçük soğuk rutubetli odamda Bir başıma bekliyorum seni Okunacaklar okundu Dinlenilecekler...

Sevginin Enerjetik Alanı

"Sevgiyi, doğası gereği her yerde aynı olan ama frekans ve yoğunluğuna göre farklı hareketler gösteren bir enerji yayılımına ya da değişik dalga boylarında yayın yapan kozmik bir üretece benzetmek mümkün müdür?" Bu soruya "Hayır" cevabı vermeliyiz çünkü sevgi enerjisini anlatmak için maddesel örnekler verdiğimizde, bunu materyalize etmek...