Kendi ölüsüne ağlayan bir akrabasıydım bedenimin.

Günlerdir karnımın içinde gidip gelen kum taneciklerinin, deniz ve kıyı arasında nasıl hummalı, hazin ve keskin yolculuklar yaptığını, sonra soğuk sıcak terlerle ölüp dirilen kaygılarımın bedenimin nesnel varlığını nasıl kolladığını ve yitip giden aşkın parçalanmış gemisini umulmaz duyarsızlıkla kıyıya gömmeye çalışan zihnimi izliyorum. Yıldızlar bilinç sızıntılarımın arasından nasılda kaçamak sızılar gönderiyor.

Yeniden ve hep yeniden keşfediyorum ruhumu, hareket halinde binlerce gece birbirini izliyor, geceleri artık uyumuyorum, gövdemin her zerresinde gündüzler, gün ışıkları, kaba saba sözcükler, rutinin bağnazlığı, bağlanmışlık, gövdem ve duman belirsizliğinde çirkin dil oyunların, adına şiir giydirmek istediklerin. Unutuyorum her şeyi sonra… İçime kazdığım kuyuların toprağı diyorum bu sözcükler, bu hiçlik taneciklerim, zavallı şiirlerim…

İçi birbirine çatılmış binlerce çizgi, dizgiler, nakarat yamaları, iç sesim ve defterimin arasında biriktirdiğim yanılsamalar, anın ölümü, söz mezarlıkları, üzerine ektiğim tutkular ve daha çok toprak dilimin benliğimin ruhumun çoğalan çukurlarına. Yaşadıkça azalıyor toprağım.

Kalabalıkta iç sesimle buluştuğum böyle zamanlarda insanlığın yalıtladığı bütün zirvelere çıkar bütün korkularımı, bütün bildiklerimi ve şimdiye kadar öğrenebildiklerimi aşağıya savurur, toplayıcılarını izlerim.

Bütün kuş yuvalarını aralar sığınacak bir saçak ararım böyle zamanlar. Ruhumu bütünlüğe kavuşturacak bir saçak. Değil midir ki insan bir bütünlük arayıcısı?

Sevdi Aycıl

Merhaba adım Sevdi Aycıl. İstanbul’da yaşıyorum.Sosyoloji mezunuyum ama turizm sektöründe çalışıyorum. Hayat uçsuz bir arayış ve derinlemesine bulduğumuz uçurumların kendisidir şiir, iç kazılarımdan avuç avuç çıkardığım sözcüklerle bir dil kuruyorum kendimle bu dilin bir adı yok , doğada ve içimizden yansıyanın bundan haberi de yok.Dünyanın bir taşkınıyım sadece, içimin karanlığında yüzen ışıklara dokunmaya çalışıyorum.Hiçlik dünyasında hafifçe yere doğru süzülen kuru bir yaprağım belkide... Nereden gelip nereye gittiğimi sonsuz akan ırmağın gürültüsüne bıraktım. Ne özde bir varlık, ne geçmişte bir öz , şu anın kendisinde varım. Sevgiyle

2 YORUMLAR

  1. Yurdaer Bey (Hanım), lütfen herkese açık alanda cep numaranızı paylaşmayınız, bu amaçla numaranızı sildim, ayrıca burası kadın evlendirme programı değil, ne yazık ki yanlış yere uğradınız. Hoşçakalın

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.