Ana Sayfa // Ç(ALINTI)

Kimlik

Kimlik
Ben de var oldum bütün bu nesneler arasında su gibi, ağaç gibi, ot gibi gerçek. Kimi kanatlar öptü, kimi ayaklar alnımdan, ya sevinçten içerim pır pır; ya korkudan benzim uçuk. Titredim karşısında dünyanın gün gün, saat saat taşlar arasında ben yüce, düşler arasında ben küçük Bütün değişimlerin durdum eşiğinde uykusuz  

Gözlerin

Gözlerin
Ruhumda gizli bir emel mi arar Gözlerime bakıp dalan gözlerin? Aklıma gelmedik bilmece sorar Beni hülyalara salan gözlerin! Nigâhın gönlüme – ey perî – peyker! Leyâl-i hasretin hüznünü döker; Karanlıklar gibi yığılır çöker İçimde yer edip kalan gözlerin! Huzûrunda bâzen benliğim erir, Tavrın hulûsumdan şübhe gösterir. Bâzen de ne olmaz ümidler verir  

İksir, Yaşam Suları‏

İksir, Yaşam Suları‏
Elixir, Arapça el-iksir kelimesinin Latinceleşmiş bir şeklidir ve Grekçe’de tıp ve simya dönüşümü için kullanılan kuru bir toz olan xerion kelimesine akrabadır. İksirler yenileyici ve şifa verici olduğa inanılan içkilerdir. Bu terim ilk önceden simyagerler tarafından (aynı zamanda felsefe taşı olarak bilinen) basit metalleri altına dönüştüren, hastalıkları tedavi... 

Orta Yere Yönelme

Orta Yere Yönelme
Ey Memmius, bırak “tüm nesneler orta yere” gelir Denen görüşü, bu konuda, durur sımsıkı çarpma Olmadan dıştan, nesneler, çözülmez, bırakmam Gerekir bu “ortaya yönelir” diyen kuramı, tümden, İnanmam gerek tüm nesnelerin kendi kendini Tuttuğuna, güçlü yığının toprağın içinde olduğuna, Suların acımasında görülen yansımalar gibi Öteye beriye... 

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan ki içinde beni görebilesin… Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve... 

Herakleitos

Herakleitos
Bundandır ateşin “tüm varlık”ın kurucu ilkesi, Evrenin doğurucu tözüdür diye düşünülmesi. Herakleitos’dur öncüsü böyle düşünenlerin, Gerçekten ayrılıp yanlış yolda gidenlerin, Pek ünlüdür onun karanlık, anlaşılmaz sözleri Grek ülkesinde, ilk araştırıcısı sayıldı gerçeğin Birtakım delilerce. Şaşkınlar bayılır karmaşık  

Nietzsche; Deccal

Nietzsche; Deccal
Hristiyanlığa, acımanın dini denir. —Acıma, yaşam duygusunun erkesini artıran gerilim verici duyguların karşıtı bir duygudur: çöküntü verici bir etkisi vardır. Kişi, acıma duyduğunda, gücünden yitirir. Acıma yoluyla, zaten acı çekmenin kendisinin yaşama getirdiği güç eksilmesi, yoğunlaşır, çeşitlenir. Acı, acıma yoluyla bulaşıcı hale gelir; bazı durumlarda,... 

Faust

Faust
İşte, ah! felsefe, Hem hukuk, hem hekimlik, Hem de ilâhiyat ne yazık Okudum hepsini, hummalı hevesle! Okudum da ne oldum, zavallı ahmak! Hâlâ önceki çaylak; Sanım master, hatta doktor, Nerdeyse on yıl oluyor, Aşağı yukarı eğip büküp, Öğrencileri avutup eğitip - Görüyorum ki, bilemeyiz hiçbir şey! Bu da yakıyor yüreğimi epey  

Lucretius’un Şiiri Üzerine

Lucretius'un Şiiri Üzerine
Batı düşünürleri, bunlar arasında özellikle felsefe tarihçileri, De Rerum Natura’daki gibi en derin felsefe konularını, varlık sorunlarını Epikuros’tan aldığını, kendiliğinden bir nesne katmadığını açık seçik bir dille çekinmeden söyleyen Lucretius’un pek yeni, derin bir ozan olmadığını ileri sürmekten geri kalmamışlar. Bu yargı Lucretius‘un... 

Montaigne; Kendimizi İnceleme

Montaigne; Kendimizi İnceleme
Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de. Qua deus hanc mundi temperet arte domum Qua venit exoriens, qua deficit unde coactis Comibus in plenum menstrua luna redit; Unde salo superant venti, quid flamine captet Eurus, et it nubes unde perennis aqua. Sit ventura dies mundi quae subruat aries. (Propertius) Bu dünya evini nasıl yürütür tanrı; Ay nasıl... 

Mandala

Mandala
Tanrılar kendi gövdeleri üstünde hora tepiyorlar Yeni çiçekler açıyor Ölüm’ü unutarak Göksel gözler kuruntunun yürekvuruğu ötesinde Şen şakrak Yaratıcı’yı görüyorum Bandolar dünyalara marşlar çalmak için kalkıyor Bayraklar ve flamalar aşkınlık içinde dalgalanıyor  

Karındeşen Jack’in Polise Gönderdiği Mektup

Karındeşen Jack'in Polise Gönderdiği Mektup
Sayın Yetkili, Kulağıma sürekli polisin beni yakaladığına dair haberler çalınıyor, ama beni uzun bir süre daha yakalayamayacaklar. Çok zeki görünüp doğru iz üzerinde olduklarını söylediklerinde çok gülüyorum… Ben orospuların peşindeyim ve yakalanıncaya kadar onları desmeye devam edecegim. Son işim çok muhteşemdi. Bayana bağırması için fırsat bile vermedim.... 

Hepimiz Piçiz, Hepimiz Fahişeyiz

Hepimiz Piçiz, Hepimiz Fahişeyiz
Avrupa’da 68 kuşağının yok ettiği bütün tabular ülkemizde hâlâ mevcut. Avrupa’nın bireyselciliği, soğukluğu derken kendimizi eleştirmeyi unutmayalım. Örnek bulmak için yaratıcı olmaya gerek kalmıyor tabii, ne de olsa eleştirilecek konular açısından çok zengin bir ülkeyiz. Nelerin değişmesini isterdik? Hangi tabuları yıkmak hayalimiz? Sosyal ya da ekonomik konular... 

Düşünce ve Düşünme Süreçleri – Diyalektik

Düşünce ve Düşünme Süreçleri - Diyalektik
Diyalektik nedir? Ülkemizde dillere pelesenk olduğu kadar da anlamı bilinmeyen bir kavram, daha doğrusu yöntemin, Türkçe’deki bence en yakın karşılığı “dillendirilen”dir. (“Görüngü” diye de geçer ama diyalektik, dialectica kelimesinin lehçe anlamına gelen dialectus, karşılıklı konuşma anlamına gelen dialogus ile bağlantısı düşünüldüğünde dille ilgili olduğu... 

Yokluğun Tadı

Yokluğun Tadı
Acılı ruh, didinmeye düşkün eskiden, Umut ki mahmuzu can katardı çabana, Artık sürücün olmaz! Utançsız yatsana Kocamış at, her engele takılıp giden. Katlan yürek; ağır uykuna dal şimdiden. Yenilmiş, bitkin ruh! Koca serseri, sana, Artık ne uğraşıdan tat var, ne sevgiden; Kalsın flüt iç çekişten, boru ezgiden! Zevkler, ilişmeyin bir küskün, bezmiş cana!  

Vicdan Rahatsızsa İtiraf Kaçınılmaz Olur

Vicdan Rahatsızsa İtiraf Kaçınılmaz Olur
Yitirilmiş bir yoksulluğa -duygusallığa kapılmadan- özlem duyulabilir. Yoksulluk içinde yaşanmış yıllar bir duyarlık oluşturmaya yeter. Bu özel durumda, oğulun anneye duyduğu tuhaf sevgi, onun tüm duyarlığını oluşturur. Bu duyarlığın çok çeşitli alanlardaki belirtileri, çocukluğundaki maddi durumun, gizli kalmış anısı ile açıklanabilir. Bunları farkeden kişide... 

Freud; Totem ve Tabu

Freud; Totem ve Tabu
Tabu sözcüğü Polinezyaca bir sözcüktür, tam çevirisi güçtür; çünkü karşıladığı anlam bugün bizde kalmamıştır. Eski Romalılar zamanında böyle bir sözcük vardı: sacer sözcüğü Polinezyalıların tabusuna karşılıktı. Yunanlıların ägoV sözcüğü, İbranîlerin kodaush sözcüğü, Polinezyalıların  

Montaigne; İyi Amaç Uğruna Kötü Yollar

Montaigne; İyi Amaç Uğruna Kötü Yollar
Doğanın yapıtlarındaki evrensel düzende şaşılası bir bağlaşma ve uyuşma var: Belli ki oluruna bırakılmış ve değişik başların yönettiği bir düzen değil bu. Bedenlerimizin hastalıkları, nitelikleri, devletlerde, hükümetler de de görülüyor  

Ego ve Kendi

Ego ve Kendi
Ben, halklar ve insanlık ölünce doğarım Sen ey çilekeş Alman halkım Nedir acın, ıstırabın? Canlanamayan bir düşüncenin acısıdır seninkisi. Daha horoz ötmeden kaybolan hayaletin acısıdır. Yine de kurtuluşun ve mutluluğun hasretini çeker bu hayalet. Kal selametle milyonların rüyası, Çocuklarının binyıllık despotu, kal selametle!  

Etme

Etme
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme  
Felsefe Hayat © 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.