Ana Sayfa // DENEME

Fikri Yalnızlık

Fikri Yalnızlık
Fikri işkence. Fikri yalnızlık. Ya da yalnızlığın metafiziği diyorum ben ona. İnsanı acımazsızca ezen, tek başınalığa iten ve melankolinin dar boğazlarına sürükleyen bir kötü huylu cin. Derin bir iç çekişin kaynağı ya da ümitsizliğin en saf hali.  

Aciz miyiz?

Aciz miyiz?
Her şey içine yorum yapmak bizim zaafımız olarak şekillendi. Tek yaptığımız bildiğimiz hiçbir şey yokken yarım yamalak kırıntılarla tatmin etmekti bu yaratığı. Yaşamak bunu gerektiriyordu yenmenin ve muzafferliğin bilgisi ve istenci.  

Felsefe ve İnsan

Felsefe ve İnsan
Anlama ya da sonlandırma felsefe açısından yararlı (ya da ahlaki) bir davranış değildir. Felsefe zoru sevme ve ona tapma eğilimindedir. Önemli olan şeyse bilgisine ulaşamadığın şeyleri şüpheyle besleyip, sorgulamaktır. Bu basit bir davranış modeli değildir.  

Ender Bir Hastalık

Ender Bir Hastalık
Hastalıklı uzuvların kesilmesi ve atılması gereklidir. Çünkü hastalık iyice yayıldığında çok geç olabilir. İlk önce ruha bulaşan bu illet yavaş yavaş tüm iradeyi ve bedeni hatta var oluşu ele geçirir. Bunu yaparken en büyük silahı da sizi kendi saflarına katıp, kendisine zorla benzetmektir. Bu kaçınılmaz sondur ve çaresizdir  

Dil ve Polemik Sanatı

Dil ve Polemik Sanatı
İnsan kendi kişisel zaferini polemik başarısı ile sağlar. Bu kendi zihninde ve etrafında olan ya da meydana gelen kargaşadan-kavgadan çıkardığı tasarımlardır. Başarı derece olarak bu ani çıkışlarla ilgilidir, başarı bu çıkışların ne kadar güçlü ve yenilmezliğiyle alakalıdır. Polemik denilen şey fikirsel olarak tabanı zenginleştirir, doğurganlığı artırır,... 

Marquis de Sade

Marquis de Sade
Fransa’da 1740 yılında aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen De Sade Fransız Aydınlanmasının ve erotik edebiyatın sıra dışı temsilcilerindendir. Amcasının yanında Cizvit eğitimi alan De Sade seçkin bir ailenin ismine ve imtiyazlarına sahipti.  

Damarlı Mermer

Damarlı Mermer
İnsanın ne olması gerektiği konusunu düşünmek? Deli edici olsa gerek ki daha çok olmaması gerekenleri yaşadığımız bu evrende insan denilen şey sadece içi kof bir takım kavramlarla doldurulmuş durumda.İnsan nedir? İnsan neyle beslenmelidir? İnsan tam olarak neye muhtaçtır ya da açtır  

Bir İşkence Aleti: Aşk

Bir İşkence Aleti: Aşk
Aşk, evrende karşılaşan iki ruhun karanlığa saplanmasıdır. Öyle ki her ikisi de bu karanlıktan çıkmak istemez. Ki bu karanlık, sadece sizi içine almakla kalmaz; bünyesindeki acı, yalnızlık, ayrılık, karamsarlık, ölüm, tanrı ve daha birçok şeyi de size bir nimetmiş gibi sunar.  

Bir Başka Dünyadır Romantizm

Bir Başka Dünyadır Romantizm
Tanrılaşan bir hayal gücü ve bunu mümkün kılan bir insan bilinci… Sanırım tek cümleyle Romantizm bu. İlk olarak Almanya da kendini gösteren akım eskiye ait bir özlemi dile getiriyor  

Ben Kötüyüm!

Ben Kötüyüm!
“Her kim iyi ve kötü’de yaratıcı olmak ister, en önce bir yok edici olmalı, değerleri parçalamalıdır. En yüksek kötülük böylece en yüksek iyiliğe girer: Bunun da adına yaratıcılık denir.”-Nietzsche; Ecco Homo-  

Aşkın Metafiziği Üzerine

Aşkın Metafiziği Üzerine
…Öyleyse o genellikle kötü bir cin rolü oynar, her şeyi yolundan saptırmaya, bulandırmaya, devindirmeye, çalışan bir cindir bu. Elimizde olmadan bunca gürültü neden? Bu itiş kakış, bu üzüntü, bu öfke, kaygı, sıkıntı niye?  

Deha Üzerine

Deha Üzerine
Dünya üzerinde her insan farklı bir karakter barındırır vücudunda, bu adli tıptaki parmak izi gibidir adeta. Bu karakterler aynı hayatı farklı yönleriyle yaşar, fakat pek azı bu hayatı çekip sürükleyebilir, onu yeniden tasarlayabilir.  

Müzik ve Ruh

Müzik ve Ruh
“Müzik, her yerde anlaşılabilen, gerçek anlamda ortak olan dildir: Bu nedenle üzerine tüm ülkelerde ve tüm yüzyıllar boyunca ciddi bir şekilde konuşuldu ve anlamlı, çok şey ifade eden bir melodi, kısa sürede tüm dünyaya yayılmaktadır.  

Müzik ve Ruh -II-

Müzik ve Ruh -II-
“Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına alırdık. Bütün sanatlar içinde, yapısı gereği, insan duyularını en çok avucu içine alan, fiziksel olarak insanı büyüleme gücü en yüksek olan sanattır müzik.  

Nietzsche Felsefesi

Nietzsche Felsefesi
“Benim burada anlatacaklarım, önümüzdeki iki yüzyılın tarihidir. Ben neyin geleceğini, neyin olacağını anlatacağım, başka türlü bir şeyin artık olup bitemeyeceğini: Nihilizmin Yükselişini. Bu tarih şimdi anlatılabilir, çünkü zorunluluğun kendisi burada harekete geçmiş durumdadır.  

Nietzsche’nin Güç İstenci’nde İnsan

Nietzsche'nin Güç İstenci'nde İnsan
“…Belki de ben, yalnızca insanın niçin güldüğünü en iyi bilenim. İnsan, sadece o denli derin acı çeker ki, o gülmeyi icat etmeye mecbur kaldı. En umutsuz ve en melankolik hayvan, haklı olarak en şen şatır olanıdır.” (Güç İstenci; syf.64)  

Post-Modern Anlayış Üstüne

Post-Modern Anlayış Üstüne
“Eskinin çürümesi ile yeninin oluşumu ve yerleşmesi arasındaki zaman aralığı, bir geçiş dönemini oluşturur; bu dönem her zaman kaçınılmaz olarak belirsizliklerle, kafa karışıklıklarıyla, yanılgılarla, çılgın ve ateşli fanatizmlerle yüklü olacaktır.”  

Sanatsal Şiir Tasviri

Sanatsal Şiir Tasviri
Sanat, insanın kendisini mükemmel şekilde ispatladığı ve bunu haklılaştırdığı, kısacası kendisini tanrı olarak gördüğü andan itibaren başlar. Her şeyi görünür kılmanın en iyi yoludur. Bütün insanlığa ait olan hayata dair hesaplaşmaların, kavgaların, derinliğin dile getirildiği bir atmosfer, bir komplekstir. Bütün bu oluşlar birçok alt sanat yaratımlarında... 

Schopenhauer Felsefesi

Schopenhauer Felsefesi
“Ben kalabalıklar için yazmadım… Çalışmalarımı, zamanın seyrinde nadir rastlanan istisnalar olarak ortaya çıkacak düşünen bireylere miras bırakıyorum. Onlar da benim gibi ya da gemisi batıp ıssız bir adaya çıkan ve kendisinden önce aynı sıkıntıları yaşayan birinin izlerinin, ağaçlardaki bütün papağanlardan ve maymunlardan daha fazla teselli sunduğu bir denizci... 

Tarih Felsefesi

Tarih Felsefesi
Tarihin ne olması ya da olmaması gerektiği üzerine o kadar değerlendirme mevcuttur ki ister felsefi ister ideolojik olsun, olgu, tam anlamıyla bir türlü kendini ifade etme şansını bulamamış ve bu sayede tarafsız bir ihtiva barındıramamıştır diyebiliriz.  
Felsefe Hayat © 2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.