Ana Sayfa // FİLM

Zenne: Dancer

Zenne: Dancer
“Eğer bu bir peri masalıysa, ‘Bir zamanlar pek de olası olmayan üçlü bir arkadaş grubu varmış.’ diye başlamalıydı.” Zenne, G.Doğu’da şehit olmuş bir binbaşının oğlu; akli dengesini askerde kaybetmiş bir abinin kardeşi olan zenne Can’ın, Urfalı muhafazakar bir ailenin oğlu Ahmet’in ve Alman fotografçı Daniel’in İstanbul’da kesişen hikayelerini anlatıyor  

Karadedeler Olayı

Karadedeler Olayı
1989 yılında Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Davutlu köyünde geçen cin basma olaylarını konu edinen karadedeler olayını izleme fırsatım oldu, film gerçekten de leş, açıkçası dumura uğradım diyebilirim, yönetmen guya amatör kayıtlardan yola çıkarak izleyiciyi etkilemek istemiş fakat karakterlerin talihsiz oyunculuklarından dolayı hayal kırıklığı yaratmıştır  

The 39 Steps

The 39 Steps
Bay Hafıza’nın (Wylie Watson) gösterisini izleyen Richard Hannay (Robert Donat), salondaki kargaşadan kaçarken, çıkış kapısına Annabella (Lucie Mannheim) adlı genç kız ile ulaşır. Dairesinde kalmayı isteyen bu genç kız, sabah bıçaklanarak öldürülünce, Hannay, kendini casusluk faaliyetlerinin içinde bulur. Kız ölmeden önce garip bir şey söylemiştir  

Vidocq

Vidocq
Paris 1830… 19.yy Fransa’sının dar ve vebalı sokaklarında bir adam geziniyor… Haşmetli Vidocq, simyacı katilin peşindedir. Barut madenlerinde köşeye sıkıştırdığı katili yakalamak üzeredir. Simyacı, imparatorluk için önemli 2 kişiyi öldürmüştür, öldürürken gizemli yolları seçen katil sonunda yakayı ele vermiştir  

Häxan

Häxan
Häxan, Benjamin Christensen‘ın ellerinden çıkan 1922 yapımı bir şaheser… Danimarka – İsveç ortak yapımı olan film, cadılık uygulamaları ile engizisyon mahkemeleri arasındaki mücadeleyi belgesel film tarzında işlemiş. Film 7 part halinde hareketli resimlerle ilerliyor. Seyirciye tarafsız şekilde yaklaşarak bilgi vermeyi amaçlayan yönetmen  

Pi

Pi
“Matematik doğanın dilidir” Maximillian Cohen sayılara takıntılı bir Wall Street müdavimidir. İşi gereği sürekli sayılarla içe içedir. Etrafındaki her şeyi sayılara ve şekillere bağlayan Maximillian Cohen gün geçtikçe akli dengesini yitirir. Bu yetmezmiş gibi bulduğu sayı dizileri ve kodlar yüzünden  Yahudiler (Kabalistler) tarafından sürekli izlenmektedir.... 

Noviembre

Noviembre
“Parayı kabul etmek, sanatı satmak demektir” -Alfredo Filmin, Noviembre‘nin özü bu sanırım. Alfredo (Óscar Jaenada) karakteriyle özdeşleşen film gerçek bir öyküye dayanıyor. Sokaklarda bedava gösteri yaparak hayatlarını sürdüren bir grup genç oyuncunun mücadelesini anlatan Noviembre, sanatın amacının ne olması gerektiği üzerine düşündüren bir film.... 

12 Angry Men

12 Angry Men
12 Angry Men… Şehrin fakir mahallesinde yaşayan bir genç, onu idama (elektrikli sandalye) mahkûm etmek isteyen on bir kişi ve içgüdüsel hareketlerle, mantıksal kurgulamalarla bu on bir kişiyi mahkûmiyet kararından vazgeçirmeye çalışan bir adam… 12 Kızgın Adam, babasını öldürmekle suçlanan bir gencin, mahkeme jürisi tarafından oybirliği ile alınacak bir karara göre... 

Mulholland Dr.

Mulholland Dr.
Bir Lynch klasiği daha… Mulholland Dr… Naomi Watts, Laura Elena Harring gibi oyuncuların başrolü paylaştığı filmde yine Lynch’ in parmak izleri her yerde… Uzun metrajlı çekilen filmde sıradışı karakterler, hayaller ve şizofreni ön planda tutulmuş ve olaylar örgüsü harika tasarlanmış… Sondan başa doğru akan film, deliliğin, kabusların ustaca... 

Helter Skelter

Helter Skelter
Helter Skelter 2004 yılına ait bir Amerikan TV projesi. Film, suç ve dram özelliğiyle Charles Manson ve ailesinin cinayetlerini ve dönemin 68 olaylarının Amerikan toplumundaki yansımalarını konu ediniyor. Helter Skelter’ in orjinali 1976 yılında çevrilmiş fakat bu versiyonu da kayda değer bence. Amerikan suç tarihinde özel bir yer tutan Manson ve kızlarının cinayetleri... 

Vargtimmen

Vargtimmen
Kurdun Saati çoğu insanın öldüğü saattir. Bir Bergman filmi daha… Böyle giderse bu yönetmenin bütün filmlerini izlemiş olacağım. Usta yönetmen bu kez Frisian adasında kaybolan Johan Borg’ un kayboluş öyküsünü kameraya yansıtmış. Bergman’ ın şaheserlerinden biri daha… Aşkı peşinden koşan, hastalıklı, yetenekli bir ressamın öyküsü. Çok çok... 

Viskningar och rop

Viskningar och rop
Viskningar och rop, 3 kız kardeşin bir kır evinde buluşmalarını konu ediniyor. İngilizceye Cries & Whispers olarak çevrilmiş olan film Bergman imzasını taşıyor. Hemen hemen bütün filmlerini izlediğim yönetmen bu filmde de kadın erkek ilişkilerini, aşkı, hayatı ve ona dair olan iç hesaplaşmaları efemine tarzda ele almış diyebilirim. Bergman sinemasının bu yönü hoşuma... 

Kosmos

Kosmos
Kosmos bir Reha Erdem filmi. Üzerine ne yazacağımı açıkçası bilmiyorum. Ama bu filmi izledikten sonra aklıma gelen ilk şey, Türk sinema sektöründeki yeni kuşak yönetmenlerin, Yeşilçam klişelerini tamamıyla terk etmiş olmalarıydı. Kosmos bu anlamda  

The Passion of the Christ

The Passion of the Christ
The Passion of the Christ Türkçe’siyle Tutku: İsa’nın Çilesi… Dini filmlerden hoşlanmayan biri olarak şu yaşıma kadar izlediğim en sarsıcı ve nefret dolu yapımlardan biri. Mel Gibson gerçekten harika yönetmiş ve kendisinin Katolik olmasından yola çıkarak, bu filmde Yahudi karşıtlığını göklere çıkardığını söyleyebilirim  

Kaybedenler Kulübü

Kaybedenler Kulübü
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir! -Kaan Kaybedenler Kulübü şu ana kadar izlediğim Türk filmleri arasında umut vaat eden yapımlardan biri. Doğruyu söylemek gerekirse ilk başta epeyce önyargılı bakmıştım bu filme, çünkü 90′ larda büyük bir ivme kazanan Türk Sineması 2000′ lere gelindiğinde berbat durumdaydı  

In the Mouth of Madness

In the Mouth of Madness
“Korkunun anatomisinin nasıl ortaya çıkarılacağı hiç bilinmedi.” (Sutter Cane) Kötülük bu kez bir kiliseden yayılıyor… Toplu histeriye inanır mısınız? Bir korku romanının herkesi etkisi altına alıp deliliğe sürükleyebileceğine ne kadar ihtimal verirsiniz?  

Identity

Identity
merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adam gördüm bugün de orada değildi keşke…keşke gitseydi dedim. (Bu şiire bayıldım gerçekten… Hastalıklı olduğu kadar çok da saf bir duyguyla yazılmış bence…) Böylesine derin bir şiirle başlayan IDENTITY 2003 yapımı güzel bir psikolojik gerilim. Başrollerini John Cusack, Ray Liotta ve Amanda Peet paylaşmış.  

The Order

The Order
Alex Bernier (Heath Ledger) soyu tükenmiş bir tarikatın temsilcilerindendir. (Carolingian dynasty) Üyesi olduğu “Carolingian” tarikatının son piskoposu, lideri gizemli şekilde Vatikan’ da ölü bulunur.  

The Cell

The Cell
Anılar, kabuslar ve hastalıklı bir zihin… Sizce bu sayılanlar bir cinayete sebep olabilir mi? The Cell bunu bize görsellliğiyle ve duygusal karanlığıyla ispatlamaya çalışıyor. Düşler, kabuslar ve bilinçaltının eşlik ettiği br psikojik gerilim örneği..  

Clownhouse

Clownhouse
You can’t leave… They want to play… Sanatoryumdan kaçan dört delinin bir kasabaya yaşattığı dehşet dakikaları… Evde parti yapan 3 kardeş… Bakalım hangisi hayatta kalmayı başaracak? Clownhouse kült bir korku örneği ve çok fazla bilinen bir film olmamasına rağmen felsefehayat’ta yer vermeyi düşündük.  
Felsefe Hayat © 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.