Ana Sayfa // ÖYKÜ

Kayıp Bilgeliğin Habercisi

Kayıp Bilgeliğin Habercisi
Onun ardından bir şey daha geldi. Solgun ve renksiz elbiseli… Yanında eşsiz karanlığını da getirdi bana. Gri cübbesiyle ayakucumda havada asılı duruyordu sanki. Her şeyin durduğunu, şeffaflaştığını hissettim. Zaman ve mekandan azade edilen ruhumu öptüğünü görebiliyordum. Sanki tanıyor gibiydim  

Joker ve Doğa

Joker ve Doğa
Anarşizmin sadık köpeği kumarbaz Joker’ in ağzından kaosun çok yakın olduğunu duydum. İnancın kör eşiğinde kendime geldiğimde “zaten her yer yanıyormuş” diye kendimi avuttum. Sonra, tutulamayan sözler geldi aklıma; tanrının unuttuğu kargaşa şiirleri… Şehir yok oluyordu, zehir gibiydi kanlı insan nefesi. Değerlerin sarsılmaz şafağında savaş başlamıştı.... 

Ölmek ya da Yürümek

Ölmek ya da Yürümek
Parlak bir ölümün eşiğindeyim. Her yanımı sarmış ölüler… Yürüyorum mezarıma zoraki adımlarla. Aklımda sadece sen ve küllerle kaplı mezartaşım… Gece yaratıklarının melodileri eşliğinde ağlamaktan vazgeçiyorum bir an. Anlıyorum ki zamanım gelmiş, anlıyorum ki bu hayat fazla artık bana. Yürüyorum… Yağmurdan çamurlaşmış toprak üstünde…... 

Ölümün Kadınla İmtihanı

Ölümün Kadınla İmtihanı
Uyuyamıyordu. Gözleri sanki hiç kapanmayacakmış gibi geliyordu. Yastığı taşlaşmış bir çuval gibiydi. Her çıtırtı daha da tedirgin ediyor, uyumaması için elinden geleni yapıyordu. Bu yaşadığı şey normal değildi. Yatakta debelenirken korkmuş küçük bir çocuğa benziyordu. Yastığına sarılmaktan vazgeçti. Kanlı gözlerle aynanın karşısına geçti.  

Vahşi Kız Rose

Vahşi Kız Rose
Süründü. Kuru bir ağacın ardına gizlendi. Beklemek için en güzel yer burasıydı. Hava çok nemliydi, güneş ise bulutların arasında kararsızdı. Gökyüzüne baktı, gözleri kamaştı. Her defasında bunu yapmak hoşuna gidiyordu. Bulutlar aldatıcıydı. Batmak üzere olan güneş, yerini kızıl bir orman örtüsüne bırakıyordu.  

Yalnızlık ve Kefaret

Yalnızlık ve Kefaret
Suskundu. Müzik kulağına usulca ölmesi gerektiğini fısıldıyordu. Aldırmadı. Düşünmeye devam etti. Her zamanki gibi bir sigara yaktı. Dumanı içine çekti, sanki bir an olsun acısı dinmişti. Bu bir aldatmacaydı. Her acı çektiğinde aynı şey oluyordu. Bir fırt daha çekti.  

Parafili ve Aristokrasi

Parafili ve Aristokrasi
Burjuva hikayelerindeki özenti kadınların her çığlığı kulaklarımda uğulduyor. Kadınlar pahalıya mal oldu bana hep! Çünkü aristokrat sezilerimi kaybettiğim günden beri sanki erkekliğim yoktu. Bu yüzden bacak aralarında aradığım zevk kırıntıları artık beni ilgilendirmiyordu. Her yer karanlık ve her yer ıslaktı, bütün bedenler yorgundu.  

Hesapsızca Gelen Vicdan Muhasebesi

Hesapsızca Gelen Vicdan Muhasebesi
Nefretle ayağa kalkan adam düşünmeye başladı. İyi de oldu. Ne zamandır bunu yapmıyordu. İlk olarak ayağa kalktı. Boşalttı zihnini. Eskileri bir araya getirdi. Bir türlü olmuyordu. Beceriksiz ahmak çok yeteneksizdi. Anıları kurcaladı. Her şarkının her acının sözlerini bir kenara yazdı. Kendinden utandı. Makyajı akan bir palyaçoyu andırıyordu. Kimsesiz olduğunu kendinden... 

Suya Yürüyen Kavim

Suya Yürüyen Kavim
Sokaklarda hayatı öğretip, tanrıyı öğütleyen peygamber gördüğü her insana ahlakı anlattı. Tıpkı Zerdüşt gibi yalnızdı. Beklemeden sordu: - Hayatı göreniniz oldu mu ? Kalabalık: Biz insanız bize hayat uğramaz. Cevap, insandan daha kolaydı ve güruhun ruhunu kaynatmaya yetti. Derken peygamber sorusunu değiştirerek devam etti: - Kendinize inanmayı ne zaman bıraktınız? Kalabalık:... 

Arınma Odası

Arınma Odası
Şiirsel üst erkekliğimi ayaklandıran bu dişi her gece beni içine alıyordu. Hem tecavüz hem de aşk bir aradaydı. Keskinlik yoktu, sadece iki tenin arasında kalan bir dünya vardı. Sonrası malum, en güzel sıvıyla gelen o mutluluk ve barış çubuğumun kendine has tiryakiliği…  

Öcü Adam

Öcü Adam
Düş bahçemi darmadağın eden bu canavarı rüyalarımda tanıdım. Kendisi gaipten gelmiş gibiydi. Geniş omuzlu, sert bakışlı ve ne istediğini bilen biriydi. Ya da şeydi. Her ayak sesinde irkilen, her nefesi hesap eden bir paranoyası vardı.  

Fantastik Bir Ölüm Üstüne: Zeus

Fantastik Bir Ölüm Üstüne: Zeus
Yapmış olmak güzeldi ki en iyi yaptığım şeydi bu hayatta. İki el yordamıyla şekillendirip, içine biraz kötülük ve biraz da acı katmak, işte tüm yaptığım buydu. Ona suretini bağışlamıştım. Bu sayede ruhunun en derin köşelerinde gezinme fırsatını bulmuştum ama suç teşkil eden bir şeye rastlamadım.  

Mastürbasyonun Aritmetiği ya da Ben

Mastürbasyonun Aritmetiği ya da Ben
Gecenin en aylak saatinde yalnızlık türküleri söyleyen bu adam, acının en sağlamına toslamıştı. Öyleki kurtların üşüştüğü bir cesedi kıskanarak gecenin canına okuayacak kadar… Evet, yalnızdı, kahpe hayatın midesinden çaldığı karamsarlığıa delice aşıktı. Korkuyordu ve cebinde bir köpeğin haysiyetini taşıyordu… Tek derdi mutlu olmak ve hayatı öpüp... 

Bıçağın Ucundaki Tanrı

Bıçağın Ucundaki Tanrı
Düşündü. Aklındakini uygulamaya koymanın tam zamanıydı. İçeri girmesi zor olmadı. Zaten evi avucunun içi gibi biliyordu. İlk iş olarak mutfağa yöneldi, mermer tezgahtaki kara ahşap saplı bıçağa uzandı. Sıkıca kavradı, çelikteki yansımasına bakarak mastürbasyon yaptı. Bunu girdiği her evde yapıyordu. Boşalması yaklaşık on saniye aldı. Yatak odasına doğru yürümeye... 

Ölüm Bir Başlangıçtır

Ölüm Bir Başlangıçtır
Ne zamandır sokağa çıkmıyordu. Adeta inzivaya çekilmiş gibiydi. Sadece odasına kapanıp sürekli yazıyordu. Bıkmıştı. Nefes alamamaya başladı. Hayati bir karar alarak kendisini sokağa atmak istedi. Zamanının geldiğini düşündü. Kararını verdi. Ahşaptan yapılmış ve köhnemiş giysi dolabına yöneldi.  

Cadı Turu

Cadı Turu
Benim anlattıklarım, Ölümün yeniden kutsanışıdır. Ben hep masanın üstünde kaybettim seni Geleneksel ölümlerle Çıplaklık… Sadece bizim istediğimizi alana kadar devam etmeli Yanımızda bir şey getirdik Birçok yara Zehirli sarmaşıklar Siyah şeyler bizimleyken Bana dokunmayın Kol kola gezen yaşlı çocuklar 7 taneydiler ilk başta Ellerlimi kanlarına bandırırken Toprakla... 

Sesler Duyarsınız

Sesler Duyarsınız
Sesler duyarsınız… Düzenbaz gecenin oynak fahişeliğinde. Bir merminin ne kadar öldürebileceğini gösteren sesler… Kan alfabesiyle teninize ölümü kazırlar. Sesler… Kesik bir başın son hareketi kadar tepkilidirler geçmişinize. Rüyalarınıza saldığı zehirle sadece doğuma gebe değildirler.  

Karanlık Benim İçin Geliyor

Karanlık Benim İçin Geliyor
Karanlık benim için geliyor. Her acımın içine, saflığıma ve içgüdülerime sızıyor. Kanatlarına alıp benliğimi uçuruyor. O kadar içten ki, sanki benim için yaratılmış… Sanki sadece benim için atıyor kalbi!  

Dolunay ve Kırmızı

Dolunay ve Kırmızı
Karısını öldürdüğünde henüz 20’li yaşlarında genç bir adamdı. O zamanlar hayatın ya da ölümün ne olduğunu tam olarak bilmiyordu. Ama azimliydi, öğrenmesi fazla uzun sürmedi. John artık her şeyi biliyordu. Ölümün ancak öldürerek anlaşılabileceğini keşfetti.  

Amaçsız Şehvetim

Amaçsız Şehvetim
İnsan bu dünyada tanrısını arar durur. Aradığı tanrı onun karakteriyle şekillenir. Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Sanki evrende başka hiç kimse yokmuş gibi kucağına aldı beni. Okşadı, tüm derinliğiyle büyüttü. Adımı koydu.  
Felsefe Hayat © 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.