Ana Sayfa // ÖYKÜ

Adam, Kadın ve Sanrı

Adam, Kadın ve Sanrı
Bir kere tutulmaya gör… Her lanet gün üzerine gelir. Her kadın onu hatırlatır ama yok… Yok. Yok hayır! Böyle olmaz… Olmamalı. Silkinip atmalıyım üzerimden acının kanlı ellerini… Yırtmalıyım sonuna kadar hayatın bekâretini! Soluklandı… Duvara dayandı… Bunları söylerken oldukça sinirliydi. Gece hiç uyumamış sabahta kendine gelememişti. Neden diye... 

Boş Kibrit Kutusu

Boş Kibrit Kutusu
Tam 2 yıl bir hayalin peşinden koşmuştu. Şimdilerde ise artık neyin hayal neyin gerçek olduğu konusunda şüpheliydi. Geriye sadece onun için yazdıkları kalmıştı. Tek dostu da onlardı. Aşkı için yarattığı cümleler… Elinde sadece bu aşk kırıntısı kalmıştı…  

Beni Neden Aldattın?

Beni Neden Aldattın?
Gölgesini kaybetmiş bir savaşçı gibiydi sanki.Yorgun,ümitsiz ve bir o kadar da yılgın… Kaybetmişti. Artık geri dönüş yoktu. Aşksız bir şair gibi çaresizdi. Soluksuz kaldığında bu acı daha da baskın hale geliyordu ama denemeliydi.  

Kabus ve Ayık Kalmak

Kabus ve Ayık Kalmak
Ayışığındaki kan kadar aldatıcı bir rüyaydı. Sadece karanlık değil aynı zamandaacı vericiydi. Adam aynaya baktı ve yansımasına şunu heceledi: Ben sensem hala nasıl hayatta kalabiliyorum? Adam kekelemeye başladı ve aynadaki yansıma haykırdı:  

Küçük Kız

Küçük Kız
Bir küçük kız vardı diye başlar bazı masallar. Benim ki de ona benzer bir öykü, ama biraz daha farklı ve acı yüklü bir hikâye. Küçük bir kızın yalnızlığını ve acıya yüklediği o kutsallığı anlatan bir öykü… Duvar diplerinde, paslı rayların arkadaşlığını seçen bir kız.  

Eski Metinlerden Acılar

Eski Metinlerden Acılar
Karanlığa aldanan bir şey barındırıyordu iradesinde. Belki de sürekli korkuyla dolaşan, asla mutluluğu tatmamış biriydi. Karamsarlığını çok iyi saklamış olan bu adam, orman yalnızlığına bürünmüş vücuduyla günaha ve şehvete açıktı. Tanrının imparatorluğunda kaybolan bir kızıl şeytan gibi yalnızdı.  

Kötü Hissedersin!

Kötü Hissedersin!
Bazen kötü hissedersin! Çünkü o an bunu gerektirir. Sanki yokmuşsun gibi tanrının emrinden çıkmak istersin. Peygamber kadar özgürsündür suç işlemede, dermanın yoktur yiyip-içmeye ve hazırsındır vicdan denilen şeyin içine etmeye. Çünkü toz tutmuştur anıların, çünkü aklını yiyen tek şey vardır: Neden Ben ?  

Aşk, Günlük ve Adam

Aşk, Günlük ve Adam
Ağzı kan kokuyordu. Ve senelerdir sevgilisini bu yüzden öpmemişti. Bazen bu eksiklik canını sıkmıyor değildi.Bazense özgürlüğü veriyordu. Sanki içten gelen bir şeydi öpmemek,öpememek… Özgür olmak ve öpememek… Tüm istediği buydu sanki. Islak bir öpücük tam bir fiyaskoydu bu adam için. Tam bir hezeyan… O kupkuru dudaklarıtla yaşamayı seçmiş bir münzeviydi.... 

Düşün’tü

Düşün’tü
İnsan seçer. Dünyasaldır ve sonunda ölür. Seçerken düşünmez, çünkü ölmüştür. Ölülük ona tam gelir. Başka şey istemez. Çünkü ruhu teslim edilmiştir. Kim tarafından bilinmez. Derken mezarı aklına gelir, tabutu görür, korkar.  

Aldanışın Kalesi

Aldanışın Kalesi
Uykusuzluktan irkilerek: -Sevgisiz büyüyen bir kızın nefreti kadar doğalım, dedi. -Bu yüzden acı çekmek çok güzel!  

Ölüm, Acı ve Adam

Ölüm, Acı ve Adam
Hastalıklar sirkine hoşgeldiniz! Sustu… Bir yudum daha aldı kan dolu kaseden ve şunları söyledi: Aşkın içine dalan bir adam ne ister ki? Acı, acı, acı… Türevli ve bir o kadar akışkan acıyı… Adam ve kadın bunu hep istedi, isteyecek  

Erkeklik Organının Serzenişi

Erkeklik Organının Serzenişi
Homurdanan ıslak yalanlarım oldu. Acının tarlalarında yürürken büyüttüğüm sevgilim gibi… Hep 3 kişinin hasadını kaldırdığı tarlalar; katil gelincik sürülerinin cirit attığı karanlık koridorlar…  

Melankoli, Aşk ve Maymun

Melankoli, Aşk ve Maymun
Saklandığı kaygan gerçeklerden kaçarak şunları itiraf etti: -İnzivaya çekilmiş bir ruhun son duasıyım! Tırnakları sökülen tanrının eşliğinde ölümünü arayan bir ucubeyim…  
Felsefe Hayat © 2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz içeriği kopyalamak yasaktır. Köşe yazarları kendi fikirlerinden sorumludur.