Ana Sayfa // KRİTİK
Modern Çağın Hastalığı: Popülarite
Modern çağın yaratıcıları “Popülerlik ve popülarite” denilen kavramlar üzerine düşündüğümde aklıma gelen iki şey var: Tüketim ve sıradanlık! Özellikle 3. dünya ülkelerinin ve hatta Türk toplumunun başındaki en büyük iki bela olan bu kavramlar ve onların anlam dünyası beyinleri ve sezgileri tamamen sömürüp ve kemirmeye devam ediyor. Popüler diziler,...
Kaos Projesi: Fight Club
Dışarıda yağmur yağıyor ama umurumda değil… (Ne güzel bir cümle değil mi!)
“Ebedi hayata ilk adım olarak ölmen gerekiyor…”
Hayatı acıtmak, hayatın bekaretini almakla aynı şey. Oldukça zor ama çok zevkli bir eylem. Tıpkı adam olmak gibi, ya da kavga etmek…
“İnsan midesi bulanmadan 2 lt kanı yutabilir”
Evet, insan her şeyi yapabilir. Maddi zevkleri...
Bir Lucifer Güzellemesi
Şeytanın Gizli Tarihi bir Lucifer güzellemesi aslında. İlk başladığımda çeviri olması, devrik cümleler ve baskı hataları biraz canımı sıksa da kitap ilerledikçe şeytan, engizisyon, Da Vinci şifreleri ve simya üzerine epeyce ayrıntı okuma şansı buldum. Bu da ön yarıgılarımı kırdı diyebilirim. Yazarın uzmanlık alanı aslında daha çok Tapınak Şövalyeleri ve Da Vinci...
Moonspell / Night Eternal
Portekiz’in bağrından kopan Moonspell’ in 2008 yılına ait albümü: Night Eternal sağlam duruşuyla, sert sözleriyle görkemli bir albüm. Wolfheart, Irreligious gibi çıkış albümlerini dinlediğim grup bu kez gözüme girmeyi başardı diyebilirim. İşin açıkçası ilk 2 albümünden sonra ” bunlar işe yaramaz yahu, Portekiz’ den adam mı çıkar ” deyip...
The Walking Dead
Ölüp ölüp dirileceksiniz! The Shawshank Redemption ve The Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont’un imzasını taşıyan The Walking Dead ile tüyler ürpertici bir deneyime hazır olun. cnbce-e
Ölülere bayılırım, çok yavaştırlar, sakince etrafınızı sararlar, hiç aceleleri yoktur ve hep açtırlar, çok aç… İşte bu yüzden bu diziyi hiç tereddüt...
Grup Ünlü ve Müziği Hakkında
Grup Ünlü ve Müziği hakkında birkaç kelam etmek istedim. Ne zamandır müzikle ve gruplarla ilgili bir şeyler karalamamıştım ki müzik benim hayatımda çok büyük bir yer kaplıyor. Neyse lafı uzatmadan konumuza döneyim.
Lise yılları… 16-17 yaşlarındayım. Fikirlerin ve tavırların sürekli değiştiği yaşlar… Tehlikeli dönemlerim yani…
Nietzsche Üzerine Notlar
Kesinlikle yalnız ve bir o kadar da ümitsizdi. Bu durumu melankoli nöbetleri de tetikliyor olabilir ne dersiniz?
Sığlığa ve doğal olmayana büyük bir nefret besliyordu.
Kadınlarla arasında garip bir ilişki vardı, belki de dişilerden uzak durmaya çalışan biriydi (Salome olayı) bence yasak ilişkilere meyilliydi.
Melankolinin Tanrıları : Katatonia
Katatonia… Melankolinin sadık tanrıları diyorum ben onlara. Hem sadık hem de fazlasıyla inatçılar aslında…. 1991 yılında İsveç’ te Jonas Renkse ve Anders Nyström tarafından kurulmuş olan grubu ne yazık ki çok geç tanıdım ki o zamanlar daha çok Alastis, Tiamat, Anathema ve Opeth dinliyordum.(Grubun bir ara vokalliğini Opet’ tan Mikael Akerfeldt üstlenmiştir)...
Etiketler: Anders Nyström, doom, doom metal, Jonas Renkse, Katatonia, katatonik, Melankolinin Tanrıları, metal müzik, müzik
Black Metalin Ölümü: Abrahadabra
Şiir Neden Zordur!
Şiir yazmak zordur. Çünkü anlamın en kestirme yolunu bularak, hayata dair ne varsa onu en yalın haliyle dile getirmeniz gerekir. Bu yüzden şiir en zor sanat dalıdır. Her kelimeyi tartarak, her bir sözcüğün okuyucuda farklı duygu yaratacağını hesap ederek yazmalısınız. Bu durumu şöyle özetlemek mümkün
Yeşilçam mı, Hollywood mu?
Artık sinema tat vermiyor. Fazlaca film izleyen biri olarak Hollywood’ un son durumunun içler acısı olduğunu düşünüyorum. Kendi kendini tekrar eden yapısıyla ve klişeleriyle Hollywood, kulağımıza klasiklere dönmemiz gerektiğini fısıldıyor. “Ne varsa eski filmlerde var.” dedirten Hollywood’ un bu hali gerçekten sıkıcı olmaya başladı.
Roma’ nın Dramatik Prensi: Fellini
Birkaç Yılın Özeti (2001-2005)
Artık 2. değişimim başladı. Özgürlüğe doğru… Evet ona gidiyorum. Ama çok kolay olmadı, bu emek istedi; hem de çokça zaman… Sancılı, acılı bir dönem bitmek üzere. Taşlar yerine oturmaya başladı. Yavaş seyretse de önemli olan sorgulamamyı elden bırakmamaktı.
Etiketler: Birkaç Yılın Özeti, İleriye dönük analiz
Bir Kinin Öyküsü: Blair Cadısı
1800’lerin sonu… Maryland Burkitsville’de Robin Weaver adında bir kız çocuğu ortadan kaybolur. 3 gün sonra büyükannesinin verandasında aniden belirir. Bu küçük kız sürekli olarak etrafındakilere aynı şeyden bahseder, ayakları yere değmeyen yaşlı bir kadından… Aklında kalan tek şey budur, efsane böyle başlıyordu… Burkitsville’de artık hiçbir şey eskisi gibi...
Kül Rengi Sinema: Burton Sineması
Cronenberg Sineması
Cronenber Sineması belki de kimsenin üzerinde durmadığı ücra bir sinema olarak görünse de bence sinema tarihinin en uçtaki örneklerinden birisi.Her ne kadar özgün olsa da tamamen kişisel kaygılardan yola çıkan Cronenberg filmleri bana hep şunu düşündürmüştür : Gayri ciddi bir üslup, sıradışı cisimler ve kesinlikle fazlasıyla kan ve et
Etiketler: Cronenberg, Cronenberg Sineması, Dead Ringers, Eastern Promises, eXistenZ, hollywood, Scanners, sinem, Spider, The Dead Zone, yönetmen, yönetmenler
Sinemada Postmodern Karakterler
Satanizm Dosyası
Burzum Müziği
“Yaşlı, soğuk gözler; yaşlı gözler; çayırda; çak yeşil…
Varlığın yükünü taşıyordu. İlk ve tek için; ilk ve tek için.
Işıktan kaçıyor. Belki sana verir şersiz hayatı.
O sana verecek tüm sonsuzluğu.
Gece oldukça güzel.(Daha fazla güne ihtiyacımız var…)”
-Burzum; Gebrechlichkeit I
Burzum Müziği, tüm hayatı çevreleyen zayıflığın karşısında...