bafra-mezarligi-dededagi
Foto: Can Murat Demir

Çocukluk ve bir yere ait olma duygusudur bizi yaşatan. Çoğu kez bunu unutarak yaşarız. Aslında bir ümit etme halidir olgunluk ve yaşlanmak. Çocukluksa… Tam bir nefes alma biçimidir. Her gün ağız dolusu gülmelere teslim edilen günler, haftalar, seneler sizi berbat bir rüyaya salar.

Bu resimdeki çocukluksa mezarlık çıkışında çiçek satan bir çocukluktu. Belki çiçek almadım onlardan ama onların resmini çekerek, o anda ne hissettiklerini çok iyi aldım. Belki de satın aldığım şey buydu; biraz sevinç, biraz kaygı ve biraz da tanımadıkları bir adamın yaşattıkları… “Arkadaşının yanına geç” dediğim de, hemen yerine geçip poz veren sağ taraftaki çocuk ben giderken arkamdan şunları söyledi: “Deli lan bu !” Ve sanırım haklıydı da. Çünkü mezartaşı imalatçılarından başka fotoğraf çekenin olmadığı bir yerdi orası. Elinde fotoğraf makinesiyle dolaşan bir adam haklı olarak ona bunu söyletti.

“Deli lan bu!”

Bütün bu yaşananların tek bir sebebi vardı: Yaşayanlar beni heyecanlandırmıyor!

Çocuklara bunu söyleyemezdim. Ama onlardaki bu istek ve heyecan beni tetikledi ve fotoğraf böylece yaratılmış oldu. Mezarlık çocuklarını arkamda bıraktım ve isteksizce de olsa yaşayanlara yöneldim.

Onlar mezarlıktan iki hatıra sadece. Kimsenin haberi yok bu çocuklardan. Belki de iyi bir fikir değildi onları bu fotoyla günışığına çıkarmak. Ama bunu yapmalıydım.

Biri esmer diğeri kumral iki çocuk ve zoraki bir poz, arkada bir bisiklet ve bir iki küçük saksı çiçek… Hepsi bu!

Bu fotoğraf orada kalmayı istemeyen ama buna mecbur olan iki çocuktan ibaretti. Ve bu mecburiyeti hala gülerek yerine getirebiliyorlardı. Çocukça ve safça kalarak…

Çocukluk… Unutmak ve yaşamaktı hayatı…

Ve her ikisi de çok eğlenceliydi onlara göre.

Can Murat Demir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.