Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri Başladı

Her yıl kasım ayının üçüncü perşembe günü kutlanan Dünya Felsefe Günü, Aktif Felsefe şubelerinde çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

Aktiffelsefe’den yapılan açıklamada, felsefenin önemine dikkat çekildi. Açıklamada, birçok etkinliğin hazırlandığına yer verilirken, “Bizi birleştiren şeyler ayıranlardan daha fazla, diyor İskenderiyeli Hypatia. Günümüzde sık sık hatırlamaya ihtiyaç duyacağımız bu kelimeler bizi felsefenin anlamına bir kez daha yaklaştırıyor. ’Bilgeliğe duyulan aşk’ anlamına gelen felsefe, çokluğun içindeki birliği ve bütünlüğü görme imkanı sağlıyor. İnsan olarak ne kadar farklı farklı olsak da aynı özden geldiğimizi bize hatırlatan bir araç gibi. İşte, amaçlarından biri de felsefenin ve insana dair erdemlerin günlük hayata uygulanması olan Aktiffelsefe de, Dünya Felsefe Günü’nde bu zamansız değerlerin hatırlanması için birçok farklı etkinlik hazırladı” denildi.

“FELSEFEYE İLGİ DUYANLAR SEMİNERE KATILABİLECEK”

Etkinliklerin tarihlerinin de açıklandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“21-22 Kasım Cumartesi Pazar günlerinde 19 Mayıs Gençlik Merkezi’nde iki gün boyunca tanıtım stantlarıyla bulunacak olan Eskişehir Şubesi gönüllüleri, standa gelenlere felsefeyle ve yaptıkları etkinliklerle ilgili bilgi verecekler. İki gün boyunca, Filozoflar Geçidi Sergisi, Erdemler Çarkı ve Bilgelik Şemsiyesi gibi etkinlikler de olacak. Aynı zamanda Dumlupınar Öğrenci Yurdu’nda 19 Kasım’da başlayacak olan Felsefe Atölyesi 1 ay sürecek ve Piri Reis, Farabi, Mimar Sinan, İbni Sina konular işlenecek. Felsefeye ilgi duyan, Aktiffelsefe’nin faaliyetlerini merak eden ve tanışmak isteyenler ayrıca 26 Ekim Perşembe günü saat 18.30’da gerçekleşecek Felsefe ve Psikoloji Seminerleri tanıtımına katılabilecekler.”

www.milliyet.com.tr

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKüpe Korkusu
Sonraki İçerik“Yalnız Olmayan Yazamaz”

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Tabula Rasa

Oyun (Ludus). Varoluşun anlamsızlığı karşısında, aklın ve uzamın sınırlı gerçekliğini reddedip metafizik bir sessizliğin melankolisine büründürülmüş yaşamsal bir oyun (Ludus); müziği duymaktan vazgeçtiğin an partnerini ölüme terk ettiğin, sürekli tekrarlanan, başa dönüşü mümkün kılmadığı gibi sonu da olmayan ruhsal bir dans, bir tür kendi oluş / kendinden geçiş. "Onu"...

Ruh Parçadır, Bütünü Arar

Gün Gri, müsait renklere yakışmaya. Aşk çaresiz yanışların nefes tutmaz sahibi. Dil tercümadır kalbin. Kalp kapılarında gönül yaraları… Yaralardan yansıyan bilinçler, Zamanın izlerinde sessizlikler… Unuttuğumuz anların tek sahibi Görülen ve görünenin ötesinde olduğu düşünülensin! Ne görülen kadar açık Ne de görünmeyen kadar gizdesin… Perdeler ki suretlerle bütünleştiler Güçleri yetmedi, Günü yok edip, geceyi örtmeye… Gün Gri, müsait renklere yakışmaya. Anne kucağında öldü çocuğu, Acı...

Sakın Merdiven Altından Geçmeyin!

Duvara dayanmış bir merdiven görürseniz altından geçmeyin, etrafından dolanın. Çünkü o merdivenin tepesinde ya bir tamirci, ya bir boyacı ya da camları silen biri olabilir. Yani başınıza bir çekiç, su kovası, boya kutusu, hatta bir adamın düşme olasılığı yüksektir. Merdiven altından geçmenin uğursuzluk getireceği inancı gerçekten batıl...

Yazmak Avuntu Sözü

çare yalın artık yazmak avuntu sözü. çok zamanların geçmemişlik hali… unuttuğum bir çok şey var, sesin değilmiş ancak! umut kapılarında sen, yıldızlı bir gecenin uykulu gözleri gibi. serpilen ifadeler, toplamakla bitmeyen hisleri. bu günlerde yağmur kol geziyor, şehir biçare tutsak! kuşlar aynı gökyüzünde mavilikten uzak, tekil çokluklarıyla… sıralanmış yalnızlıklar söyleyeni  meçhul, sözleri bilinen avuntularıyla. elleri kadar bir kadın, güzelliğin çıplak aynasında… kuşku her yerde...

Sabaha Karşı 4

saat sabaha karşı 4 erkenci horozlar başımda uyumak ölesiye eziyet tek çare perdeleri kapamak saat sabaha karşı 4 ateşler içinde yastığım sanki bana düşman gibi su içinde cehennem yatağım saat sabaha karşı 4 erkenci horozlar başımda uyumak sanki eziyet tek çare perdeleri kapamak Can Murat Demir

Can Çekişen Hasta (SI) Nız

Muzaffer edalar takınmak için mi bitiriyorsunuz aşkınızı? Aşkı bitirmeye muvaffak olmuş insanlara kıskançlığınız mı var? Herkes gibi yaşamak çekici mi geliyor? Farklı olmak cesaretinizin duvarlarını aşamıyor mu? Gözleriniz vitrinlerden aşk toplayabiliyor mu… Bir kitabın arka sayfasına geçer gibi bitiriyorsunuz aşklarınızı. Her sayfa bir aşk mı? Her doğan güneş...

O’nun Özlemi

Her yaratılan O’nu izliyordu. Teker teker, sonsuz akış yerini buluyor, birbirlerine karışanlar ahenkli bir bütünü oluşturuyordu. Bütünün içinde, eksiksiz bir aşkla, birbirlerine sarılıyor ve isimlerini unutuyorlardı. Her arzu O’nun içinde gönüllüce yok oluyordu çünkü tüm arzuların ana vatanı burasıydı. İnsan, cennetleri yükseltmek için yaratılmıştır. Menahem Mendel Soluksuzca ışık akıyordu solgun...

Cinnet

Korkuyorum!.. Kainat çıldırıyor gözümde İntikam bulutları gecemde, gündüzümde Canlanıyor çeşmenin musluk taşı Yoksulluk günlerinin doludizgin ayyaşı Duyuyorum göğsümde bir yılan,ıslık çalan Duyuyorum sesini,alçaldıkça alçalan Cinleri görüyorum bin türlü, yüzleri al En yanık havasını çalıyor şimdi kaval Geçiyorum; binalar kudurmuş her tarafta Geçiyorum; tarihim küflenmiş eski rafta Çğniyor bedenimi cinnetin katsayısı Katedralden bakıyor asrın kabadayısı Ağlıyorum!.. Arkamda sefil, hummalı sitem Ağlıyorum!.....

Güneşin Oğlu

Bu gezegende doğdukları günden bu yana bağlandıkları bir öğreti için cinayeti mantıkla ya da âhlâkla meşrulaştırmaya çalışan milyonların benim ruhumda bir sineğin vızıltısı kadar yeri vardır. Bir sineği bir insandan aşağıda görmüyorum ve bir insanı da bir sinekten yüksekte görmüyorum. Türlerin çatışması doğada karşılaşılan ilk çatışmadır, son...