Dünyanın Çamurunda Parlayan Bir Kitap

”Neye inanacağınızı siz seçersiniz” diyen bir yazardan insanlık tecrübesine dair sert, sarsıcı ve bangır bangır bir metin: İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler…

Yeni kuşak Amerikan edebiyatının en özgün ve benzersiz yazarlarından David Foster Wallace, dünya sancısının tüm izlerini sayfalara döküyor. Kendine özgü stili, ağırlıklı olarak kullandığı ve hiperaktif zihninin kıvılcımlarını yansıtan dipnotları, dolambaçlı ifadelerin ve karmaşık konuların altından duru, muzip ve dürüst manevralarla kalkmasıyla dikkat çeken Wallace, ‘İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler’de insanlık durumunun adeta Polaroid bir fotoğrafını çekiyor.

Birbiriyle bağıntılı metinlerden oluşan ‘İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler’, atlama tahtasının ucundan dünyaya bakan bir ergenden psikiyatristi karşısında türlü hezeyanlar geçiren bir genç kadına, çocukluğunda uğradığı tacizi şimdiki yaşantısıyla bağdaştırmaya çalışan bir genç adamdan yazmak istediklerini nasıl samimi biçimde anlatacağına dair kafa yoran bir yazara değin uzanıyor ve kendi içine doğru kıvrılan bir tünel gibi, okuru ayna karşısına çıkartıyor – pencereden dışarı baktığını sandığı sırada. İnsanlık tecrübesinin ortak paydalarını binbir grotesk, dehşetli ve sıradan detay eşliğinde ortaya koyan Wallace; bedeller ve etiketlere indirgenmiş bir çağda insancıl bağlar kurmanın güçlüklerini ortaya döküyor.

İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler, söylediklerimiz ve dinlediklerimizin gerisindekileri görmek isteyenleri, insan bilincinin karanlık koridorlarına doğru kısa ama sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Dünyanın çamurunda gizlenmeyi sürdürecek misiniz, yoksa kendinize ve karşınızdakilere bakmaya, gerçekten bakmaya cesaret edecek misiniz? Kararınızı verin.

2009 yılında Sundance Film Festivali Seçkisi’ne alınan bir beyazperde uyarlaması da bulunan İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler, farkındalıkla örülü, sarsıcı ve sert bir kitap.

“(Yazarların dünyanın durumundan sıkça yakınmasının sebebi) kısmen çok fazla eğlence seçeneği olan bir çağda yaşıyor oluşumuz, gerçek anlamda eğlence söz konusu, ve sorun, burada kurgu edebiyatın kendine nasıl olup da yer açabileceği… Kurgu edebiyatın diğer sanat eserleri ve eğlence seçeneklerinden farklı olarak nasıl bir sihre sahip olduğuyla yüzleşmek gerek. Popüler kültürün içindeki boku taklit etmektense, algıları popüler kültür tarafından yontulmuş okurla edebiyat üzerinden nasıl bağ kurulabileceğini bulmak gerekir. Bu elbette ki inanılmaz derecede zorlu, kafa karıştırıcı ve korkutucu bir şey ama yine de hoş. Çok cazip ve başarılı ticari eğlence biçimleri ile kuşatılmış durumdayız, bizden başka hiçbir kuşak böylesi bir şey tecrübe etmemişti. Günümüzde yazar olmak demek bu demek aslında. Yaşamak için ve yazmak için güzel bir çağ bu. Kolay olduğunu iddia edebileceğimden ise emin değilim.” David Foster Wallace (1962-2008.)


DEPRESYON YENİLEN BİR HAYAT

1962 doğumlu David Foster Wallace, Amerikan edebiyatının en özgün ve iddialı yazarlarından biridir. Adı Thomas Pynchon, Don DeLillo ve Dave Eggers ile birlikte anılan yazar; parlak zekası, kendi içinde adeta matematiksel kurgusu olan eserleri ve benzersiz gözlem yeteneğiyle öne çıkar. İlk romanı The Broom of the System yayımlandığında henüz 24 yaşındadır. Felsefe ve edebiyat öğrenimi gören, çeşitli üniversitelerde dersler veren Wallace, deneme ve öyküleri ile Might ve GQ’dan Playboy ve Paris Review’a uzanan geniş bir yelpazede çeşitli dergilerde yer almıştır. Yaşamı boyunca içine kapanık ve depresif olduğu söylenen, çeşitli antidepresanların yanı sıra elektro konvülsif tedavi yoluyla da “iyileştirilmeye” çalışılan Wallace, 2008 yılında ömrü boyunca direndiği depresyona yenilmiş ve Kaliforniya’daki evinde kendini asarak hayata veda etmiştir.

Bu Su adıyla kitaplaştırılan bir konuşmasında Wallace, suda yüzüyor olmalarına rağmen sudan bihaber balıklardan bahseder. Bu büyük yazarın tüm eserleri gibi İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler de varoluşla beraber içine tıkıldığımız akvaryumları bize gösterme çabasında. Varoluşun lanetini bir bayrak gibi taşıyan karakterler ve yalnızlıklarla örülü bir dünyada, yüzdüğü suları tanımaktan korkmayanlara…

www.ntvmsnbc.com

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikEtme
Sonraki İçerikÜnlü ve Müziği Hakkında

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Photo Graphos: Bir Arzu Nesnesinin Son Duası

İnsanın yolculuğu şehirle başlar elbet. Ancak şehirle bitmez -bitemez. Zira kapital olana hayranlık şehrin ayırt edici/baskın özelliğidir. Şehir bu anlamda bir derviş düşmanıdır. O...

Ünlü ve Müziği Hakkında

Grup Ünlü ve müziği hakkında birkaç kelam etmek istedim. Ne zamandır müzikle ve gruplarla ilgili bir şeyler karalamamıştım ki müzik benim hayatımda çok büyük...

Ennead (Dokuzluklar)

I. Ruhlar, babaları olan Tanrı’yı neden unuturlar? O’ndan gelen ve tümüyle O’na ait olan parçalar oldukları halde ne kendilerini ne de Tanrı’yı niçin bilmezler? Aşırılık,...

Güneşin Oğlu

Bu gezegende doğdukları günden bu yana bağlandıkları bir öğreti için cinayeti mantıkla ya da âhlâkla meşrulaştırmaya çalışan milyonların benim ruhumda bir sineğin vızıltısı kadar...

“Eşeysiz” Biricik

Stirner, BvM'nde etik olgusunu sorgularken, etik kapsamında var edilen cinselliği dönemin hoşgörülü liberalleri bile provoke edecek kadar rahatca eleştirir. Törenin cinsellik üzerindeki baskısını eleştiren...

Bilmece, Oyun ve Devam

Nasılsın diye sorduğumda verdiğin cevap: Kelimeler... Saflığımın habercisi... Her daim aldığım nefes gibi içimde fısıldaşırlar. Ruhum ateşle yoldaş olur, gerçeğin kellesi ayaklarımın altındayken ne kadar...

Ölüm Üzerine

Ölüm, en kötü ihtimalle bu dünyadan kurtulma şansıdır. Hayal kırıklıklarından sıyrılmanın, ateşler içinde yanıp, acının şefkatli kollarından kaçmanın en güzel ve temiz yoludur. Ölüm,...

Cinselliğin Felsefesini Yapmak

Felsefe, hayata ve insana ait değerlerin yepyeni bir formda insanlığa tekrar sunulmasıdır ve sırnaştığı birincil varlık ta insandır. Bu anlamda her şeyin felsefesi yapılabilir,...

Yaradılışımdan Savaşçıyım Ben!

Savaşa gelince, o başka şeydir. Yaradılışımdan savaşçıyım ben. İçgüdüdür bende saldırmak. Düşman olabilmek, düşman olmak, –bunun için güçlü bir yaradılış gereklidir belki de; en...