Düşün’tü

Foto: Can Murat Demir
Foto: Can Murat Demir

İnsan seçer. Dünyasaldır ve sonunda ölür. Seçerken düşünmez, çünkü ölmüştür. Ölülük ona tam gelir. Başka şey istemez. Çünkü ruhu teslim edilmiştir. Kim tarafından bilinmez. Derken mezarı aklına gelir, tabutu görür, korkar. Çünkü bunu o seçmemiştir. Bunu inandığı şey seçmiştir. Kuşkusuz doğrudur. Çünkü yaratan tartışmasızdır, önyargıdır.

İlerler ve değer yargıları yol gösterir ona… Geçte olsa evreni düşünür. Sonsuzluk aklına gelir, üzülür. Sefilliği aklına gelir üzülmez. Yaşadığı gibi inanmamıştır. İnandığı gibi yaşamaya çalışırken korkmuştur. Doğası böyledir. Riyakârdır!

Kirlidir. Çünkü o değer yargılarına sahiptir artık. Değer yargılarından önce kendi kendisinin bilgesidir. Aslında yargılar değere önem vermez. Çünkü evrensel gerçekliğe ulaşmamız zorlaşır. Gerçekler onun için önemlidir. Neden? Basit bir soru… Basit bir cevap; Basitlik… Ve devamında gelen Tanrısallık fikrinin vermiş olduğu hantallık ve saplantılar…

Karanlık ondadır. Çünkü arınmıştır. Kutsallıktan ve duygusallıktan ya da esaretten… Bakışları da değişmiştir. Cesaretlidir. Tehlikelidir! Kurnazdır. Hammaddesi çamur değildir; peki nedir? Son gelmiş midir? Hayır. Bilginin sonu yok, bu yüzden serzeniş boşa… Çamur yerini, uzun bir ömrün adanmışlığına, yani deneyimlerin verdiği o mükemmeliyete bırakmış olup, çoktan bir suya karışıp ilerlemekle kalmamış, kendisini yenileyerek adsız bir bilgiye bırakmıştır.

”Gücün Yalnızlığına…”

Aklında ordular ilerlerken bekler. Şeytanın yanında olduğunu bilir. Şafakta ilerlerken özgürlüğünün farkına varan bir beden keşfeder. Ve tamahkârlık yaparak ona katılır. Artık tanrı yanında değildir. Ya da tanrı yoktur diyebilmelidir. Kendi imparatorluğundan yükselerek!

Dünyada en kıymetli şey akıl… Düşünemeyen ve özün bilgisinden yoksun bir akıl değil… Düşündüğü gibi yaşamalı insan. Düşündüğü gibi yaşamalı ki, yaşadığın gibi düşünmek kolaycılıktır, acizliktir.

Yönetim saçmalıktır. Kim neyi niye yönetir?

Bedenin yönetimi neden zordur? Hayat Sorunsalı nedir?
İnsan, düşünen hayvan sorar durur. Yazgısını tanrılara bırakmayarak…

Ah felsefe güler durur insanlar sana ama sen onlardan farklısın.

Bilmezler ki…

Boş ver sen düşüncenin malısın.

Can Murat DEMİR

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikDil ve Polemik Sanatı
Sonraki İçerikEnder Bir Hastalık

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Platon: Hakikate Adanmış Bir Hayatın Mimarı

Philosophia’nın yani düşünmenin biricik gayesi nedir’ sorusuna, bir nebze olsun konuya ilgisi olanlar şu cevabı verecektir: Hakikat . Peki, nedir bu hakikat? Nasıl...

Nâzım’ın Gün Yüzüne Çıkmamış İki Şiiri

Kendi sesinden Nâzım Hikmet şiirleri, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun arşivinden yarım yüzyıl sonra gün ışığına çıkıyor. İşte o iki şiir...  Nâzım Hikmet ve Bedri Rahmi Eyüboğlu...

Quoof

Ne sık taşımışımdır sıcak su şişesi demeye gelen bu aile sözümüzü yabancı yataklara, babamım çocukluğunda karnı ağrıdığında kızgın bir yarım tuğlayı eski bir çorap içinde atıp tuttuğu gibi. Pek çok...

Özlemin Döktürdüğü

Şair sözlerime başlarken, her zaman ki gibi sigarayla başlıyorum bilesin. Bazı zamanlar neler yazacağımı bir kenara bırakıp; ‘Ben seni seviyorum ulan!’ diyerek haykırmak istiyor...

“Ruhsal Saat Tamircisi” Varoluşun Sonsuz Yolculuğu

İnsan, kendine has bir hastalığın ve ilacın eş zamanlı buluştuğu tek mecradır; tuhaf ama manidar bir ironi... Zira insanın bu mana dolu ikircikli yapısını...

Kendimi Yeneceğim

Biliyordum, yanılmamıştım ben. Ölüm benim için soğuk bir uyku değildi. Bir kurtuluştu. Bir unutuluş, insanın kendisinden sıyrılmak istemesiydi. Oysa ne geçebilecektim o sınırı, ne...

En Kay­gı Verici Olan, Bizim Hala Düşünmememizdir!

Düşünmenin ne demek olduğunu öğrenmeye çalışırken, düşünme üzerine düşünen refleksiyon içine düşerek kay­bolup gitmez miyiz? Fakat yine de, bu tehlikeye rağmen, yürüdüğümüz yolda sürekli...

Doğrudur

Doğrudur, ayyaşlar sevebilir geceyi bir çocuk sevilmeden ölebilir. Yetmişlik bir rakı açılır, içilir. Vıcık vıcık üzerine yapışır kederler. Müzeyyen dinlersen ağlatabilir, doğrudur... Müzeyyen okurken hüzünlü,...

Bayan N.’nin Hikayesi

Sizlere Bayan N.'nin hikâyesini anlatacağım; İlk kez o gün görmüştüm onu; ilk servisi kaçırıp da ikincisine yetişince. O gece saatlerce beklemiştim, uzun saatler boyunca bakındım,...