Kulağımda müzik öylece yürüyorum… Müzik neyi anlatıyor bilmiyorum. Tam olarak anlamadığım bir lisan fakat melodiden hüzünlü bir şeyler olduğunu anlıyorum sadece, tıpkı şu an benim olduğum gibi. İnsanlar geçiyor yanımdan. Yaşlı, genç, güzel, yakışıklı, çirkin… Hepsinin yüzü saniyeliğine beynime kazınıyor ve sonra hemen kaçıveriyor bulundukları yerden. Duymuyorum söylediklerini, bilmiyorum neylediklerini, tıpkı kendimi bilmediğim gibi…

Hani kimi zaman olur ya, aman Allahım her şey ne kadar tatsız, tuzsuz, yavan… Heh işte, aynen öyle. Aldığı oksijen bile ağır gelir mi insana? Sanırsın tonlarca yükü üstüne koyuvermişler ve seni yapayalnız koyup gitmişler şu kavanoz götlü dünyada… Yürüme eylemini yaparken bile sanki yürümüyorsun da asfalta seni kazıyorlar gibi hissedersin. O kadar boş bakarsın ki etrafına, yanından araba geçmiş, üstünden bir kuş uçuvermiş, o ağaç ne kadar farklı bir yeşilmiş, tependeki bulut tavşan şeklini almış, her gün suratsız gördüğün bey amca bugün gülmüş, komşunun çocuğu Arda o gün yürümeyi öğrenmiş ve sana doğru gelmiş, simitçi amca erkenden simitlerini bitirmiş, denizin önünde martılar birikmiş fark etmezsin…

Fark etmezsin ve kaçırırsın…

Ceren Abaza

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.