Geçmişin Geleceğe İhaneti

Var olan gerçekler var olacak gerçeklerin teminatı olmamalıdır. Geçmiş oldukça karmaşık bir yerdir. Var olan gerçeğin değişmesi, geçmişin biz de bıraktığı yaşantıyı alıp gider. Geçmişin sürecini geleceğin adımına denk tutmamalıyız. Her şey sonsuz ihtimalle meydana gelir. Sen geçmişi geleceğine denk tutarsan pek konuşkan olmasa da hüzün, senin yağmurlu havalarında koluna girer, dostun olur. Sen şimdi, çoğu gerçekliğin gelişigüzel sürece dahil olduğunu mu sanıyorsun? Bak, yolda giderken bile adım atışlarındaki saniyelik farklar, ellerini savuruşun ve aynı anda farklı açılarda etrafa bakma ihtimalin milyonda birdir.

Her geçen saniyede, bizler, milyonda bir gerçekliğe şahit oluyoruz, ama boşuna… O kadar akıl almaz bir yaşamın içerisindeyiz ki var olan imkansızlık, küstahlığından mı bilinmez, bizden daha zeki olduğunu kanıtlar durur. Bizler akıllı canlılar değiliz. Bizler o kadar aptalız ki kendimizi aşan gerçeklikleri unuturuz. Korkak canlılar zaten anlık serzenişlerde yok edilişin muhtacı olurlar. Bugün var olan bilgiyle savunduğunuz gerçeklik yarın karşınıza tersi olarak geri dönebilir. Neyi savunacağımıza aslında baktığımız açı belirler. Aynanın karşısına geçip kendine güzel şeyler söyle; sonra kötü şeyler. Ne değişti peki? İki farklı açı ve iki gerçek. Hangisisiniz? İkisi de sensin. İkisinde de gerçekleri savurdun.

Bizlerin ne olacağını anlık düşüncelerimiz belirliyor. Düşüncelerimizin bu denli sarhoş taklidi yapması bizlerin bu denli karmaşık yapıya bürünmesinde önemli rol oynuyor. Araba kullanırken bir anda direksiyonu ters çevirip arabanın takla atmasına neden olabilecekken yapmıyoruz. Peki sinirlendiğimizde elimize ne geçse fırlatıyoruz, ama telefon, bilgisayar, tablet… Sınırı belirleyen ne peki? Yaşamayı seviyoruz işte. Niye bilmiyorum. Lanet olsun ki seviyoruz yaşamayı, hem de o bizden nefret ederken. Kaçan kovalanır gerçeğini bize doğa çoktan göstermiş bulunmakta. Bu adam benim geleceğim dersin ya da bu kadın benim. Önemi yok kimin bunu söylediğinin. O an ki mutluluktur var olan bu yansımalı sözlerin kelimelere dökülmesi. Hastalıkta sağlıkta her anımızı beraber geçirme sözüyle başlayan evlilikler neden mi bitiyor? İnsan değişir ve insan değiştikçe verilen anlık sözlerin düşüncelerde şüpheye yol açması da beraberinde başlar.

Gerçekler kendi gerçekliğinde kaldıkça zihnimizde kabul görür. Neden mi boşandınız, terk edildin, sevmiyorsun ya da hiç sevmediğin o kişiye aşık oldun? Gerçekler değiştiğinden. Hepsi bu yüzden. İşin asıl korkunç boyutu, hiç sevmediğin birini sevmeye başladıktan sonra yine onu sevmeye bilirsin ve hatta daha kötüsü yine sevmeye başlayabilirsin. Bunu belirleyen gerçeklerin bizde hissettirdiği değişim dozlarıdır. Bu gerçekliğin karşısında hadi şimdi sevin bakalım ya da sevmeyin. Ha gerçekler değişir, benim bu söylediklerimde.

Serkan Aydemir

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikLirik Şiir
Sonraki İçerikModern Şiir Ne Değildir?

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Kropotkin, Anarşizm ve Devlet

Kropokotkin, anarşizmi bu şekilde özetliyordu. Hayal ettiği toplumu bu şekilde dizayn etmeyi tercih ediyordu. Çünkü o diğer anarşistlerden farklı olarak olguyu daha bilimsel bir...

Tek Gayem: “Gerçek”

Tek gayem “Gerçek” Çünkü “O” henüz söylenmedi ve tüm benliğimle sadece onun peşindeyim. Biricik ve erişilemez bu acının gönüllü yolcusuyum. Yazılmış ve yazılacak olan...

Kavgam

Bazı gerçekler, toplum içinde o kadar yaygındır ki, bu sebepten dolayı cahil halk bunları gözünün önünden geçtiği halde göremez, birkaç defa karşılaştığı halde tanımaz. Bu...

Beni Neden Aramıyorsun?

yalnızlık "seni seviyorum"lu cümleleri fahişenin göğüslerinde öldürecek kadar ağır ve sevişirken tanrının adını anacak kadar asidir... Beni neden hiç aramıyorsun? Gerçi arasan da ne konuşacağımı bilmiyorum, her zaman yazarken...

Bataille’in Gizemciliği

Bu konu Bataille’da oldukça karmaşıktır. Kendisi tüm yapıtlarında gizemcilerle tartışmış, onlardan varoluşsal esrimeyi, ateşi, alevi almıştır. Ama Bataille gizemi açığa çıkarmaya, aydınlatmaya, iç deneyimi, felsefik...

Akıl Erdiremediğimiz Gerçekler

Kolayca inanma ve inandırılmayı saflığa ve bilgisizliğe vermekte haksız değiliz her zaman. Şöyle bir şey öğrendiğimi sanıyorum eskiden: İnanç ruhumuza bastırılan bir damga gibidir;...

Döngü

Kaotik cümlelerime gölge düşmeye başladı. Beslendiğim ışığın üzerimde bıraktığı gölgenin eseri bu. Var olmanın dansını sadece gözler izleyebiliyorken, beni sadece gölgem koklayabiliyor. Ensemdeki nefes...

Görkemli Kurtuluş

Beyaz çarşaflar seren ellere kus kinini Kurtar bizi kötülüğün tanrısından Koru bizi onun azgın kullarından Ah yazık Kan arar gözleri Endişelidir bekleyişlerde sürüsü Zaman akar Çarşafa düşer öfkesi Ah yazık Çaresizdir kibirli tanrısı Azgın...

Din Felsefesi Notları

Hocam Merhabalar ben Murat, Din Felsefesi ile ilgili olarak bu mail adresinden sizinle yazışmayı istiyorum, resmi mail üstünden felsefe yapmak bana göre yanlış... Dün...