Kendi favori metal tarzım melodik death metal olsa da senfonik metali her zaman beğenmişimdir. Metal müziğin diğer tarzlarına oranla daha farklı olduğu kesin. Senfonik metal alt grubu içine alınan Alman grubu Haggard ise bence bu alt grup arasındaki birçok gruptan farklı. Öyle ki, onlar bateri-soprano-gitar üçlüsünün yanında keman, çello gibi yaylı çalgılar ile flüt de kullanıyorlar. Kendilerine has başka bir özellik ise diğer gruplardan daha kalabalıklar. Öyle ki, Eppur Si Muove albümünün kayıtlarında grup elemanlarına 10 kişilik bir misafir sanatçı kitlesi eşlik etmişti. Ben 18 tane üyeden oluşuyor diye biliyordum ama geçen günkü konserde sahnede 12 üye gördüm. Grup kan mı kaybetti yoksa bilerek mi küçülmeye gittiler bilinmez, ama ne olursa olsun onları geçen gün onları canlı izleme fırsatı buldum.

Haggard @ Hürriyet Ankara Genç Nota

Hürriyet Ankara’nın her sene düzenlediği liselerarası Genç Nota Yarışması’nın finali vardı. Çankaya Belediyesi ile koordineli düzenlenen yarışmanın finalinde liseli gençlere sunulan armağan Haggard’dı. Önce yarışma sonucunda birinci olanlara hediyeleri verildi sonrasında Haggard sahneyi aldı.

Ne yazık ki konser çok geç başladı. Yarışmanın ödül töreni beklenenden biraz uzadı ama daha önemlisi bir buçuk saat süren ses sistemi kontrolüydü. Nasıl bir sorun yaşanıyordu hala anlamış değilim ama o kadar konsere gitmeme rağmen bu kadar uzun süren bir sound check görmedim. Keza grubun lideri Asis Nasseri çok sinirlendi, teknisyenlere bağırdı. Neyse geçelim konsere…

Ses sistemi sorunu bir nebze çözüldü, 12 kişi yerini aldı son albümün “The Origin”” adlı introsu kayıttan çalındıktan sonra albümle aynı adı taşıyan Tales of Ithiria ile devam ettiler. Genelde son albüm ağırlıklı bir konser oldu. The Sleeping Child, Le Terra Santa ve diğerleri. Tabii ki, konserin en can alıcı noktası Haggard dinlemeyenlerin bile çok beğendiği Herr Mannelig şarkısında oldu. Kendimizden geçtik desem yeri. Konserin öncesinde bahsettiğim ses sistemi sorunu konser sırasında da devam ediyordu. Öyle ki, kemanların ve çellonun ses yeterli değildi, flütü ise hiç duymadım! Sopranonun sesi kısa da olsa kesildi, ama Haggard bütün alkışları hak etti çünkü bu kadar zorluğa karşın iyi bir performans sergilediler. Ayrıca, konser sırasında Asis Nasseri ve solo gitarist seyirci arasında biraz dolaştı. Konserin bir şarkısı bittikten sonra Türkiye’de konser vermekten mutlu olduklarını ve burada evlerindeymiş gibi hissettiklerini belirtti.

Konserde sona yaklaşmıştık, coşkuyla dinlediğim konserleri bitirmek üzereydi. Enstrümanlarını bırakıp kulise döndüler, biz ise Haggard’ı yeniden sahneye çağırıyorduk. Kırmadılar, geldiler, iki şarkı daha çaldılar. Awaking the Centuries şarkısı ile konsere son verip hep birlikte 12 kişi bizi selamladılar.

Konserde sonra dışarıda arkadaşla sigara içerken öğrendik ki grup fanlarla sohbet ediyormuş. Hemen sigaralar söndü, içeriye koştuk. Asis’i dışarıda yakaladık, ayaküstü biraz brutal vokal teknikleri üzerine sohbet ettik. Ne yazık ki Eskişehir’e yol almaları gerekiyormuş, yoksa bizim bar teklifimizi reddetmezdi. Fırsat bu fırsat deyip Asis ile bir fotoğraf çektirdikten sonra mekândan ayrıldık. İlk kez Haggard’ı canlı dinledim, ses sistemi sorununa rağmen iyi bir konser oldu. Ne diyelim daha nice Haggard’ konserlerine…Prost!!!

Ercan Yaman
14.05.2011

Paylaş
Ercan Yaman… Aslında çok bir şey beklememek lazım ne de olsa sadece iki kelime. Ama okumak isteyenler için de birkaç bir şey karalayayım. Eylül 1989 Samsun doğumluyum. Hava olsun diye değil, kendimi keşfetmeme elverişli ortam sağladığı ve kendimi borçlu hissettiğim için gururla söylüyorum: ODTÜ mezunuyum. Parası ile kimisi kıyafet alır, kimi ev alıp yatırım yapar, kimi gece hayatına harcar vb. Ben ise kazandığım parayı yeni yerler keşfetmek ve çok sevdiğim metal müzik uğruna harcarım. Başka da bir şey yok. Eleştiri ve sorularınıza ise her daim açığım, herhangi bir iletişim adresimi kullanabilirsiniz.

CEVAP VER