Ana Sayfa HABER Her Sayfa Yeni Bir Pencere

Her Sayfa Yeni Bir Pencere

0
31

cem-mumcu-kitap_0

Başladıysa Biter, O Yüzden Güzel, okuru oyununa katmayı hedefleyen bir çalışma; interaktif bir okuma macerasına çağırıyor sizi. Her sayfada başka bir kavrama götürüyor, fotoğraf seçimiyle, müzik önerileriyle zenginleştiriyor okuma ve düşünme sürecini.

Cem Mumcu, her sayfada bir dize, bir fotoğraf ve müzik önerisiyle birbirinden bağımsız ilerleyen ama toplamda “bir şey” söyleyen bir anlatı oluşturmuş…

“Aklım senle dolunca aklım kalmıyor” cümlesiyle başlıyor.

“Bazen gecikiyor insan / Bir şeye, bir yere / Birine, birbirine” ile devam ediyor.

İlk cümle 26 Mayıs 2015 tarihli; ikincisi 2 Mart 2013 tarihini taşıyor.

İlkini Osvaldo Golijov’un “Love, Angie” parçası eşliğinde, sonuncusunu Matt Elliott’ın Yann Tiersen’in şarkısı “Red Queen” yorumuyla okumanızı tavsiye ediyor yazarımız.

Bunlar gibi 100’ün üzerinde cümleden inşa etmiş Cem Mumcu kitabını. Aslında cümle demek hafif kaçar; her sayfada kimi zaman kısa bir dize, kimi zaman kısa bir şiir, kimi zaman özlü söz üretmiş. Her bir anlatı farklı kavramları, duyguları, anları imleyen fotoğrafların üzerine yazılı. Sayfaların arkası ise neredeyse boş; sadece sağ üst köşede bir müzik önerisi bulunuyor; alt köşede de fotoğrafın kredisi, yani kimin çektiği ve nereden alındığı…

“Eksildikçe çoğalır”

Başladıysa Biter, O Yüzden Güzel adını vermiş Cem Mumcu, 248 sayfalık kitabına. Her sayfa cilde ince delikli bir çizgiyle bağlı, çekip kopartmak hiç de zor değil. Cem Mumcu sunuş yazısında şöyle demiş: “Her sayfasını istediğin birine, istediğin bir yere uçurabilirsin. Koparmaktan çekinme. Bazı şeyler eksildikçe çoğalır.”

Yazı kimin?

Eski zamanların kartpostallarını hatırlatıyor sayfalar, çekip cildinden uçurmaya ya da hediye etmeye karar verdiğinizde. Ancak metinler özgün ve tek bir kalemden çıkmış. Aşktan özleme, romantizmden felsefeye, hayatın anlamından yalnızlığa, siyasete, psikolojiye birçok duygu, kavram ve alanla ilgili söyleyecek sözü var Cem Mumcu’nun. Bunları söylemeye başlamış ve güzel bitirmiş: “Yazı gerçekten de yazanın değil, okuyanınmış”.

Son sayfada bu söz yazılı. Evet, daha önce defalarca kurulmuş bir cümle bu; ancak bir ressam ustalığıyla küçük bir ayrıntı eklemiş kaleminin ucuyla: “gerçekten de” demiş.

cem-mumcu-afis_0

“İyi gelecek”

Çünkü yazdığı metinler, onlara eşlik eden fotoğraflar ve müziklerle oluşan tüm bu anlatı, salt bir okuma ediminden çok yeniden üretmeye, çoğaltmaya davet ediyor okuru, seyredeni ya da dinleyeni… Ezcümle “Başladıysa Biter, O Yüzden Güzel” kulağa, göze, beyne ve ruha dokunuyor.

Şöyle diyor arka kapak yazısında yazarımız: “Belki bazı sayfalara uzun uzun bakıp günlerce düşüneceksin… Belki bir çırpıda hepsini tüketeceksin… Belki birkaçında kalacak, hatta paylaşmak isteyecek, belki de birkaçına hiç dönmek istemeyeceksin… Ama bil ki bu elindeki sana iyi gelecek… Yani his olarak iyi gelecek…”

Kısacası okuru oyununa katmayı hedefleyen bir çalışma bu; interaktif bir okuma macerasına çağırıyor sizi. Her sayfada başka bir alana, kavrama götürüyor, fotoğraf seçimiyle, müzik önerileriyle zenginleştiriyor okuma ve düşünme sürecini.

İnsanın kendisiyle buluşması

Cem Mumcu şiirden öyküye, romanda denemeye, köşe yazarlığında eleştiriye kadar birçok anlatı biçiminde eserler veriyor. Her sayfada bir farklılık yaratabilmek bu nedenle çok zor olmasa gerek onun için.

Aslen tıp fakültesi mezunu, psikiyatri alanında çalışıyor. Cem Mumcu edebiyata düşkün bir psikiyatr… Aynı zamanda bir akademisyen; Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Artistik Yaratıcılık ve Sanat Psikolojisi dersleri verdi. Günlük gazetelerinde havasını kokladı; Habertürk ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı, çeşitli televizyon programları yaptı. Yayıncılık alanının da içinde. 1997 yılında Okuyan Us Yayınevi’ni kurdu ve yayın yönetmenliğini sürdürüyor. Kısacası çok yönlü ve çalışkan bir yazar Cem Mumcu.

Anladığımız

Bir edebiyat âşığı ama asli mesleğini geride tutmuyor. Başladıysa Biter, O Yüzden Güzel için şöyle diyor: “Zaman gelecek ve bir nedenle buluşacak insan kendiyle. İşte bu kitap da o nedenlerden biri sadece.” Anlaşılan o ki biraz da kendini tanıma, kendiyle konuşma pratiği yaratmaya çalışmış son kitabıyla…

Mesela şöyle diyor bir sayfada: “Hüznün en pis yanı / mutluluğun tadını bilmesi / uçmayı bilenin / kopmasa kanatları”. Bir başka sayfa açıyorsunuz “Zihninden soyun; aşk sadece çıplakları kucaklar” cümlesi karşılıyor sizi.

Bir sayfada son yıllarda toplumsal yarılmamızın derinindeki sosyal psikolojiyle ilgili bir ipucu bekliyor sizi: “Bir grup insanı düşmanın yokluğuna inandırmak, düşmanın varlığına inandırmaktan milyon kez zordur.” Vide Cor Meum bekliyor az ilerde “Hannibal” filminin orijinal soundtrack’inden bir parçayla, Cem Mumcu bu iç burkan müziğe şu cümleyi eşlik ettirmiş: “Yapamayan, kıyısında daha çok dolanır”.

Böyle çeşit çeşit alana yayılıyor Cem Mumcu, kimi sayfadan kendisinin de söylediği gibi bir solukta geçiyorsunuz, kimi sayfada duruveriyorsunuz. Kimi zaman önerdiği müzik parçasına ihtiyaç duruyorsunuz, kiminde müzik istemiyor fotoğrafa dalıyorsunuz. Kimi müzik tercihleri çok yakın geliyor; bir takım anıları uyandırıyor. Kimi müziklerle ilk kez tanışıyor, yeni anılar üretiyorsunuz. Cem Mumcu’nun kitaptan deyişiyle söylemek gerekirse: “Anladığın kadarım diye ‘anladığın kadar’da mı kalayım yani…”

Ve Cem Mumcu’ya öykünerek, son bir söz; bu yazıyı okuduktan sonra Cirque du Soleil’in “Vai Vedrai”sini dinleyin.

RADİKAL

YORUM YOK

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.