İçimin karanlığında binlerce gözenek
Su akıyor parmak uçlarımdan
Boğuluyorum
Ve içimin derelerinden çamurlu uyanıyorum
Sen yoksun
Bir kuyunun başından suyun karanlığını seyrediyoruz
Gündüzün geceye karıştığı orman
Işığın gölgelerini yakalamaya çalışıyorsun sen
Sonra uzun bir yolculuk başlıyor
Savaşın esaretinde kalmış milyonlarca intihardan
Asılı kalan iki casus bizi bekliyor
Ve kardeşinle çıktığın elma kamyonu
Evrenin tüm çizgilerine dokunuyor
Her şey dokunaklı bir uzaklık
Elmalar dökülüyor yol uzadıkça
Ve ardımızda kalan atların sevinciyle de buluşuyor
Sahil boyu kumu yeşerten dalgalar
Bir bataklığa dönüşüyor her şey
Suyun karanlığına düşen ateş topu
Bir yıkımın belirsiz boşluğu
Duvarları yıkık evin asılı kalan tek kapısı
Rüzgârın hafifçe tıkırdattığı
Yaşlı bir ruhun beklediği karısı
Yitirme aklını, aklını yitirme
Kaçış sonsuz bir kaygı…
Neden herkes en uzağa gidiyor

Sevdi Aycıl

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.