Kadınsı Bir Korku

Evet! Belki de bir kadının gölgesin de doğdu her şey. Tüm yalnızlığımızı çevreleyen bir anaç tanrıdır gördüğün şey. Korkusuz bir annenin yarattıkları… Gökyüzüne sığar mı sanıyorsun çocukları? Sanki korkmuş bir küçük bebektir, beslenen irademiz. Korkularımızı bir eteğin altında geçer zannederiz.

Nafile! Korkularımız beslenir hep içimizde. Bir kadının eteği gibidir evren denilen şey. Şey, her şeye dönüşüverir bir anda, onun tanrısal tenin de. Ağız dolusu gülümseme… Ve kucakta geçen bir ağlama…

Artık korkma bu resimdeki sensin, senin korkmuş çocukluğun ve derin yaralarını sakladığın o etek altı maceran… Hâlbuki sen sadece ürkmüş bir bebeksin; henüz kucaktan inmeye yavaş yavaş alışan. Sinmiş bir hayalsin kadın tanrısallığında.

Bu yüzden korku seni buraya getirdi. Gökyüzünden indirdin onu ve kül rengi bir bedende gizledin. Sakladın. Büyüttün. Tanrıdan kaçırdığın bir kadının eteğinin altında zamansızca, umarsızca seviştin!

Hazırlıklı ol!

Korkunun seni yeniden almasına ve uykularını sattığın o pazarcı kadının yatağın da sabahlamaya…

Hazır ol!

Kendini yarattığın o kadınsı tanrının kucağında…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikYitik Tanrı
Sonraki İçerikKaranlığın Doğası

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Mastürbasyonun Aritmetiği ya da Ben

Gecenin en aylak saatinde yalnızlık türküleri söyleyen bu adam, acının en sağlamına toslamıştı. Öyle ki kurtların üşüştüğü bir cesedi kıskanarak gecenin canına okuyacak kadar... Evet, yalnızdı, kahpe hayatın midesinden çaldığı karamsarlığa delice aşıktı. Korkuyordu ve cebinde bir köpeğin haysiyetini taşıyordu... Tek derdi mutlu olmak ve hayatı öpüp koklamaktı... Ölesiye mutsuzdu, her daim...

Köprünün Üstünde

Köprünün üstünde durmuşum geçende Karanlık geceye bürünmüşüm. Bir türkü duyulur uzaklardan Altın damlalar yağardı bir de Ürperen aynasında suyun Gondollar, ışıklar, bir de müzik Geçmiş kendinden, yüzdüler alaca karanlığa doğru Ruhum, şu görünmez parmakların dokunduğu çalgı, Bir venedik türküsü söyledi gizlice, Boyam boyam mutluluk içinde ürpererek. Bir duyan varmı dersin? Nietzsche

Spinozist Conatus ve Varolma Moduslarının Trilojisi

Spinozist Conatus Bir insanın en temel ve başlıca arzusu nedir? Spinoza’nın yanıtı: conatus. Conatus, kendi varlığını sürdürme meylidir. Spinoza aslında conatus’u Tanrı’dan türeyen tüm kiplerin/varolanların temel eğilimi olarak belirler. Fakat biz insanı merkeze aldığımızdan ve insanın kendisi de Spinozist düşüncede Tanrı’dan türeyen bir kip olduğundan, conatus’u insanın temel...

Gece Buluşmaları: Öz

Söz: Söyle bana görünen ne? Nasıl yaşanır? Göz: Dinle! Dil ile yaşayamazsın. Kulaklar sağır. Sözlerin ehemmiyeti yok. Ve eller boş değil. Elden kan gelir. Bu ölümdür. Söz: Düğümü çözülmüş olanlar için her şeyi görmektir asıl ölmek. aymazlara dikkat et. Başıboş mutlulukları var. ağızları açık gürültülü ve kabalar Göz: Yumdum kendimi karanlığa içimde sorular, anlar ve sözlerim boşlukta yürüyorlar Söz: Büyük saçmalıklardan örülü bir kafestesin kafesin içi...

Yerellik ve Dolanıklık

Daha önce yayınlamış olduğum Gerçekliğin Üç Boyutu başlıklı yazımda 17. Yüzyılda, Orta çağın dini baskısına karşı çıkan düşünürlerin Nesnellik, Pozitiflik, İndirgeyicilik ve Yerellik kavramlarını birer ilke olarak kabul etmiş olduklarını belirttim. Yerellik, Pozitiflik ve İndirgeyicilik ile ilgili görüşlerimi “Gerçekliğin Üç Boyutu” başlıklı yazımda anlattım. Bu yazımda Yerellik...

Farklı Ten, Farklı Nota, Farklı İhanet

Yıldızlarda güneş birikmişti. Tanrısal gözlemlerimden biri de bu idi. Son zamanlarda gözlemlerimden çoğunu tanrısal açıdan gerçekleştiriyordum. Yüce tanrısal güç. Yaşadıklarımdan sonra öğrendiğim gözlemleme gücü. Sadece gözlemleme de işe yaramıyordu. Onu kullanmayı bilmek harika bir şeydi. Ve eğer o gücü kullanamasaydım şu anda bir hiçtim. Siyah ojeli tırnaklarımdan...

Kadınlar Erkeklerden Daha Çok Yaşıyor

Yapılan istatistik çalışmalarına göre dünya genelinde kadınlar erkeklerden daha uzun bir hayat süresine sahiptirler. Tarihte 60 - 70 yıl ve daha öncesine gidersek iki unsur öne çıkıyor: Savaşlarda ölenlerden dolayı azalan erkek nüfusu ve yalnız erkeklerin çalışabileceği yıpratıcı işlerden dolayı erkeklerin ömürlerinin kısalması. Zamanımız için artık bu iki...

Acının Verdiği

Berbat bir filmin baş aktörü gibiydim. Filmin adı: Hayat... Başrolü almama rağmen, çok sıkıcıydı, sıradandı. Bu saçmalığı üstlenirken beni izleyen gözleri farkediyordum. Her an tetikteydiler. İşim zordu. Hem oynayıp, hem de yorumluyordum. Zaman aleyhime işliyordu. O sırada tanrıyı gördüm; locasından oyunu izleyen tanrıyı... Her zamanki gibi çok...

Levinas Felsefesine Uzanmak İçin Bir Güzergah: “Zaman ve Başka”

“Levinas, ne bir felsefe ne de dini bir ritüelin parçasıdır; o insandır ve hep öyle kalmayı diler bizlerden. Bu bağlamda, –tarifi imkânsız gibi görünür– insan olmanın ne bir türü ne de cinsiyeti vardır: “İnsan insandır” ve bu oldukça çarpıcı bir gerçeğin işaret fişeğidir. Başka bir problem daha...