Kafayı Kırmak İstemiyorum!

Kafayı Kırmak İstemiyorum!

karlı ve çamurlu yolların arasında
kafalarımızda kompozit başlık
ellerimizde g3 (katliam tüfeği)
ve sırtımızda
otuz kilogramlık sırt çantası ile
üç kilometrelik
intikali hakladıktan sonra
bir öğle arasına daha geldik
soğuk ama berrak bir çarşamba günü

postallarım çamur içinde
girdim koğuşa

uzandım ranzaya
insanlardan uzak durmaya çalışan
tek tabanca bir adamın
işkembe beyinlilerle dolup taşan
bu ortamdan uzak
mesela
Roma parkında
bir elimde şarap bir elimde sigara
oturup güneşin batışını izliyor olmayı düşleyerek

kısa bir süre uzandıktan sonra
ranzadan atlayıp dolabımdan
elime rastgele bir kitap aldım
kafamı dağıtmasını umarak

biraz okumayı
başardıktan sonra
koğuşa daldı
işkembe beyinli tiplerden birisi

-ne yapıyorsun dostum?

kitap okumaya çalışıyorum
birader
biraz yalnız kalıp
kitap okumaya çalışıyorum
isyan bayrağını çekmek
üzereyim dedim

oku dostum oku
ben okumuyorum kitap
sıkılıp bırakıyorum
hemen dedi.

söylediği doğruydu
gerçekten okuyamazdı kitap
kurduğu cümleler
kullandığı kelimeler
o kadar kaba ve sıkıcıydı ki
okuduğunu anlayıp
onu hissedebilecek ve hayal edebilecek
beyne ve birikime sahip olmamasından
kitap okumaktan sıkılması
SIÇARKEN OSURMASI KADAR NORMALDİ

eminim öyledir
karadeniz fıkraları okumayı deneyebilir
veya gidip
bulaşacak başka bir tip
bulabilirsin kendine
birader diyorum

muhabbeti kesiyor
gözümü kitaba çeviriyor
hikayeyi okumaya başlıyor
elemanın hakkımda ne düşündüğünü
hiç siklemiyordum.

hop adamım orda mısın?
diyor bir başkası
sokuyor başını
kapıdan
içeri.

neden gelip
bizim yanımızda
takılmıyorsun hiç
arada gel
karı kız muhabbeti
yaparız

-hahahaha-

eyvallah
şu an değil birader
şu lanet olası kitabı okumak
istiyorum

kapıyı örtüp gittikten sonra
derin bir nefes alıp
çığlık atmamak için kendimi zor
zaptediyorum

kafayı
kırmak
istemiyorum…

iki veya
üç aydan beri
bu tür adamlara
tahammül ediyorum..

İlkay Beyaz

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Modern Şiir Ne Değildir?

... Şimdi bana öyle geliyor ki siz şunu soracaksınız: Peki, modern şiir nedir, nasıl olur? Ben buna olumsuz yoldan karşılık vereceğim, yani modern şiirin ne olamayacağını açıklayarak. Ben size tanımaya yarıyan Öyle dört belirti göstereceğim ki bunların yardımıyla siz kendiniz, bundan sonra 1950’de yazılmış bir şiirin, zamanla...

Ölüm-Ölümsüzlük

Düşünüyorum da, ölenlerin zamanı gerçekten durmuştur. Hiçbir gereksemesi yoktur. Biz akan zaman içinde onlarla karşılaşıyoruz ikide bir. Tuhaf bir şey bu; onlar biraz bizimle akıyor, biz biraz onlarla duralıyoruz. Ölüm bir söylencedir. (1) Ölümü merak ediyorum. Hiç korkmuyorum ondan. Zaten yaşamayı başka bir yaşamayla karşılaştıramadığın için de değerlendiremiyorum....

Niçin Gülüyoruz?

Ama araştırmalar olayın bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Tabii sizler de haklı olabilirsiniz. Gülmek araştırmacılar tarafından yıllarca araştırıldığı kadar karmaşık olmayıp, ilkel atalarımızdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayatı paylaşmakla ilgili bir davranış biçimi de olabilir. Böyle de soru mu olur, tabii ki fıkralara, komik laflara ve...

Oğuz Atay’ın Bilinmeyen Röportajı

Oğuz Atay severlere güzel bir hediye olsun diye, hem de nostalji niyetine ölümünden 5 yıl önce, 1972 yılında verdiği bir röportajı sizlerle paylaşıyorum. Sevdiği yazarlar, kitaplarındaki karakterler ve daha pek çok şey... Oğuz Atay: Başarı insanı sevimsizleştirir. 1970 TRT Roman ödülünü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar'a karşı, eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan...

Deha Üzerine

Dünya üzerinde her insan farklı bir karakter barındırır vücudunda, bu adli tıptaki parmak izi gibidir adeta. Bu karakterler aynı hayatı farklı yönleriyle yaşar, fakat pek azı bu hayatı çekip sürükleyebilir, onu yeniden tasarlayabilir. Bu noktada bir ayrıma giderek tüm bu karakter ya da psikolojileri bir sınıflandırmaya tabi tutarsak...

Hayyam Rubaileri -VI-

101. Felek, delik deşik ediyorsun yüreğimi; Yırtıyorsun ikide bir sevinç gömleğimi, Esen yelleri ateş ediyorsun bana; Çamura çeviriyorsun içeceğimi. 102. Haram, acı, kötü derler canım şaraba: Oysa ne hoş şey, hele bir güzel sunarsa; İçin bakın; hem doğrusunu isterseni, Haram dedikleri her şey hoş galiba! 103. Dedim ben artık kızıl şarabı içmem; Üzümün kanıymışbu, ben kan dökmek istemem. Gün görmüş...

Alın Yazısı ve Hürriyet

Alın yazısı, alınlarımıza zorla yazılmış şeyler değildir. Biz, her birimiz, kendi isteklerimizle geliyoruz dünyaya. Alın yazısı denilen şeyler, bizlerin dünyaya gelmeden önce, Ruhsal Dünya'da seçtiklerimiz ve isteyerek talep ettiklerimizdir. Eksikliklerimizi telafi edici olaylardır. Alın yazısı (kader) dediğimiz mesele budur. Kahrolmaya, üzülmeye gerek yoktur. Ne yaparsanız yapınız, alın yazısı...

Mulholland Dr.

Mulholland Dr... Naomi Watts, Laura Elena Harring gibi oyuncuların başrolü paylaştığı filmde yine Lynch' in parmak izleri her yerde... Uzun metrajlı çekilen filmde sıradışı karakterler, hayaller ve şizofreni ön planda tutulmuş ve olaylar örgüsü harika tasarlanmış... Sondan başa doğru akan film, deliliğin, kabusların ustaca işlenmesiyle izleyiciyi sıkmadan ekran...

Hayat Işığım

Kalabalıkların bulanık yüzlerinde, hiç bitmeyen telaşlı hallerinde, yaşamaya çalıştıkları en karmaşık duygularında gördüm seni! Kime sorsan, adı aşktır belki? Oysa aşktan bir adım sonrasıydı, yürek kapılarımı içerden açışındı, o an’dı... Yorgun ayakkabıların henüz bitmemiş yollarında, günlerce- gecelerce, zamanın avunulmuş isimlerince aradığım sen! Meğer BEN'DEYMİŞSİN! Çocuk zamanlarımızın yalnız sokak başlarında yanan...