Kafka’nın El Yazmaları Ne Olacak?

Aralarında Dönüşüm’ün de olduğu pek çok müsveddenin nerede kalacağıyla ilgili davada karar çıktı.

20. yüzyılın en önemli yazarlarından Franz Kafka’ya el yazmalarının nerede kalacağına ilişkin bir süredir devam eden dava sonuçlandı.

Yazar, başyapıtlarından biri kabul edilen “Dönüşüm” başta olmak üzere pek çok müsveddeyi ölümünden önce arkadaşı Max Brod’a teslim edip kendisinden bu metinleri yakarak yok etmesini ister.

Milliyet’te yer alan habere göre, bu dileğini yerine getirmeyen ve yazarın ölümünden sonra metinlerin yayımlanmasını sağlayan Brod, Nazi döneminde işkencelerden kaçarak gittiği Filistin’e Kafka’nın el yazmalarını da götürür. Brod da 1968 yılında ölümünden önce el yazmalarını asistanı Esther Hoffe’ye emanet eder.

1973 yılında Hoffe’nin el yazmalarını açık artırmaya çıkararak satma fikri ortaya çıkınca Brod’un vasiyetine uygun olmadığı gerekçesiyle mahkeme fikre engel olur. El yazmalarının kendilerine ait olduğunu ileri süren Hoff’un kızları, şimdi mahkeme kararıyla metinleri İsrail Ulusal Kütüphanesi’ne emanet etmek zorunda.

t24.com.tr

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yorgunsan…

Yorgunsan uyuyamazsın çocuk. Yorgunsan üzülemezsin. Yorgunsan ağlayamazsın her sabah. Yorgunsan özleyemezsin çocuk. Yorgunsan yorgunsundur. Yorgunsan yalnızsındır. Ve yorgunsan sevemezsin çocuk. Bir daha asla sevemezsin. Yorgunsan...

Otobüs

Ekim ayının ortalarıydı. Havanın kararmasıyla serinlemişti etraf. Üşütmese de soğuğu hatırlatıp rahatsız eden bir serinlikti bu. Şehre yeni inşa edilen şehir içi otobüs terminalindeydim. Şehrin...

Koca Aşk, Küçük Şehir

Sana okyanusları vaat ettim, ırmağı tercih ettin. Şimdi kimler kalbini emanet ediyor sana? Bu yolun dönüşü yok, kaçışlarına son ver sevgilim. Koca yaz bitti, kış bana yine...

Felsefe Açısından Fizik

1. Felsefe ile Fizik Arasında Bir Bağ Olmadığına İnananlar Fizik'ten felsefe'ye yaklaşmak, fizik-felsefe arasındaki ilişkilerin ancak bir yönünü görmeyi sağlar. Az önce izlemeyi denediğimiz bu...

Ölmek Özgürlüğü

Filozofluk yapmak kuşku duymaktır derler, öyleyse benim için saçmalamak, aklına eseni söylemek, daha zorlu bir nedenle, kuşkulanmak olmalıdır. Çünkü araştırmak, çözüm getirmekse kürsü başkanının...

İkilik

Ben ve Sen veya Ben ve O, insandaki ikiliğin en belirgin tanımıdır. Bana göre mi, sana göre mi, ona göre mi düşüncesi, insanın olumsuz...

Sen Felsefesi

Kocaman cüssesine çok hafif geliyordu kalbi. "Benden çaldığı kalbimi de koysun kalbinin üzerine, o zaman cüssesine uygun bir kalbi olur" dedim, kendi kendime. Zaten...

The Night Listener

“Kimin dinlediğini asla bilmezsin” The Night Listener, Toni Collette’in ve Robbin Williams’ın başrollerini aldığı bu psikolojik gerilimde, bir radyo yapımcısının hayalleri peşinde koşarken yaşadığı kayıpları...

Şair’e

Ey şair! Değer verme sevgisine sen halkın Tez geçer gürültüsü zafer övgülerinin; Aptalın yargısına, soğuk kalabalığın Gülüşüne de boş ver, aldırışsız ol, sakin. Sen çarsın: Yalnız yaşa. Yürü...

Spinoza’nın Hüznü

O kadar düşünceliyiz ki, düşünemiyoruz bile? Düşünmeyi o kadar biçimlendirmişiz ki, çay bardağındaki kaşık gibiyiz. Kendimize bakarken, kendimizi değil, düşünce’nin içinde nasıl göründüğümüze bakıyoruz....

Vaveyla

Haklı düşüncelerimizle tuttuğumuz her köşe başı ve onların inandırıcı halleri yaşamımızın çoğul sesidir. Dibine kadar yanlışta olsa, itiraf etmemek ya da en basiti kabul etmemek, yitirilmiş güçlü duyguların karakteristik boşluğudur...

Ölmeden Önce

Yaşamın amacını anlayabilmek için, giriş – çıkış kapıları belirlenmiş zaman çizgisinde gerçek uyanışı tatmamız gerekmektedir. Her anın kendi içinde yükselişi, mertebeleri ve doğurganlıkları mevcuttur....

Max Stirner’in Çalınan Kafatası ve Engels’in Stirner Çizimleri

Stirner’in biyografisini yazan şair, öykü ve roman yazarı İskoçyalı-Alman J. H. Mackay (1864-1933), günün birinde Berlin Sophienkirchhof mezarlığında gömülü Stirner’in mezarını açıp / açtırıp...

Hayyam Rubaileri -II-

21. Varlığın sırları saklı, benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedi-kodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben. 22. Bir geldi mi...

Şarkı Söyleyerek Kaybolacağım

Şimdi yabancı bir rüzgâr var saçlarımda kulaklarımda bilmediğim bir ses ölüm kokusu keskin, kelimeler keskin. Ses gittikçe yükseliyor. Dar sokakların huzuru toplanıyor. Gecelerin anlam...