Kavga, Kargaşa, Kaos

Kendine acıyarak ağlamak… Kulağındaki melodilerin eşliğinde hayatın en sinsi tecavüzünde… Mağduru oynamak! Geçmişin sillesiyle, benliğini takip etmek, paramparça olmak… Felsefe yapmak, şiir yazmak, kanatlanıp uçamamak… Hepsi aynı gibi değil mi?
Zaman geçer ve…

Güçten düşen ruhunuz size şunu emreder:

“Hayat seni beceriyor! Ve her çığlığında hala tanrı demeni normal görüyor!”
Ne yapacaksın bu durumda?

Desibeli düşürüp dozunu arttırdığın hangi uyuşturucuyu deneyeceksin? Yüksek sesli bir orkestranın ortasında sağır kalmak mı istersin? İşte sana kurtuluşun en katmerli yolculuğu…Yani vazgeçtiklerin, yani en fazla acıtanlar… Kısaca sen… Kısaca ben…

Bir şey yapamam! Bu senin maceran, bu senin fedakarlığın…

Başla ve öl, çünkü hayat en kısa ölümdür…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikNe Biçim Yer Lan Burası!
Sonraki İçerikBilmece, Oyun ve Devam

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Kendimizi İnceleme

Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de. Qua deus hanc mundi temperet arte domum Qua venit exoriens, qua deficit unde coactis Comibus in plenum menstrua luna redit; Unde salo superant venti, quid flamine captet Eurus, et it nubes unde perennis aqua. Sit ventura dies mundi quae subruat aries. (Propertius) Bu...

Hikâyeci Oğuldan Mektup: Saatçi Mehmet Bey’in Ölümü Üzerine

Saygıdeğer Biricik Babacığım; Umarım iyisindir. Ne zamandır mektup alamadık senden, endişelendik, özellikle annem, vurdumduymazlığına dayanamıyor:  yine de hürmetle selamları var, çok özlemiş, “ne zaman gelecekmiş sor bakayım” deyip beni çekiştiriyor. Kardeşim (sanırım adı Volkan’dı) altını ıslatmıyor artık, “ergenliğe girişte normal” dedi doktor, tam anlamıyla organları gelişmemiş, babasız kalan...

Niçin Böcek Yemiyoruz?

Böcek yeme fikrinin insanda oluşturduğu tek duygu iğrenme duygusudur. İnsanların gıda tüketim alışkanlıklarını, kalori değerleri ve beslenme dengesi değil, dinler, gelenekler kısacası kültürler belirler. Günümüz insanları sadece birkaç omurgalı, yumuşakça ve kabukluları yemesine karşın, atalarımız böcek yiyici idi. Böcekler bol miktarda protein ve yağsız sığır etinden daha az yağ...

Metafor Nedir?

Metafor, diğer adıyla "Mecaz"... Etimolojik olarak Antik Yunan 'a kadar uzanan bir söz sanatı, tıpkı Türk Edebiyatın' daki Mecaz-i Mürsel ya da Kinaye gibi. Ancak kavram bu kadar yüzeysel bir tanımla geçiştirilemez. (bknz. ekşi sözlük) Metafor yazıp hem de onu okuyabilmek her şeyden önce ince bir zeka gerektirir; internette...

“Biricik ve Mülkiyeti” Üzerine 266 Sözcüklü Bir Anekdot

“Haklı ya da haksız olduğumu yargılayacak biri varsa o da Benim, Benden başka bir yargıç yoktur. Başkaları sadece benim hakkımı onaylayıp onaylamadıklarını ve bunun onlarca da haklı bulunup bulunmadığını ifade edebilirler.” Çevirisini yaptığım, üzerine Almanca ve Türkçe makaleler ve bir de Almanca kitap yazdığım, uzmanı olduğum filozof üzerine...

Kül Rengi Sinema: Burton Sineması

İlk izlediğim filmi sanırım 1990 yapımı Türkçe'ye "Makas Eller" diye çevrilen Edward Scissorhands idi. Çok garip bulmuştum ve etkileyici. O zamanlar çocuktum etkilenmem kolaydı diyorum ama şimdi anladım ki yaşım 28 olmasına rağmen Tim Burton hala beni etkilemeye devam ediyor. Cronenberg'den sonra bu yazıyı kaleme almamın tek nedeni...

Aşka İlham Veren Güzelliğin

aşka ilham veren güzelliğin beni bir tanrı yapıyor teninin zevk matematiğinde çırpınırken aklım gelgitlerle sevişiyor artık biliyorum bunlar sana aşık olmanın nimetleri deliliğin aynadaki seyri gibi seni çok seviyorum aşka ilham veren güzelliğin yatağımda kıvranıyor tanrı bizi kıskanırken o yalnızca beni dileniyor   Can Murat Demir

The Elephant Man

Bir Lynch filmi daha…”The Elephant Man” Victoria çağındaki İngiltere’de geçiyor. Dar sokaklar, veba, karanlık bir yüzyıl harika tasvir edilmiş. Ve tabii ki yine Lynch filmlerinin bir numaralı teması kapitalist kent olgusu yine en karamsar haliyle kulakları ve zihinleri meşgul ediyor… Film de fazlasıyla idealist bir doktorla “Fil Hastalığından”...

Geçmişin Anılara İhaneti

... Uzaksınız. O kadar uzaksınız ki ne kadar da bağırsam duyamayacaksınız ellerimden düşen zamanın sesini. O kadar uzaksınız ki kendinize ne kadar susarsanız susun fark edemeyeceksiniz hiçliğinizi. Kimin ne kadar değerli olduğunu bakışlarımız değil, bakmayı bilmeyen insanların göz kamaştırdığı küstahlıkları belirliyordu. Aslında her nefes alışımız Tanrı'ya ihanetti, Tanrı'nın...