“Kimimiz Van Gogh Oluyoruz, Kimimiz En Şahane Portakal Reçelini Yapıyoruz”

Yayıncılık dünyasının deneyimli ismi Deniz Yüce Başarır, “Ben Okurum” adlı podcast’inin yeni bölümünde psikoterapist Gülcan Özer ile Irvin Yalom’un Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri adlı kitabını konuşuyor. Özer, varoluşçu psikoterapinin yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olan Yalom’un, on hastasının terapi hikâyelerinden oluşan kitabı üzerinden, insanın hayattaki anlam arayışında herkesin farklı bir noktaya tutunduğunu “Kimimiz Van Gogh oluyoruz, kimimiz en şahane portakal reçelini yapıyoruz” diyerek özetliyor.

“Ben Okurum”

Deneyimli yayıncı Deniz Yüce Başarır “Ben Okurum”un yeni bölümünde Nietzsche Ağladığında ve Divan gibi romanlarıyla da dünya çapında bir şöhrete sahip olan psikiyatr Irvin Yalom’un seanslarına katılan on hastasının terapi hikayelerini içeren kitabı Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri adlı kitabını ele alıyor. Sohbetle bilgiyi buluşturan podcast’in yeni bölümünde Başarır’ın konuğu ise psikoterapist Gülcan Özer. İkilinin sohbeti psikolojinin, varoluş sancılarının çevresinde dolaşıyor, terapi odasından geçiyor, ölümün kaçınılmazlığına, yalnızlığa, insanın özgürlük ve anlam arayışına uzanıyor. “Ben Okurum”un yeni bölümünde 2020 yazı için gerekli gücü verecek bir söyleşi, güçlü kalemiyle hastalarıyla sınırla kalmayıp, birçok kişinin ruhuna dokunan bir terapist ve onun ilgi çekici kitabından bölümler dinleyenleri bekliyor.

“Ben Okurum”un yeni bölümünde varoluşçu psikoloji üzerine konuşan Gülcan Özer kitapla ilgili düşüncelerini ise, “İnsan kendi derinlere doğru inmeye başladığında orada yalnızlaşır. Ama başka insanların da düştüğünü kalktığını, hırpalandığını görmek insana cesaret veren ve yol almak için de umut veren bir hikâye. Ve işte Aşkın Celladı gibi kitaplar da bunu sağlıyor!” şeklinde dile getiriyor.

Storytel Türkiye’nin sponsorluğunda hazırlanan “Ben Okurum”un tüm bölümlerine Spotify, Apple Podcasts, Podtail, CastBox ve Simplecast’ten ulaşılabilir.

“BEN OKURUM” HAKKINDA

Değişen medya düzeninde podcast’ler gün geçtikçe önem kazanıyor. Tüm dünyada sayısı hızla artan bu yeni mecra için Türkiye’de de durum farklı değil. Çoğunlukla sohbet ya da monolog ağırlıklı podcast’lerin arasında, nadir de olsa tematik yapımlar da ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en deneyimli yayıncılarından Deniz Yüce Başarır’ın imzasını taşıyan “Ben Okurum” adlı podcast de bu nadir yapımlardan biri.

“Ben Okurum”un her bölümünde farklı bir kitaba odaklanan Deniz Yüce Başarır, kitabın ona hissettirdiklerini anlatırken, yazarıyla ilgili anahtar niteliğinde bilgiler vermeyi de ihmal etmiyor. Her bölümüne farklı bir ismin konuk olduğu “Ben Okurum”u bir arkadaş sohbeti gibi dinlemek de mümkün; kitaplar hakkında konuşan, tartışan, kitap sevgisini paylaşan dostların muhabbeti olarak… Ancak bu sohbetle sınırlı kalmayan podcast, söz konusu kitaptan alıntıları ve Deniz Yüce Başarır’ın kitapla ilgili bilgileri, kendi fikirlerini, yaşanmışlıklarını paylaştığı metinleri de kitap meraklılarına sunuyor. Birbirini tamamlayan, ustalıkla bir araya getirilmiş bu üç parçalı yapısı, “Ben Okurum”u diğer podcast’lerden ayıran en önemli özelliklerinden biri.

DENİZ YÜCE BAŞARIR HAKKINDA

Psikoloji okudu. Seslendirme sanatçılığı, çevirmenlik, televizyon programcılığı ve sunuculuğu yaptıktan sonra 2003 yılında editör olarak Doğan Kitap’ta yayıncılığa başladı. 2017 yılında yayın direktörüyken yayınevinden ayrıldı; aynı yıl genel yayın yönetmeni olarak hep kitap’ın kurucu ekibinde yer aldı. Geçtiğimiz yıl mart ayında bu görevinden de ayrılan Başarır, şu günlerde Storytel’de birçok kitabın sesi olarak ve “Ben Okurum” adlı podcast’iyle dinleyicilerle buluşuyor.

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yazgı ve Evren Düzeni

İnsani bir kimlik içinde, çok eksik olan görüşlerimize göre bile ilahi irade yasalarının değişmez yargılarının gerekleriyle biçimlenmiş evrenin düzeni ne kadar görkemli ve uyumludur! Doğada daima...

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

Çok sayıda kadının peşinde koşan erkekleri rahatlıkla iki kategoriye ayırabiliriz. Bazıları bütün kadınlarda kendi öznel ve değişmez kadın düşlerinin gerçekleşmesini beklerler. Ötekiler ise nesnel...

Üç Frenk Havası

1. Capriccio Alum Gülünç bir ölümle öldü deniyor Max Stirner için çünkü mahvına sebep nihayet bir sinektir ama Fanya Kaplan nasıl öldü diye sorarsak sanırım işimiz fazlasıyla ciddileşir. Bize ne...

Sarhoşum

sarhoşum alkol damarlarımda biliyorum bir sen yoksun yanımda seni düşünüp yazmak tek sarhoşluğum kelimeler dudakların gibi müptelası yapıyor ruhumu güzelleştikçe benim oluyorlar sanki yazmayı bırakamam seni saçlarına tutunmayı özledi ruhum hatırlamıyorum bitanem sen söyleyince hatırladım kafam...

Can’ın Cevheri

gece ki, uyandığı uykusuyla kapımda, beden uyusa ne çare? görmeye yetenekli gözler, Işığın karşısında yitirir lütfunu açık dursalar ne çare? duydukların ile şekil bulan sözler yer etse dillere sen bilmedikçe söylesen ne...

Dostluk ve Dostluk Bağları

Dost ve dostluk dediğimiz, çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir raslantı ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş,...

Optik

Galileo ve Descartes gibi, büyük İngiliz fizikçisi Sör Isaac Newton (1642-1727) da evreni bir makine olarak, daha açık söylemek gerekirse “tanımlı ve güvenilir güçlerin...

Mezarlık ve Ülkesizlik

Zarif bir cümlenin ardından gelen yorgunluk gibi her yanımı saran  bu sessiz dua, beni artık korkutmaya başlarken, adını sanını duymadığım, bilmediğim bir düşüncenin topraklarına...

Van Gogh Kestiği Kulağını Kime Gönderdi?

Kulağı gönderdiği genç kadının kimliği de 128 yıl sonra ortaya çıkarıldı. Van Gogh'un kestiği kulağını kime gönderdiği bulundu. Ressamın kesik kulağını bir çiftçinin kızı olan Gabrielle...