Lucifer: Uyanışın Temsilcisi

Lucifer… Pür kötülüğün temsilcisidir. Cennetten kovulan meleklerin en asili. Tanrının hizmetinde çalışmaktansa cehennemin efendisi olmayı tercih eden nadir meleklerden biri… Ateşin yakmasını, günahın yoldan çıkarmasını öğütleyen, içgüdülerimizi ejderha kanıyla besleyen Lucifer… O bir insan, o bir üstün insan…

Adem ile Havva’ nın en doğal tercihinin vücut bulduğu Lucifer… Cennet bahçesinden kovulan iki saf bedenin ayartılmasını üstelenerek, bilgi ağacından bir yılan (Sata) suretinde inerken, insanlığın içine kötülüğün tohumlarını attı. O bir ışık, o gökyüzünden düşen bir yıldız sanki.

Lucifer… Antik şeytanın adı. İbrahimoğullarının belası. Yahudiliğin kötü rüyası, İsa’ nın kanlı vücudunda dolaşan bir vampir… İyinin ve kötünün dünyasında içgüdülerin şafağını müjdeleyen bir karanlık o. Lucifer… En içten duyguların ve aydınlanmanın anahtarı…

*Ben önünde sonsuz yılları olan Sata’ yım. Ölü yatıyorum. Her gün  doğuyorum. Ben yılan Sata’ yım, dünyanın en uzak yerlerine giden bir gezginim. Ölüme yatıyorum. Doğuyorum. Yenileniyorum, her geçen gün gençliğimi tazeliyorum.

Katil tanrı Horus’ un soyundan gelen bilgeliğin adresi… Yeraltı tanrısı Hades’ in tek varisi Lucifer… Issız çöllerin, ateş saçan yeryüzünün, günahlar evinin bekçisi… O bir insandır ve sadece yaşamak istemektedir.

Ruhsal dirilişin ve kendini bulma’nın günah sayıldığı yeryüzünde kendine has yöntemleriyle Lucifer tam bir tanrıydı. Çektiği cezasıyla, ödediği bedelle tam bir kahramandı. Cehennemin hükümdarı, aydınlığı değil karanlığı seçti çünkü her şey karanlıktaydı. Bütün güzellik o gizemli karanlığın içinde hapsolmuştu. Lucifer… Kaybedilen gücün, yok sayılan zevklerin habercisiydi. Da Vinci’ nin şeytani tablolarında, Newton’ un simyasında kendini gösteren kutsal ışık… Lucifer! Lucifer! O bir kadın olmalı! Evet bir kadın! Günaha davet eden bedeniyle, suça meyilli sezgileriyle bir kadın! Kutsal ışığın bir dişideki tek yansıması… Mary’ nin (Magdalene, Işık Getiren Mary) ruhunda beliren ve bütün tanrıların aşık olduğu kadın… Lucifer… “Diana Lucifer…” O bir kadındı… Yeryüzünü ete kemiğe büründüren bir dişi…

**Ve göklerde savaş vardı. Mikail (başmelek) ve melekleri ejderhaya karşı savaştılar, ejderha ve melekleri de onlarla savaştı. Fakat yeterince güçlü değillerdi ve gökteki yerlerini kaybettiler. Büyük ejderha korkunç bir şekilde savruldu, yılan, bütün dünyayı yoldan çıkaran İblis’ i veya başka bir deyişle Şeytan’ ı çağırdı. Melekleriyle beraber savrularak yere düştü.

Lucifer… Tensel zevklerin tanrı-ça-sı… Çıplaklığın ve en estetik günahların meyvesi… O biziz, o bizden biri olmalı!

 

Can Murat Demir

Kaynakça:
*Book of the Dead, 307:544-5
**Yeni Ahit , Esinlenme, 12:7-9)

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikÖlü Bebekler Diyarı
Sonraki İçerikMulholland Dr.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Aşkım, Katilim

Boğazıma bıçağı dayadığında artık kabulleniş safhasındaydım. Beynim içerilerde bir yerde deli gibi haykırırken ben ve ruhum son derece sakindik. Mevsimlerden kıştı, hava çok soğuktu. Katilim camları açmıştı kar öyle güzel yağıyordu ki. Camın altında yattığım için tüm vücudum soğuğu hissediyordu ve küçük kar zerrecikleri yüzüme çarpıyordu. Karın yağışını...

YKS-TYT-AYT Ünitelerine Göre Felsefe Çıkmış Soruları Ve Cevapları

1. ÜNİTE – FELSEFEYLE TANIŞMA 2. ÜNİTE BİLGİ FELSEFESİ 1. Bilimsel kuramların ortaya çıkışını bir mucize olarak göstermek hiçbir şekilde savunulamaz. Bilimin geçmişine bakıldığında, önceleri bir atlama, sıçrama olarak görülen bilimsel çalışmaların, aslında kendinden önceki pek çok kaynaktan beslendiği görülmektedir. Başka bir deyişle, bilimin sellerini veya nehirlerini oluşturan küçük...

Ey Yolcu

Yolcu, söyle bana yolun nereye? " Şu yürüdüğüm ağaçlı yoldan Denize gidiyorum, suya girmeye. " Yolcu söyle bana deniz nerede? " Şu akan nehrin bittiği yerde, Alacakaranlığın şafak vaktinde, Gündüzün geceye döndüğü yerde. " Ey yolcu, çok mudur gelenler seninle? " Ben nasıl bileyim sayılarını? Hepsi ışıklar ellerinde Yol bulup giderler geceleri, Çınlar sesleri suda, karada, Şakıyıp gezerler gündüzleri....

YouTube’un ‘Katil Palyaçolar’ı İngiltere’yi Bastı!

YouTube'dan etkilenen bazı İngilizler, Palyaço kıyafetlerine bürünerek vatandaşlara korku dolu anlar yaşatıyorlar. Bu günler İngiltere’de hareketli anlara sahne oluyor. Amerikan YouTube kanallarından etkilenen bazı İngilizler, Palyaço kıyafetlerine bürünerek vatandaşlara korku dolu anlar yaşatıyorlar. Ellerinde kesici delici aletler, pompalı tüfeklerle yollarda veya çalıların arasından fırlayarak karşılaştıkları insanlara korku salan...

Venüs’e Övgü

Aeneaslar anası yüce Venüs, insanların da Tanrıların da sevgi kaynağı; yol gösterirsin Denizde, göklerin altında gemicilere, yaşatırsın Dirileri, bolluk verirsin yığın yığın Verimli topraklara, seni görür doğan günün ışığı, Ey Tanrıça, sen gelirsin gider yeller, dağılır bulutlar, Seninle bezenir yaratıcı toprak, güzel çiçeklerle. Sana gülümser durgun denizlerin suları, Işıklarla dolar pırıl pırıl yaygın gökler. Görünmüş günlerin...

İnsan Varoluşu Üzerine Notlar

Nicedir “insan”ın ne olması gerektiği üzerine düşünmüyoruz. Ne edebi, ne sanatsal, ne ruhani olarak onu konu edinmedik, onu kendi kaderine terkettik. Onun hangi virüslerle zehirlendiğini, nelere açlık hissettiğini, maddeye ve türevlerine neden bu denli tutkun olduğunu, tanrıyla olan savaşının kökenini, ruhani olarak hangi silahlara sahip olduğunu unuttuk....

Aynıdır Bütün Ordular

Aynıdır bütün ordular Namlıdır şöhretleri Aynı eski gürültüyü çıkarır topçular Yiğitlik delikanlılara özgüdür Tümü yorgun gözlerle bakar eski askerlerin Aynı eski yalanları dinler eski askerler Her zaman sineklere yem olur ölü gövdeleri Paris 1922 Ernest HEMINGWAY

Sanat Üzerine

Her istek, bir gereksinimden, bir yoksunluktan, bir acıdan doğar; giderildiği zaman insan yatışır. Ama yatışmış bir kişiye karşılık, nice yatışmamış ve duygunluğa erişmemiş insan vardır. Üstelik, istek uzun sürer, gerekli olan şeylerin ardı arkası kesilmez; oysa duyulan haz, kısa ve ölçülüdür. Yeryüzünde hiçbir şey yoktur ki, şu...

Dostluk

Dostluk konusunda düşündüğüm zaman, hep şu noktayı göz önünde tutmalı diye düşünürüm: Acaba dostluğu arattıran sebep güçsüzlük veya ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa bu yardımlaşma dostluğun özelliğidir de,...