Matrix mi, Başlangıç mı?

Matrix, Başlangıç’ı (Inception) ne kadar etkiledi? Inception yeni Matrix mi? Sinema yazarlarına sorduk…

2000’li yılların adam akıllı bir bilimkurgu filmi çıkarmaması, herkes arasında ‘Yeni Matrix’ lazım hissiyatını yaratmıştı. Ancak bir anda geçen yıl ‘Avatar’ çıktı ortaya ve ‘Yeni Star Wars’ geldi.

Böylesi bir arayışta ise ‘Akıl Defteri’, ‘Takip’, ‘Prestij’, ‘Kara Şövalye’ gibi filmlerle belleğe önem verdiğini ispatlayan Christopher Nolan sevdiği temaları ve kara film alışkanlıklarını bir bilimkurgu için devreye soktu. ‘Başlangıç’ (Inception), ABD’de ve dünyada yavaş yavaş yükselen gişe rakamlarıyla ‘eleştirmenlerin ve seyircinin beğendiği film’ olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Aynen ‘Matrix’ örneğinde olduğu gibi… Ancak daha çok bu ikili, ‘alternatif gerçeklik’ meselesini farklı bölgelerde aramalarıyla seyircinin kafasını karıştırıyor.

Peki içinde yaşadığımız dünyanın sanal bir gerçeklik olduğunu iddia eden Matrix, algımızı dağıtmışken; Başlangıç’ın rüyalara girip soygun ve casusluk yapılabiliyor, kaderle oynanabiliyor deyişi neye alamet? Bunlar ne kadar birbirine benziyor, ne kadar birbirinden ayrılıyor?

Sinema dünyasında konuşulan bu sorunları sinema yazarlarına sorduk. İşte görüşleri…

inception-ve-matrix
Inception

MEHMET AÇAR (GAZETE HABERTÜRK sinema yazarı)

“Burun farkıyla Inception”

Öncelikle ‘Başlangıç’ın, ‘Matrix’in popülaritesine ulaşacağını sanmıyorum. İkincisi, benzerliklerine rağmen çok farklı olduklarını düşünüyorum. ‘Matrix’, seyircinin karşısına bir düşünce sistemiyle çıktı ve birçok farklı şeyi birleştirerek neredeyse sinemasal bir füzyon yarattı, bilimkurgunun ‘siberpunk’ geleneğini sinemaya aktardı.

‘Başlangıç’ ise bence biraz daha farklı bir gelenekten geliyor. Bir soygun filminin yapısını taşıması ve iyi-kötü mücadelesini bir kenara bırakması açısından, ‘Matrix’e göre çok farklı ve daha orijinal bir yapısı var. İkisini de beğeniyorum ama ille de cevap vermek gerekirse duygusal bir tercih yapar ve ‘Az farkla Inception’ derim.

SEVİN OKYAY (SİYAD onursal üyesi, sinema yazarı)

“İkisi de farklı kulvarlarda”

Bana göre ‘Matrix’. Warchowski Kardeşler’in filminin felsefi bir ağırlığı var. Benim için sanal dünyanın bir penceresi de olmuştu. Tıpkı daha önce Gibson örneğinde olduğu gibi. Çok sevdiğim Nolan ise, “Başlangıç”ın üzerinde fazlaca düşünmüş, attığı imzanın altını çizmiş. 1990’ların sonundan, “Matrix” ile “Gizemli Şehir”in (“Dark City”, 1998) döneminden etkilenmiş ama “Başlangıç” bence “Akıl Defteri”nden (“Memento”, 2000) de izler taşıyor. Hepsi, çevrendeki dünyanın hakiki olmayabileceği ihtimali üzerine kurulu.

UĞUR VARDAN (Radikal gazetesi sinema yazarı)

“Tabii ki Matrix!”

Elbette ‘Matrix’… Çünkü eni konu öncüydü, kafa karıştırıcı yanı ve felsefi tonlarına rağmen salondan iyi bir film izlemenin keyfiyle ayrılıyordunuz. ‘Başlangıç’ ise, yaratıcısının hedefleri doğrultusunda ifrada kaçmış bir yapım. Bunu söylerken iç içe geçmiş rüyaları değil, gereksiz bir biçimde aksiyona yüklenmeyi kast ediyorum. Benzer bir tavrı Wachowski Kardeşler de ‘Matrix serisi’nin ikinci ve üçüncü adımlarında göstermişti. Ayrıca ‘Matrix’ stil sahibiydi, ‘Başlangıç’ ise farklılığını bas bas bağıran post-modernist bir kurgu sanki…

KUTLUKHAN KUTLU (Sinema dergisi sinema yazarı)

“Matrix, Inception’ın temalarını incelemişti”

‘Matrix’. Bence ‘Başlangıç’a kıyasla daha yenilikçi bir film, özellikle de sinemasal açıdan. ‘Matrix’ birçok sinema üslubunu, hatta birçok öykü geleneğini birbirine bağlayan kocaman girift bir köprü gibi. Ayrıca ‘Başlangıç’ta ele alınan uyku/uyanıklık ve düşüncenin bulaşıcılığı gibi temaları da daha önce, epey etraflı bir şekilde incelemişti, hem de enformasyon çağının yeni kavramlarına uyarlayarak. ‘Başlangıç’ zekice yazılmış bir film ama bence ‘Matrix’ kadar geniş ufuklu ve zengin değil.

KEREM AKÇA (HABERTURK.COM sinema yazarı)

“Zaman gösterecek”

İkisini aynı kulvarda ele almanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. ‘Matrix’, özellikle ‘Quieth Earth’den (1985) etkilenerek teknolojik gelişmelerle de birlikte ‘sanal gerçeklik bilimkurgusu’ alt türünü doğurmuştu zamanında. 1999’da çekildiği için geçtiğimiz 11 senede, sinema dünyasında büyük etki yarattığı görüldü. Bir filmin değerini kavramak için de; sinemada bıraktığı sarsıntıyı ve devamında ortaya çıkan eserleri görmek gerek. Yani bu soruyu cevaplamak için en az bir 10 sene beklemek lâzım. Esin kaynakları arasına ‘Matrix’i de alan ‘Başlangıç’ın ‘rüya casusluğu bilimkurgusu’, ‘inception bilimkurgusu’ veya ‘rüya soygunu bilimkurgusu’ gibi bir alt tür doğurup doğurmayacağını şu anda tahmin etmemiz zor. Nasıl bir etki yaratacağını zaman gösterecek.

HABERTÜRK

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Ateş ve Karanlık

"soğuk bir gecenin içine oturdu, ve bir ateş yaktı karanlığın içinde, bir nefes çekti gecenin içinden acıları, etrafa dağıldı." düşünüyordu... neden bu karanlıkta olduğunu... ama yakalayamıyordu kafasından geçenleri... bir anda güneşi...

A Nightmare on Elm Street

Ne kadar uykusuz kalabilirsiniz? Bir gün, iki gün, ya da üç gün... Karşınızda sıfır kilometre Freddy karakteriyle A Nightmare on Elm Street Rüya...

Aşikârlık Dehşeti: Felsefenin Cüreti

Felsefe tüm şeylere düşmanca ve tehditkâr davranır. Hayatı rahatsız eder. Devinimsiz bir felsefe kavramsal bir fantezi dünyasından öteye geçemez. Bu gerekçeyle felsefiyatın kaderinde kaos...

Geceyle Karışık Sabah

Sızıp kalmadan önce, zihnini satın alan ve aynı zamanda karıncalanma yapan düşüncelerle doluydu küçük kafası. Geceyle karışık bir sabahtı. Ne aydınlık ne karanlıktı. Yağmur bu...

Bayan N.’nin Hikâyesi Vol.3

... Buna dayanamıyordum. Artık başka bir şeye dönüşmeye başladığımı hissediyor, bu yükü taşımakta zorlanıyordum. 3 yıl öncesi... T. ile Aralık ayında karşılaşmıştım. Onu yaklaşık 2,5 aylık bir...

Avcının Akşam Şarkısı

Yürüyorum kırda sessiz, yabanıl Elimde tüfek sürüne sürüne; Gözlerimde senin ışıklı yüzün, Tatlı hayalin gülümsemede. Gezmedesin sen şimdi, sevimli Kırlar içinde vadilerde; Ah, benim uçup giden hayalim Bilmem görünür mü sana...

Kaosa Yolculuk

Yaşayan ölülerin ıstırapları onları çığlık atmaya zorluyordu sanki. Bilinmeyen boyutu oluşturan ölü hücreler durmadan çoğalıyordu ve kendileriyle birlikte getirdikleri soğuk çürümüş cesetleri durmadan büyük...

Pardon, Biraz Yalnızlık Alabilir Miyim?

Gözlerime bakma. Onlar yalancı. Ben git diyorsam gideceksin. Cıvık aşk sözcükleri sarf etme boşuna. Bana zamanında sadece seni seviyorum deseydin. Şimdi gözlerim doğru söylerdi....

Vicdan Üzerine Bir Önerme

Vicdan, filozofların en parlak olanıdır. O, eksiksiz bir makinenin dişlisi gibidir, ruhun biricik sanatı gibi. Saflık nedir derseniz, o, vicdanın muhasebesidir, yani seçtiğin yoldur....