-Merhaba, dedi mavi ay altındaki çıplak kadın silueti.

Merhaba diyerek yanıt verdim. Aslında erkekliğimin altında daha ne kadar destan vardı söylenecek fakat dilimin uyuşukluğu bana engel oldu. Yanıma yaklaştı ve elini uzattı silüet. Halen yüzünü görememiş olmaktan muzdariptim. Çünkü ben de her insan gibi karanlıkta göremediklerimden korkuyordum. Ellerini tuttum. Yumuşak, güzel kokulu elleri vardı. Güneş görmemiş ve bembeyaz. Dudaklarımı değdirip tattım. Nar gibiydi, bereket taşıyordu ellerinden. Dudaklarını aralayıp müziğe ihtiyacı olduğunu söyledi. Duraksadım, evet elimde iyi bir müziğim vardı ama tamamlanmamıştı henüz. Ona tamamlayamadığımı ve veremeyeceğimi söylediğimde bana sadece sarılmakla yetindi. O an anladım ki beni tamamlayan oydu. Ve bugüne kadar kafa yorduğum o notaların anlamı kalmamıştı. Tamdım,tamamlanmış ve bir olmuştum.

Gözlerime baktı, açık bir alnı ve omzundan aşağı dökülen kumral saçları vardı kadının. Göz kapaklarıma, elmacık kemiklerime ve omzuma dokunduktan sonra,

-Yorulmuşsun dedi.

Evet uzun zamandır uyku uyumamıştım. Mavi ay denize doğru uzanırken gözlerimi kapattım. Notalarım aktı suya ve oradan buharlaşıp göğe yükseldi. Ellerime baktım,aynı kadında olduğu gibi beyazlaşıyor ve yorgunluğumdan bir bir arınıyordum. Utançlarım artık yoktu.

Benliğimin uçurumundan uzaklaşmış, saflaşmış, dünyevi ağırlığımdan arınmıştım. Kadın beni öptü ve teşekkür ederek uzaklaştı. Dakikalarca orada kaldım. Her şeyi sorgulayan beynim artık sadece susuyordu.

Cem Altıner

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.