Bundan bir süre önce çok satan romanlardaki yeni trendler üzerine bir araştırma hazırlamıştım. “Vampir romanlarının saltanatı ne kadar sürecek? Onların yerini ne alacak?” gibi soruların etrafında şekillenen bu araştırmanın sonucunda, veriler iki gidişatı ortaya koyuyordu.

İlki, vampirlerle aynı kategoride değerlendirilebilecek ‘melekler’ ve ‘zombiler’in çok popüler olacağı yönündeydi (zombi temalı kitaplara iki örnek verebilirim hemen; Doğan Kitap’tan Max Brooks imzalı Zombi Savaşı ve Resif Kitap’tan J.L. Bourne imzalı Günbegün Mahşer). Yani kısaca vampirler hâlâ gözde olabilir ama diğer yaratıklar da hızlı bir yükseliş sürdürüyor diyebiliriz. İkinci yön ise karanlık bir gelecek çizen, her türlü felaketlerle dolu bir geleceği anlatan bir tür distopik dünya trendini işaret ediyordu.

Ancak alıştığımız distopik hikâyelerdeki totaliter rejimlerin yerini çevre felaketleri, teknolojik kaoslar gibi insanlığı tehdit eden yeni aktörler alıyordu (Resif Kitap’tan çıkan Kim Stanley Robinson imzalı Yağmurun Kırk İşareti ve Frank Schatzing imzalı Sürü, bu tür merkezine doğa felaketlerini alan romanlara, iki iyi örnek olarak ele alınabilir).

Kısa süre önce Can Yayınları’ndan çıkan bir bilim-kurgu/gerilim romanı ise sözünü ettiğim bu distopik romanların başarılı örneklerinden biri. Karl Olsberg imzalı Sistem adlı roman, bilgisayar ortamında yaratılan bir yapay zekânın dünyadaki internet ağına hızla yayılarak korkunç bir kaos ve yıkım yaratmasını işliyor. Kendi varoluş biçimini belirleme yetisine sahip bilgisayar sistemlerinin insanın kontrolünün ötesinde bir varoluş biçimi geliştirebileceği, bugüne dek sayısız bilimkurgu eserine konu oldu.

ENSTALASYONU OLAN KİTAP

Ancak Olsberg bilimkurgunun bu en çok tartışılan konusunu yadsınamaz bir gerçeklikle ve yeni bir bakış açısıyla ele alıyor. Sistemin kontrol altında olup olmadığından emin olmadığımız ve olamayacağımız bir dünyada yaşadığımız gerçeğini vurgularken, aynı zamanda insan zekâsı ve yapay zekâ arasındaki paralelliği de tartışmaya açıyor ve her ikisinin kendi doğasını karşı karşıya koyarak çarpıştırıyor. Romanın sarsıcı anlatımında ‘yapay zeka uygulamaları’ üzerine doktora tezi sahibi yazar Karl Olsberg’in güncel teknolojiyle paralel ve gerçeğe uygun yaklaşımı da belli ki büyük rol oynamış. Ayrıca roman sinemaya da uyarlanma aşamasında. Bu arada Can Yayınları, hikâyedeki gerilim ve heyecanı okurlarla gerçek yaşamın içinde buluşturmak hedefiyle özel enstalasyon çalışmaları hazırlamış. Çeşitli D&R mağazalarında sergilenen tasarımlarda kitaptaki ürkütücü atmosferi yaşamak mümkün.

www.sabah.com

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.