İmge

Şiir imge sanatıdır, ama imge yakalamaktan ibaret değildir. Kısa kısa imgelerden nefret ediyorum… Ben uzun şirde birtakım temalar yakaldım. Temayı geliştirerek uzun şiir sürdürmek önemli. (1)

Batı dillerindeki “image” ı karşılayan bu sözcük, Türkçe “im” kökünden yapılmıştır, “işaret” anlamındadır.

Dilimizdeki “İmi timi yok” deyişi, “İzi belirtisi yok” demeye gelir. İmge “Varolan ya da varmış gibi tasarlanan nesnelerin anlıkta canlandırılışı” dır. Bu bir tür kopyadır. Ama işimiz bununla bitmiyor. Duyu organlarıyla algılanmış bir şeyin düşüncel kopyasıdır da imge ve somut niteliktedir. Burada taklit içleştirilmiş artık, algılarımızın yeni nesnelerle yeniden kurulmasıdır. Bir devinimin gerekliliği ile anlıkta canlandırılmış biçimi benzeşirler elbet, duyumsal izlenimin sürmesi imgeyi ortaya çıkarır. Ama aradaki benzerlik her zaman kesin değildir, ozan imgeyi bulurken, haberi olmadan, duyumsal izlenimden sıçrar kimi zaman, ama onun için “izlenim” ile “imgesi” aynı şeydir. İmdi rüyada ancak duyumsal işaretlerin egemen olduğunu düşünürsek, düşünsel işaretlerin bulunmadığı bir dünyaya gelmiş oluruz. Buna bakarak bir ozan, zekanın denetiminden çıkardığı imlerle çalışmaya başladı mı, onun yaptığı iş “saçma” görülür. Hiç olmazsa bir süre için… Bu yeni deneyin getirdiği yeni ölçüler ve değer yargıları yerleşinceye dek.

Gerçeküstücü Fransız ozanı Reverdy’nin bir sözü ile bağlayalım yazımızı. “İmge, ruhun arı bir yaratısıdır.” (2)

Melih Cevdet Anday

(1) Zeynep Oral, “Edebiyatımızdan On İnsan, Bin Yaşam” ,no:8, Milliyet Sanat eki.
(2) “Sanatçının İki Deneyi Üstüne”, Cumhuriyet, 16.10.1987, (İmge Ormanları,1994,sf 239)

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikCinnet
Sonraki İçerikSesler Duyarsınız

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Olvido

Hoyrattır bu akşamüstüler daima! Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüleri daima! Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh atılan oklarla delik deşik, İşte doğduğun eski evdesin birden, Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle...

Kadın Yüzü

Yaradan, kadın yüzü çizmiş sana eliyle, İstek dolu sevgimin efendisi dilberi; İnce kadın yüreğin öğrenmemiştir hile, Bilmez kadınlardaki kancık döneklikleri; Gözlerin daha parlak, kahpelikten yoksundur, Neye bakarsa baksın altın yaldız kaplatır; Erkeklerin en hoşu, en hoş şeyler onundur, Erkekleri büyüler, kadınları çıldırtır. Seni yaratmış olsa kadın olarak önce Yaradan bile çılgın bir sevgi duyacaktı, Ama bir hiç...

Sümbül Efendi Efsanesi

Efsaneler, rivayetler hep insan üzerine değil. Koca Mustafa Paşa Camii'nin avlusundaki dev ve yaşlı ağacın hikâyesi de bir hayli ilginç... Cami avlusundaki bu yaşlı ağacın gövdesi zamanla yarılmaya, kabuklan dökülmeye başlamış. Sümbül Efendi, ağacı zincirlerle sararak korumaya almış. Ancak, zincirin bir ucunu yere doğru sarkık tutmuş ve demiş...

Bilimlerin Kraliçesi Olan İlahiyata

Burada bir kısmını okuyacağınız, Galileo’nun Toskana Büyük Düşesi Christina’ya yazdığı mektup (1615) bir bilimadamının bağımsızlık bildirgesi olarak adlandırılabilir. 1611’den itibaren bu büyük bilimadamı (1564-1642) Kopernikçi evren teorisini sadece matematiksel bir hipotez olarak değil, fiziksel bir olgu olarak savunduğu için bazı din adamlarının saldırılarına maruz kalmaya başlamıştı. Bu...

İnsan Varoluşu Üzerine Notlar

Nicedir “insan”ın ne olması gerektiği üzerine düşünmüyoruz. Ne edebi, ne sanatsal, ne ruhani olarak onu konu edinmedik, onu kendi kaderine terkettik. Onun hangi virüslerle zehirlendiğini, nelere açlık hissettiğini, maddeye ve türevlerine neden bu denli tutkun olduğunu, tanrıyla olan savaşının kökenini, ruhani olarak hangi silahlara sahip olduğunu unuttuk....

Sürekli İsyan Ediyorum Duyuyor musun?

sesimde kırlangıçlar ötüyor duyuyor musun? ölü ozanlar ve şairler adını fısıldıyorlar kulağıma özlüyorum. ve radyoda rast geldiğim Chopin'in piyano dinletisiyle kendime bile söylemeye çekindiğim itiraflar ediyorum. sürekli isyan ediyorum duyuyor musun? bu avare yalnızlıklar ahmaklığı... istiyorsan ki biliyorum illaki istiyorsun o uzun saçlarını ser yatağıma tekrar sen onca ağırlığı tek başına kaldıramazsın. özledim diyorum duyuyor musun? güzel ayakların...

Aşikârlık Dehşeti: Felsefenin Cüreti

Felsefe tüm şeylere düşmanca ve tehditkâr davranır. Hayatı rahatsız eder. Devinimsiz bir felsefe kavramsal bir fantezi dünyasından öteye geçemez. Bu gerekçeyle felsefiyatın kaderinde kaos her daim var olacaktır. Bunun yanında felsefi uğraş, insan varoluşu için daima estetik bir kurtuluşu vadetmiştir. Felsefeyi sadece boş zaman uğraşı, entelektüel bir...

Dört Öğenin Yapısı

Sıkıdır, kaskatıdır anaözün öğeleri, Yumuşak yapıdadır toprak, su, yol, od, Boşlukla karışmıştır bunların tümü de. Yumuşak değildir kurucu ilkeler, yoksa Nereden çıkardı demir, kaskatı çakıllar, Hangi güç kurmuş bunları? Nerde, bilinmez. Olmasa kurucu öğeler yoksun kalırdı özünden Anavarlık, kopardı gerçek kaynağından. Sağlamdır, dayanıklıdır, yalındır kurucu öğeler, Nesnelerin gerçek kurucuları, bağlıdır hepsi Özgün bağlarıyla bağlanınca birbirine sımsıkı Birçok etkin...

Kusuyorum

16:28 perşembe öğleden sonra ve Schuman çalıyor sıcak duvarların altında ve ben düşlüyorum fersah fersah kayboluş! çıldırtan kalabalıktan uzak ve ben tiksiniyorum olduğum yerden ve ben içiyorum dün için ve ben kusuyorum yarın için tiril tiril hep böyle mi olacak? İlkay Beyaz