Nefret, Oyun ve Hayat

Tanrı kutsal metinlerde böyle buyuruyordu. Sonra ilk iş olarak günahı yarattı, Adem’ in bel kemiğinden… Arzuyu ağaç dallarında, hayatı ise kanlı köklerden… Kadim tanrı işleri böyle yürütüyordu. İnsanlığın korkularında tahtını kurdu. Diğer adı korkuluktu. Şehvetin soğuk yenen bir yemek olduğunu öğütlüyordu. Soğuk ve şarap eşliğinde tadılan bir eziyet… Tek kişilik bir ziyafet.

Benliğin zehirlenmesi. Uçuşun ahengine rüzgarın karışması. Her yandan ruhuna bir şeyler üfleyen tanrısal bir takım duygular. Bir yandan bunlarla savaşırsın, bir yandan da hazzı yaşamak istersin. Bu gerçeklerle yüz yüze gelmeye benzer. Kopuş, hem bir aldatmacayı, hem de tuhaf bir bilmeceyi temsil eder. Yozlaşmada olduğu gibi şiirsel bir tarafı da vardır. İnsanın kendisiyle kalma mücadelesine kabul töreni.

Sonsuzluğa kavuşmak için ölmeli insan.

Herkes bunu yaşayamaz! Bu süreç canlı bir bedeni ve farklı bir varoluşu gerektirir. Sonunu bilemediğin bir macera… Ardına bakmadığın zamanlarda seni mutlu eden bir sevgili. Aşkın içine katılan tecavüz fikri buna eşdeğer olabilir. Bu halde hayat sizi kandırır ve sizi dışınıza taşırır. Kusturur. Tanrı tahtından izler her şeyi. Acı çekmeni bir ibretlik tiyatroya çevirir. Nereden baksan ölümcül bir günahtır. Tıpkı İsa’ nın fedakarlığında olduğu gibi ahmaklık telkin eder.

Günah tanrınındır,
Sen sadece benim ol yeter!
Ey varoluş, ey saltanatın hükmü
Benim ol sonsuzluk cini

İşte size eksiksiz ve bir o kadar da gecikmiş bir intihar. Geciken adalet… Üstün ırk, kalıtımın zenginliği… Bu sayılanlar sizi korkutmadıysa adam oldunuz demektir. Hayat ise kıskanır sizi, hissettiklerinizi, nefesinizi keser her benlik, boğazınıza sarılır, melekler.

Kurban ve cellat ironisi bu yüzden benim gözümde, hayat ve tanrıya denk gelir.

 

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikBarfly
Sonraki İçerikNe Biçim Yer Lan Burası!

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

İlahi Düzen ve Ruhun Kurtuluşu

Var olmanın sancısını çekiyor insanlık ve her nefes ölümü çağırıyor. Ruhlar alemine iniş başlasın, Süptil yalanların mabedine doğru, Ve hoş geldin diyor şeytan Ruh: Sonsuzluğun bedensiz sürüklenişidir. Dünya ruhların...

Yaşayan Ölüler

Bir yasa vardır, hükümdarların gördükleri işlerin ölümlerinden sonra yargılanmasını ister; ölülerle ilgili yasalar arasında bana en sağlam görünenlerden biri budur. Hükümdar yasaların sahibi değilse bile yol arkadaşıdır....

Yalnız Gezerin Düşleri

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından...

Şiirsel Gerçeklik

Ortaklıksız bir evrendir o, daha büyük bir evrene bağlı olmayan, tanrısız bir evren, çünkü asla yalan söylemez, çünkü olacak olanı olmuş olanla asla karıştırmaz. Bütün...

Yalnızlık

Yalnızlık çok konuşmak mıdır? Çok susmak mı? Kendi başına çok konuşmaktır bazen. Ve belki hep çok susmak. Öyleyse Tanrı bize sesini duyuramadığı için mi yalnız? Yalnızlık Tanrılaşmak mıdır? Tanrı...

Şiirsel Avuntular

gece ve şehir aşklarına inat, yalnızlığı anlatır. günü aydın yapacak olanın bir çift göz olduğu bilinir. zamanın akıp, akmaması varlığıyla ilişkilidir. her sokak ona aittir. renkleri, sesleri, tüm izleriyle… yani nereye gitsen...

Senin Ellerinde Gümüş Zambak Gülüşlerin Var

Senin ellerinde gümüş zambak gülüşlerin var Yüzüme imza tutan esmer altın kırbaç dokunuşların Bağrında tomurcuklanan, umudun sallanan başaktan dirliği Baharı haykıran ruhununun mezardan kalkan perçemleri Yürürlükte ki yıldızların,...

Hoşgörü

“Voltaire” müstear adını küçük yaşlarından itibaren benimseyen François Marie Arouet, 1694’te Paris’te doğdu ve yine burada 1778’de öldü. Yorulmak bilmez bir şair, tiyatro yazarı,...

Fikrin Etkisi ve Bir Sağaltım Tekniği Olarak Yazma

İnsanda, sıkça gerçekleşmeyen ve bir çaba sarf ederek her daim elde edemeyeceği gürültülü ve coşkulu bir oluş mevcuttur: fikir sahibi olmak. Fikir her zaman...