Nekromantik

Bir kadının işeme sahnesiyle başlıyor Necromantik… Ölü seviciliğinin hortladığı sıra dışı nadir yapımlardan.

Bir kaza olur ama çok feci bir kazadır, her taraf ceset parçalarıyla doludur. İki insanın feci şekilde öldüğü bu kaza bazıları için çok iyi bir fırsattır. Ölü sevicileri için… Rob ve sevgilisi için… Necromantik, işte bu çiftin garip ve bir o kadar da karanlık dünyasının kapılarını bizim için aralıyor. Ve bunu yaparken bilindik yolları kullanmamakta titizlik gösteriyor.

Bir kadının işeme sahnesiyle başlayan Necromantik, ölü seviciliğini Freudvari tarzda konu edinen sıradışı bir kült yapım. Gerek romantizm vurgusu gerekse underground tarafıyla Necromantik, sinema tarihinin belki de en absürt örneklerinden… Ölü hayvanlardan tutun, mezarlıkta seks partilerine kadar her şeyi bulabileceğiniz bir korku örneği. Ayrıca erotik edebiyatın izlerini taşıyarak seyirciye en ucuzundan bir erotik-korku fırsatı sunuyor.

Filmin finalinde kendisini bıçaklayarak öldüren Rob en sonunda hazzın doruklarına ulaşarak seyirciyi epeyce rahatsız etmeyi başarıyor. Bir yandan mastürbasyon yaparak boşalıyor, bir yandan da kendisini öldürmeye çalışarak seyirciye tek kelimeyle harika bir duygu kaosu yaşatıyor. Penisinden fışkıran kanla orgazmın doruklarında gezinen baş kahramanımız Rob artık ölmeye hazır hale geliyor. Bu hareketiyle acının aslında en büyük zevki doğurduğunu bize ispatlıyor.

Rob artık ölmeye hazırdır, tabii eğer mezarda rahat bırakılırsa…

Bu film, yoldan çıkan içgüdülerin ve Nekrofili’nin damarlarında dolaştırıyor sizi. Romantizmle bezenmiş bir atmosferde bir leşle sevişmenin ne kadar doğal olabileceğini müjdeliyor. Kokuşmuşluğun ve uçlardaki cinsel içgüdülerin dünyasına romantik bir şekilde dalmayı hedefliyor. Ve bunu beceriyor da… İğrençliğin içinde seksin değişik bir yorumlamasını barındıran Necromantik(1987), aslında çok düşük bütçeli bir film ve yönetmeni Jorg Buttgereit’ in ilk filmi. Bu yüzden izlenmesi gerekli diye düşünüyorum çünkü bu tarz filmlerin en samimi tarafı, teknolojik taraflarının zayıf kalmasıdır ve bunu yaparken sizi sadece hikayeye yoğunlaştırmasıdır. İşte bu yüzden Necromantik, ucuz ama bir o kadar da güçlü bir albeni barındırıyor.

Necromantik, ölülerin dünyasına “Freud’ un penisiyle” dalarak bize romantizmin hala yaşadığını ispatlıyor.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Kadınlar Neden Daha Duyarlıdır?

Osho'nun tüm dinlere karşı bir duruşu vardır. ona göre bir dine inanarak dindar olmak imkansızdır. bu noktada kendisi bir "asi" olarak tanımlanabilir. Fakat onun...

Yaşama Mektup

Sevgili Yaşam; Sana yazdığım her mektupta yalan söyledim. İyi olacağını ve toparlanabileceğini umut ettirdim. Ancak iyileşemeyeceğini her saniye hissettim. Yine de yalanı sürdürmeye devam ettim....

Kategoriler

Bir bağlantı içinde söylenmeyenlerin her biri, varlık, nicelik, nitelik, görelik, uzam, zaman, durum, iyelik, etkinlik ya da edilginlik belirtir. Biçimsel olarak söylersek, “insan” ve...

Beyti Dost Celse: 13 

Herkes bu sıradan geçecek, vazifelerinizi yapmadınız. Onları düşünmediniz bile..! size, her insan bir insanın kardeşidir. İnsanlar birbirinin kardeşidir demedik mi…? Onu tuttunuz mu..? Siz...

Kutsal Amaçlar Yolcusu

Hayatımın baharında, Çıkıp yollara düştüm. Gençliğimin neşeli danslarını, Baba evinde unuttum. Malım mülküm, neyim varsa, Seve seve bırakıp gittim. Hafif bir değnek elimde, Yürüyorum sevinçle. Kuvvetli umuttu beni çeken, Müphem bir inanç sözü, Git,...

Adam’ın Cinneti

Menfur günahın üstünden 6000 yıl geçmesine rağmen, Adam, hala bedenine yabancı gibiydi. Elleri, kolları ve en önemlisi de kalbi sanki kendisine ait değildi. Emirleri...

Pembe

Sakin bir sabahtı. Sekiz yaşındaki kardeşim Sude'yi okuluna bıraktım ve sabah rutinlerimi tamamlamak üzere eve döndüm. İşe geç kalma pahasına da olsa günlük 90...

Sergüzeşt-i Servet-i Fünun

Abdülhamit döneminde jurnalin kol gezdiği günlerinde yayın hayatına başladı. Binbir zorluğa göğüs gererek en önemli iki edebi akımın ana rahimliğini yaptı. Meşrutiyet'e, Kurtuluş Savaşı'na, I. ve II. Dünya Savaşları'na...

Aşkınlık ve Aşırılık

Aşkınlık kavramı, insanın düşünce boyutunda genelde kabul edilmiş ölçütleri ve kuralları aşmasını içerir.  Toplumun ölçütlerine ve kurallarına “norm” denir ve bu kurallara uyan insanlar...