OMÜ’de Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe Topluluğu tarafından Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri düzenlendi. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklere; Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, Rektör Yrd. Prof. Dr. Halis Ölmez, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Bekir Şişman, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, dekanlar, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.

omu_felsefe

Etkinlik kapsamında Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi fuaye salonunda sergi açıldı. “Filozoflar Sergisi” öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Serginin gezilmesinin ardından Yıldız Teknik Üniversitesinden konuşmacı olarak davet edilen Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç’in, “Tarihte Bilim Gelenekleri” başlıklı konferansına geçildi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Felsefe Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cevdet Kılıç, “Geçen yıl Dünya Felsefe Günü’nün ana teması, “Felsefe ve Hayat” idi. Bu seneki ana temamız ise “Felsefe ve Bilim”. Gerçek bilgiye ulaşmanın anlamını ve bilebilme eyleminin metotlarını ortaya koyan felsefe, bilime bir bakıma annelik, kılavuzluk yapmıştır. Felsefe, ilim ve hikmet kimin eline geçtiyse o, milletleri ilim ve felsefede zirve noktalara ulaştırmıştır. İçinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda evrensel hikmete ulaşabilen milletlerin diğerlerine önderlik yapacaklarına hiç kuşku yoktur.” dedi.

İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Çakır’ın ney dinletisinin ardından konferansa geçildi. Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç konferansında bilgi felsefesinin önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, “Bugün ele alacağımız konu epeydir çalıştığım tarihsel epistemoloji konusudur. Batıda yeni yeni gündeme gelmeye başlıyor. Ben size biraz daha popüler bir dille aktarmaya çalışacağım. Konu başlığına baktığımız zaman üç kavramla karşılaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi bizler için çok önemli. Bilim geleneği nedir?, Tarihte ne tür bilim gelenekleri olmuş? bunları açıklayacağız. Olayın içine girdiğiniz zaman bilim adamları bu konularda çeşitli cevaplar veriyor. Burada önemli bazı konular var. Birçok değişik insan toplumları bulunuyor. Bu toplumları incelediğimiz zaman bazılarında bilimsel faaliyetler var, bazılarında ise yok. Burada iki, üç çeşit topluluk ortaya çıkıyor. Bize ilgilendiren ise direkt olarak bilimi işleyen toplumlar. Bilimsel gelenek kavramı ise ayrı bir önem taşıyor.” dedi.

Bilgiyi işlerken bir sistem halinde incelediğini belirten Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, “İnsan nasıl yemek yedikten sonra sindirim yapıyorsa, biz de bilgiyi elde ettikten sonra onu sindirip düzenliyoruz. Buna bir nevi bilgi anatomisi de diyebiliriz. Malum, gelenek bir toplumdaki davranışların uzun süre icra edilmesiyle oluşur. Fertlerin zihinlerinde oluşan davranışların öğretisel yapı kazanması ve neticesinde topluma atfedilen örf adet ve alışkanlıkların bütünü geleneği oluşturmaktadır. Bu bütünlük bilimsel alanda oluşmuş ise buna bilim geleneği denir. Bilim geleneği topluma mal edilen öğretisel ve davranışsal yön içerdiğinden her bilim geleneğinden farklıdır.” diye konuştu.

İslam bilim geleneğine de değinen Açıkgenç, “Bilimin gayesini hakikat bilir. Bu gelenek her bilimin kendine has bir yöntemi olduğunu kabul eder. Bilimi rahmet olarak görür ancak merhamet olarak esas almaz. Bilim de bereketi, birliği, saygıyı ve güveni esas almaktadır. Bilimsel faaliyetleri genel toplum içerisinde sürdüren bilim adamları bilgi anatomilerini kullandıkları için tarihsel açılımdaki sürekliliği devam ettirirler. Bu süreklilik ise bilim geleneklerine yol açmaktadır. Bu tespiti ortaya koyan ise tarihsel epistemolojidir. Sizlere bilim geleneğini esas alarak tarihsel bilim geleneklerini anlatmaya çalıştım.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.Konferansın sonunda Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç’e günün anısına plaket takdim etti.

Dünya Felsefe Günü etkinlikleri, 5 Aralık 2013 Perşembe günü, tarihinde, Fen Edebiyat Fakültesi Lacivert Salon’da düzenlenecek olan, “Özgürlük mü? Eşitlik mi? Adalet mi?” başlıklı toplantıyla devam edecek.

Kaynak: http://www.omu.edu.tr/omu-de-dunya-felsefe-gunu-etkinlikleri-8377-html

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

İyi Kitabı Kötü Kitaptan Ayırma Rehberi

Bir kitabı elinize aldığınızda onun hakkında bir değerlendirmede bulunmak kolay; zor olan, bu değerlendirmenin isabetli olması... Fakat Huffington Post'a göre bunu başarmak da imkansız...

Moleküler Devrim, Sanat ve Anarşi

Bizim ilgilendiğimiz şeyler çizgilerdir, noktalar değil. Georges Seurat’tan farklı olarak bizler gerçekliği noktalar yerine çizgilere dayanarak tanımlarız. Işığı dalgalarla yorumlarız, parçacıklarla ya da fotonlarla...

Şiir Üzerine

Bizde olsun, Batı' da olsun, şiir üstüne ama ozanlarca yazıları okurken kendi kendime, "Ozanlar şiir üstüne niçin yazarlar?" diye sorarım. Sözgelişi bir ozan, "Somutlayın!"...

İnsanın Durumu

Benim işim gücüm kendimi incelemek: Yapacak başka işim de yok zaten. Bakıyorum da öyle çürük taraflarım var ki söylemeye zor varıyor dilim. Sağlam oturaklı...

Sorgu Çemberi

Tanrıyı kendi ellerimle toprağa bıraktım. Kolu yavaşça düştü sol yanından. Bir parmağı toprağın içine girdi, tırnağının altı simsiyah oldu. Toprak, kirli bedeninin tırnağından başlıyordu onu...

Gecikme

Kalçadan yapışıktık. Kalçadan yapışıktık günümüzden bir Chang ve Eng gibi, gerçi Kuzey Carolina' da o iğrenç pansiyon döşeğinde yatıyordum ben sen tercih ederken Londra' da kılını kıpırdatmamayı, o...

Ultimo tango a Parigi

Ultimo tango a Parigi Parisli genç bir kadının kendisinden yaşlı bir adamla tanışması ve uçlarda yaşanan romantik ilişkilerini gözler önüne seriyor. Bu filmle Bernardo Bertolucci...

İnsanın Yaratılışı

Titan iapetos'un, Okeanos kızı Klymene'den dört erkek çocuğu oldu. Bunlar Atlas, Prometheus, Epimetheus ve Menoithios'tur. İnsanın Prometheus tarafından, maddeden yaratıldığı, daha doğru bir deyimle 'yapıldığı' efsanesi, geç...

Görüngübilim Felsefesi (Fenomenoloji)

Görüngübilim felsefesine göre nesneler maddi olmaktan çıkmış, düşünce ürünlerine dönüşmüşlerdir. Nesnelerin duyularla algılandıkları gibi değil, birer bilinç ürünü olarak, bilinçte şekillendikleri savunulur. Tüm değer...