Plotinus

Bu çalışmadaki amaç, öğretisinde kendisini insanlığın içsel (batıni) hakikatine adayan ve insan hayatının amacının esrime (extase) sayesinde Tanrı ile birleşmek olduğuna inanan Plotinus’un felsefesini ve düşüncesini (tinini) paylaşmaktır.

M.Ö. 6. ve 7. asırda Antik Yunan’da “Misterler Ekolü” vardı. Plotinus’un öğretisi de Eleusis’inki (Elozis) gibi Misterler Ekolüne bağlıydı. Elozis tapınağı “İyonya” diye adlandırılan bölgedeydi (bugünkü İzmir ve Ege kıyıları). Burada yaşayan halk Helenlerdi. Helenler hakikatlerin ve dini doktrinlerin herkese verilmemesi gerektiğine inanıyorlardı. Onlara göre kutsal şeyler kutsal insanlara gösterilir. Mistik ve inisiye deneyimlerini sanat, felsefe ve misterler sayesinde biliyoruz. Böylece Pythagoras (Fisagor), Herakleitos, Parmenides ve Platon gibi filozoflar eşyanın ilkelerini gizliyorlar ve hakikati sembol ve alegori şeklinde aktarıyorlardı.

İnsanın en son amacı her şeyin üstünde olan Tanrıyla mistik bir birleşme olmalıdır. İnsan bu yüce erdeme ancak esrime yoluyla erişebilir.

Mistik inisiyeler, hakikatin esasını herkesin gözlerinden gizliyor ve kutsalı koruyorlardı. Yunan filozoflarının hemen hepsi de Elozis misterlerine inisiye idiler. Onlara göre hakikat (wahrheit) çok büyük gayretler ve özveri karşılığında elde edilir. Manevi hakikatleri keşfedenler onları layık olmayan kimselere açmamalıdır. Bu anlamda, hakikatlerin cahiller tarafından kötü amaçlar için kullanılma tehlikesinden kaçınmış oluyorlardı.

Misterler ekolüyle aynı görüşte olan Plotinus da felsefesinde (düşüncesinde) bize insanın içsel hakikatini keşfederek huzura ve mutluluğa kavuşma yolunu gösterir (serimler). Esrime (Extase)

Plotinus’a göre akıl insanın en yüksek yetisidir (cevher). Fakat akıl, diyalektiği doğurur. Ancak, doğurduğu bu diyalektik (ikilik) akıl ile çelişir. Şu halde akıl bağımlı bir fakültedir. Aklın kuralları mutlak değildir. Aklın yetersizliğinin nedenlerinden en önemlisi ikilikten kurtulamamasıdır. Bir tarafta aklın kendisi, diğer tarafta aklın düşünceleri, kavramları vardır.

Ayrıca aklın ürettiği zanlar, kuşkular, üzüntüler, sıkıntı ve kuruntular da vardır. Diyalektik akıl yürütme, aklı ikilikte bırakır. İnsanın içinde akıldan üstün bir bilme aracısı vardır ki bu da ‘esrime’dir.

Plotinus, aklın üstüne, akıl kanunlarıyla ilgisi olmayan mutlak birliği keşfettiren esrimeyi yerleştirir.

Esrime esnasında insan -çokluktan, bilinçten ve kişilikten kurtulan ruh- Tanrı ile birleşir ve bedenden ayrılır; hatta her zamanki hallerde bedeni yöneten ve aydınlatan can (lame) da gider. Yani artık, beden, içinde efendisi oturmayan bir saray haline gelir ve organik kanunlardan başka bir kanuna bağlanmaz. Esrime zamansız bir ölümdür; daha doğrusu zamansız bir hayattır. Platon’un “Ölmek yaşamaktır” sözü, bu mistik yaşamı anlatmak içindir.

İnsan tanrısal bir lütuf olan bu belirtiyi beklemeli, aramalıdır; onunla birleşmenin tek yolu ‘cinsel’ isteklerden arınmaktır. Ancak ‘nefisten vazgeçmekle’ ulaşılan bu yetkinlik ‘saf mutluluk’tur. Bunun doğurduğu ‘sarhoşluk’ ise ‘düşüncenin üstündedir’; yani o, ‘düşüncenin sonsuzlaşması’ demektir.

Bu birleşme ruhumuzun tanrısal ruhta fani olmasıdır. (İslam tasavvufundaki fena-fi’llah aşaması budur.) Ancak onunla baş başa kalan ‘ruh’, ‘ermiş’ ve ona ulaşmıştır (tasavvuftaki vasılı ila’llah). Bunun için Plotinus’a göre ölüm bir ceza değil, bir mükâfattır. Zira, ölüm Tanrıya dönmekten başka bir şey değildir (Conversion en Dieu).

Plotinus’un Felsefi Görüşü

Temel hipotez ‘nous’un birliği’, ‘düşünce’ ile ‘düşüncenin konusu’nun, noesis (düşünce) ile ‘noeton’un birliğidir (düşüncenin konusu). Bu birlik bilginin temellendirilmesine dayandırılan ana aksiyomdur. Düşüncenin, tinin birliği, ‘bilgi’yi de ‘bilgi öğretisi’ni de içine alır. Aristo’nun algı öğretisine dayanır. O, ruhu, alttan ‘algı’nın, üstten de ‘tinin’ belirlediği iki bölümlü bir şey olarak görür. Bu ikisinin ortasında ise ‘anlık bilgisi’, dianoya vardır. Bilgi süreci aslında kendi kendini bilme sürecidir. Tin başkasında kendini tanır (ktoretes). Böylece bilgiyi, ‘tin’ ile tinden başka, ondan ayrı olan şeyin ilişkisi doğurur.

Tin anlığın refleksiyonu ile kendi üzerine yönelir. Yani, kendine özgü doğasının bilgisine, kendi üzerine katlanan tin, duyusal ve bedensel olandan uzaklaşır. Duyusallık ve bedensellik tini olumsuz biçimde etkiler. Olumlu olarak o birliğe doğru ilerleme içinde tinin kendinde olması ve ‘kendi kendisini aralıksız görmesi’, ‘temaşa’ etmesi aşamasına kadar yoluna devam eder. Bu kendinde ‘birlik’ içinde ‘tin’, ‘bir’ olanın ‘hakikatine’ yönelmiş olur.

Turgut Özgüney

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikGece
Sonraki İçerikBeyti Dost Celse: 3

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Tanrı Sizsiniz!

Benim olması gereken benim olanlardır. Öncelikle iyinin olmadığını, sonra Tanrı'nın kötü olmadığını, gerçeğin, özgürlüğün ve adaletin olduğunu, hümanizmin olmadığını, aslında var olan illüzyonla gerçeğin...

Black Metalin Ölümü: Abrahadabra

Dimmu Borgir' ı yaklaşık 10 yıldır dinlerim. Benim zamanımda piyasada bir Dimmu vardı bir de Cradle Of Filth... Bazılarına göre Dimmu, black metal piyasasında...

Hayyam Rubaileri -II-

21. Varlığın sırları saklı, benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedi-kodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben. 22. Bir geldi mi...

Kaosun Kutsal Kitabı

Gecenin karanlığına giriyoruz ve buradan ancak cılız kalıntılarımız çıkacak, çok kalabalığız, daha da kalabalık olacağız ve giderek daha da kalabalıklaşacağız, böylece sonunda kaos galip çıkacak ve ölüm...

Her Gece Bambaşka Kişiliklere Bürünme Riski

"her gece bambaşka kişiliklere bürünme riski nasıl hissettirir bilir misiniz? her gece başkasının ruhunda ya da başkasının koynunda bulmak kendini. gerçek insanların ve gerçek kimliklerin olmadığı...

Felsefe Mezunlarının Sorunları

Felsefe Yazın: Türkiye'de felsefe eğitiminin gelişimini genel olarak nasıl görüyorsunuz? Ahmet İnam: Bu soruya eğitimin aşamalarını göz önüne alarak cevap vermek gerekir. Felsefe eğitimi aile...

Kaostan Ahenge

Hayatın altın rengi kazanmış yeni yaprakları sonbaharın ılık nefesiyle dans ederek yere dökülüyordu, yeniden hayat kazanmak için düşüyorlardı belki de. Hayır hayır belki de...

Felsefe Ders Notları: Özet

FELSEFENİN ANLAMI Yunanca seviyorum ‘’phileo’’ ve bilgi, bilgelik anlamına gelen ‘’sophia” sözcüklerinden türeyen felsefe “bilgi sevgisi” veya “bilgelik sevgisi”  ya da “hikmet arayışı” anlamındadır. Felsefe...

Çok Satan Kitaplar Yazmanın Formülleri

Yayınevi yöneticileri, çok satan kitaplar yazmanın formüllerini verdi Elif Şafak’ın Aşk’ı niçin satış rekorları kırdı? Da Vinci Şifresi’yle ortalığın tozunu attıran Dan Brown’un kazandığı inanılmaz şöhretin...