Shelter

Shelter bir şeytan çarpması örneğini başarılı şekilde perdeye yansıtıyor.

Hayatta doğaüstü güçler mi, psikoloji mi yoksa Tanrı mı daha etkilidir? Sorunun cevabını bu filmde bulmak mümkün. Bir psikolog olan Cara Harding (Julianne Moore) çeşitli vakalarla ilgilenmektedir. Bu vakalar genelde seri katiller ve cinayetlerle ilgilidir.

Cara Harding bu kez öyle bir vakayla karşılaşır ki onu ne Tanrı ne eğitimi ne de bir başkası kurtaramayacaktır. Öyle ki kendisiyle birlikte kızı ve babası da bu vakaya dahil olacaktır.

Shelter Katolik inancından, cadı kültürüne kadar birçok alana atıfta bulunan hem psikolojik hem de para normal olaylarla desteklenmiş. Bu yönüyle bir Hollywood klişesi yaratsa da oyuncu performansıyla izlenebilir bir film. Başrollerinde Julianne Moore ve “Tudors” adlı televizyon dizisinden tanıdığımız Jonathan Rhys Meyers yer almış. Efektleriyle fazla göz dolduramayan film, hikayesinin özgünlüğüyle, oyuncu performansıyla dikkat çekiyor.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikÇeviri
Sonraki İçerikAyrılık Şarkısı

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Özlemle…

Günlerden hoşçakaldı... Bunu neden söylediğimi anlatamadım, sığınmak istedim, öylece kaldım! şehri altüst edip bulabilmek seni akıllardan geçip görebilmek seni rüyalarla karışıp düş alemine anladım her şey özlemle Yetim kalmış...

Gerçeküstücülük ve Türk Edebiyatı

Gerçeküstücülükten ilk söz edenlerden biri Mehmet Behçet Yazar. Yazar'ın Genç Şairlerimiz ve Eserleri (1936) adlı yapıtında Dada ve sürrealizm akımlarına değinilmiş, belirli bir tanımlama...

Gülmek ve Ağlamak

Demokritos ve Herakleitos öyle iki filozoftu ki, birincisi insanlık halini boş ve gülünç bulduğu için halk arasına alaycı bir güler yüzle çıkarmış; Herakleitos ise,...

Heidegger ve Gadamer: Düşünürken-Oduna-Kesilmek

Heidegger ve Gadamer ortak bir kaderin iki mimarıdır. Biri diğerinden diğeri de birinden kuvvet alır. Düşünmenin varlığının, varlığın düşünmesinin talihi bir ormanda vuku bulur:...

Gece Gelen Yokluğun

Enigma, şarap ve duman. Bir uçurum var arkamda, düşmeli miyim sana doğru? Yürümeli miyim yoksa gururla? Anlamsız bir döngüyle sarsıldı evim. Kapımda bekleşen gece varlıklarının homurtusu uyutmuyor beni. Çağırıyorlar. Beni...

Kralın Hizmetkarları: Manevi Bir Dünyanın Hasleti

Onlar henüz doğrulmadı. Yeryüzü günaha gebeyken “Çocuklar” tek bir şeyi vazife edindi: İsimsiz olanın keşfi. Bu bir acının başlangıcıydı. “Babanın Çocukları” yeryüzünde henüz yoktular. Onlar...

Saklımda

saçlarından dökülen ışıltıları topladım bir bir, heybemdedir hepsi. merhaba diyemediğim bir yansımanın adısın. şimdi ne desen hoşçakaldır, içimin en yakın yalnızlığında… sen yürüdün , arkanda bıraktığın fırtınadan habersiz. sayısız sokakların renklerinde, suretinle...

Mutlu Yaşama Dair

Dördüncü yüzyılda Atina’da iki büyük felsefe okulu daha kuruldu: Adını Epikür’den alan Epikürcü okul ile kurucusu Zeno’nun öne çıktığı, adı Stoa’dan (sundurma) mülhem Stoacı...

Şiirin Öznesi, Poetika ve Kendindenlik

Şairin poetikaya olan gereksinmesi teknik mahiyettedir. Poetika şiirin/şairin daima yedeğindedir ve onun bir 'uzantısı' olabildiği sürece anlam kazanır. Bundan dolayı öncü poetikadan değil öncü...