Shelter

Shelter

Shelter bir şeytan çarpması örneğini başarılı şekilde perdeye yansıtıyor.

Hayatta doğaüstü güçler mi, psikoloji mi yoksa Tanrı mı daha etkilidir? Sorunun cevabını bu filmde bulmak mümkün. Bir psikolog olan Cara Harding (Julianne Moore) çeşitli vakalarla ilgilenmektedir. Bu vakalar genelde seri katiller ve cinayetlerle ilgilidir.

Cara Harding bu kez öyle bir vakayla karşılaşır ki onu ne Tanrı ne eğitimi ne de bir başkası kurtaramayacaktır. Öyle ki kendisiyle birlikte kızı ve babası da bu vakaya dahil olacaktır.

Shelter Katolik inancından, cadı kültürüne kadar birçok alana atıfta bulunan hem psikolojik hem de para normal olaylarla desteklenmiş. Bu yönüyle bir Hollywood klişesi yaratsa da oyuncu performansıyla izlenebilir bir film. Başrollerinde Julianne Moore ve “Tudors” adlı televizyon dizisinden tanıdığımız Jonathan Rhys Meyers yer almış. Efektleriyle fazla göz dolduramayan film, hikayesinin özgünlüğüyle, oyuncu performansıyla dikkat çekiyor.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikÇeviri
Sonraki İçerikAyrılık Şarkısı

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Bir Ruhgetirme Ayininin Kulbu Kırık Fincanı

Virajlı bulvar panolarındaki genel resimlerden kaçıyorum. Yere çömelmişken, başımı kaldırıp yüzüne bakmamışlıklarım vardı. Şimdi, belirsiz niyetler besleniyor. Resmi bir dans, ilmühaberleri eksiksiz teneke midyesi. Hangi akibet koyuyor, gözlerimin önüne bu pastel filtreyi. Bir buğu hep. Gözlüğü tişörtünün eteğine silersin, taktım yine aynı. Eskitilmiş varsayılan, zihin öncesi bir kargaşayı...

Talaz Ana Öldü!

Ölüm haberi, saniyenin milyonda biri kadar bir zamanda modelin tüm sahipleri tarafından duyuldu. Azler: Ölümü gizlenmeye çalışıldıysa da engel olamadılar. Bundan on bin yıl önce, kibrit kutusu büyüklüğünde bir kütle içerisinde tarif edilemeyecek kadar küçük mü küçük bu ölümün, modelin dengesini sarsacağı söylense güler geçerdik. Ancak bugün her...

Kafka’nın Herkesten Saklanan Sırrı!

Neden yolculuğa çıkılır: İş veya firar amaçlı değilse, “yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak,” diye özetlenir bu durum genellikle; yeni yerlerin önünde durup bakmak, yeni insanların risklerine, tehlikelerine açık olmak heyecan verir yolcuya. İnşa edilenin, manzaranın geometrisi/varlığın kimyası derken çıkılan yolculuk bir “fen meselesi,” şaşkınlık ya da...

Yüksek Varlık Hz. İsa’nın Süregelen Vazifesi

Hıristiyanların Christ dediği bu Yüksek Varlık, Doğu’da Bodhi-sattva ve Lord Maitreya olarak bilinir ve Müslümanlar’ca da İmam Mehdî adı altında beklenir. Î.Ö. 600 yıllarından beri yaşamın kaderlerine nezaret eden ve bundan önce insanlar arasına gelen ve tekrar beklenen O’dur. O, Dünya Öğretmeni, Üstadlar’n Üstadı, Melekler’in Yol Göstericisidir ve...

O’nun Özlemi

Her yaratılan O’nu izliyordu. Teker teker, sonsuz akış yerini buluyor, birbirlerine karışanlar ahenkli bir bütünü oluşturuyordu. Bütünün içinde, eksiksiz bir aşkla, birbirlerine sarılıyor ve isimlerini unutuyorlardı. Her arzu O’nun içinde gönüllüce yok oluyordu çünkü tüm arzuların ana vatanı burasıydı. İnsan, cennetleri yükseltmek için yaratılmıştır. Menahem Mendel Soluksuzca ışık akıyordu solgun...

Islandı Kitaplar

İçim ağlıyor, en derinim kimyası çözülememiş sevda moleküllerim, ağlıyorum, nereden geldiğini bilmiyorum. Dökmek için gözyaşları verdin bana, bak ben ağlayarak yazıyorum sana. Gök ayrı ağlıyor bu mevsimde bize, ıslandı artık kitaplarım bahçende. Titreyen gözler giriyor düşüme sen kokulu sayfalar, ayraçlar keşke mutlulukta kalsalar. Geçmez de kalırsa, şehrin her yerindeki anılar sevdadan çıkan bağırtılar artık sadece sevda değil alacağım Okunacak son satırlar, yazılacak...

Cinnet

Korkuyorum!.. Kainat çıldırıyor gözümde İntikam bulutları gecemde, gündüzümde Canlanıyor çeşmenin musluk taşı Yoksulluk günlerinin doludizgin ayyaşı Duyuyorum göğsümde bir yılan,ıslık çalan Duyuyorum sesini,alçaldıkça alçalan Cinleri görüyorum bin türlü, yüzleri al En yanık havasını çalıyor şimdi kaval Geçiyorum; binalar kudurmuş her tarafta Geçiyorum; tarihim küflenmiş eski rafta Çğniyor bedenimi cinnetin katsayısı Katedralden bakıyor asrın kabadayısı Ağlıyorum!.. Arkamda sefil, hummalı sitem Ağlıyorum!.....

Evil Dead II

Tekinsiz bir orman, huzursuz edici bir atmosfer. Etraf karanlık ama tüm korkutucu ayrıntılar görülebilecek kadar da ışıklandırılmış. Gölgeler olmadık oyunlar oynamakta dimağımızda. İnsanın durup dururken içine bir ürperme geliyor, kanı bir anda çekiliyorsa, boşuna değil, bu ağaçların arasında dolaşan bir uğursuzluk var, duyuları, duyguları avucuna alan. Sonra...

Kontrollü Flashback’ler

Ne sağlam bir pabuç kalır yarına, Ne de kokuşmamış bir çorap Taşıyorsa eğer koca bir insanın yükünü. Ağzımdan dökülen ilk cümlemin mısraları oldukça şaşkınlık yarattı Jerzy’de. Kayalıkları yer yer delerek arasından sızan bir kaç ağacın altında, deniz kenarındaydık. Tanrının beni neden yarattığını sorgulamalarım Jerzy’nin yüzünde beliren gülümsemeyle tarih oldu. "Mısralar tıkanıklıkları...