Yoklukları çoğaltmanın kederindeyim
Usul usul yürürken yeni doğmuş
Bir öykünün girişinde
İmgelerimin titreyen dalları
Her yere savrulan rengârenk sözcüklerim
Ve otuz iki yıllık hamalıyım öznemin
Başka bir dilde yüklenip
Bütün betimleyenleri terk ettim,
İçime doluşan esmer avuçların
Ve alnına çizilmiş yaranın aynası
Kimiz biz içimizde?
Kendini bulamamış bir sülfür
Aynanın ince bir uzamı
Öz’ün ilk ve son hali
Topla kendini
Saçlarının bakıra çalan dalgasından
Ve yüzün anıların sırtında kalan
Sözün başladığı yerde aşk
Aşkın gittiği yerde şiir
Gerisi zamanın alnına örülmüş
Bir bahar sabahının kuru gövdesi
Issız yalnızlıklarıyla dolaplar
İçine evler kurduğumuz
Dokunanın ötesi omuz
Pencereden sızan rüzgar sancısı
Beni al,
Çırılçıplak karanlığında saklı yaralar
Birbirimizin karanlığına bakıp ağlayacağız
Ve samimiyetin zırhında soğuk
Mesafeli sevişmeler
Damlıyor her şey

Sevdi Aycıl

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.