En büyük mutluluğa eşlik eden en derin tutarsızlık ve en kesif korkudur “O” Metalik bir konserve kutusu ise gerçek, onu düşünce gücü ile ezmek ya da.

Ama bu kadar başarılı olamadı hiç. Hiçbir insanda. Çünkü boyutları bilinen en iri kıyım insanı bile aşar bir bebek ruhu bile. O, bu bakımdan bir bebek ruhudur. En saf gerçeğin istenmesidir bu iğdiş edilmiş kavramlar tarlasında O.

Hiçbir edebiyatçı ya da filozof önemli değildir O’nun için. Çünkü O, onların teyelleri titreyen manifestoları için kurban olan egoları bilir, görür, anlamaz. O’nun için yayvan ağızlarla motorize bulvarların ötesinde ve en büyük gerçeği kendi zanneden zavallı kölelerin ötesinde, sözden arınmış şarkılar ve Venüs diyarının kapısında oturur tüm anlamlar.

O, biri için bir başkasını kötü ilan edip sırtından bıçaklarken, iki kişinin kurtulacağını bilendir. Ve asıl manidar gerçek budur bilinen atlaslarda, yaşayanlar kabul etmese de… O, bir ölçü ve simge değildir. Evren öncesi ılık ve bizim su diyebileceğimiz alkıma benzer. O, kifayetsiz olabildiği kadar acıdır. Acıdığı kadar maksuttur. Özler, içre olur. İçrek olan ne varsa O’nun içindir. O kuru bir yaprağı bile dışarda bırakmaz. Çünkü bedenden sayrı ve bağlama ilga edendir. O’nu anlamak için önce salt yıkımsal halüsinasyonu ve aykırı yanlışı bilmeli, acısını çekmelisin. Pek bir gerçeği kesin doğru ile kadim olanda birlestirmek için. Matematik değil bu. Oyun yok. Salt O. Salt ruh..

Levent Tok

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.