Ramtha Hakkında Kısa Bilgi.
Daha yüksek bir enerji boyutundan, daha üstün bir hayat frekansından 1978 yılından beri Amerikalı kadın yazar J.Z. Knight‘ in bedenini kanal olarak kullanarak insanlara bilgi aktardığı iddia edilen varlık. Akaşa Yayınları‘ nın bastığı seri kitapları vardır bunun… Kitaplarda ki bu kitaplar konferanslardan kitaplaşmış, kendisini eski Hint inanışlarında geçen ram, ve dünyanın ilk fatihi olarak tanımlamaktadır. Sanırım en popüler kitabı eşruhlar… Kadıköy’ de sahaflarda gezerken rastlayarak kitabı “hayatınızın kadınını ya da erkeğini bulmanın kısa yolları ” şeklinde anlayıp atlayan kitle sayesinde iyi satış yaptı… Kitap bu açıdan bakınca aslında ziyadesiyle eğlenceli çünkü kitapta Ramtha‘ nın dinleyicilere fizik, kimya, evren oluşum, ışık, spektrum, hücresel ruh belleği, tanrı , birey, yaratıcılık, tekamül gibi kavramlardan bahsederken bir anda konuşmasını kesip “tabii sizin hiçbir şey umrunuzda değil, hadi eşruhlarımızı bulup bir an önce yatağa atalım derdindesiniz…” dediği bir bölüm vardır. Sırasıyla asi, barbar, savaşçı, rüzgar ve son olarak da Tanrı’nın kendisine dönüştüğünü iddia eden Ramtha, Atlantis’in varlığının kesin olduğunu çünkü kendisinin oralı olduğunu söyler. https://eksisozluk.com/ramtha–285419

Sevgili kardeşlerim, asırlardır size Tanrı denen özün kasvetli, korkulması gereken, kızgın ve yargılayan bir karakteri olduğu öğretildi, ama Tanrı bunların hiçbiri değildir. İnsanların yüreklerinden ve beyinlerinden başka bir yerde suçlayan, yargılayan ve hüküm veren bir Tanrı asla var olmadı! Kimilerini yargılayıp kimilerini ödüllendiren bir Tanrıyı insanoğlu yarattı. Bu insanın Tanrısıdır, insan anlayışının ürünüdür!

Benim bildiğim ve sevdiğim Tanrı, benden ve “Ben” olan alemden yayılan güçtür, yargısız sevginin Tanrısıdır. O başka hiçbir şey değil, fakat her şeydir. İşte bu Tanrı sizi düşünebileceğinizin çok ötesinde bir sevgiyle seviyor. O yaşadığınız hayat, bastığınız toprak, alıp verdiğiniz soluktur. Teninizin rengi, gözlerinizin güzelliği ve dokunuşunuzun yumuşaklığıdır. Her düşüncenizde, yaptığınız her eylemde ve yaşadığınız her anda O vardır. Tanrı devinim, renk, ses ve ışıktır. Tanrı ihtirastır, Tanrı sevgidir, Tanrı sevinçtir, hüzündür. Tanrı hayatın tümüdür, an’ın atan nabzıdır!

Hayatın sizi yargıladığını mı sanıyorsunuz? Asla, eğer Tanrı (ki o sizsiniz) sizi yargılasaydı kendini yargılıyor olacaktı! Sonsuz Zeka bunu neden yapsın?

Tanrı dediğiniz hayat gücünün sizi ya da herhangi bir şeyi yargılama yeteneği bile yok, çünkü hayat kendini iyi kötü, doğru yanlış, kusurlu kusursuz diye ikiye ayıran egolu bir karaktere sahip değildir. Eğer Tanrı bir egoya sahip olsaydı, kendini egosu doğrultusunda değiştirme, saptırma yeteneğine de sahip olacaktı. Eğer Tanrı bir an bile ikilem içinde kalsaydı, Tanrı olan hayat o anda durur ve asla yeniden “olamaz”dı! Tanrı tümüyle iyiliksiz ve kötülüksüzdür, ne negatif ne de pozitiftir. Tanrı mükemmel değildir, çünkü en son nokta olan mükemmellik sürekli ve değişken hayatı sınırlar. Tanrı sadece “olan”dır, ancak bu şekilde her şey olan hayatı olduğu gibi ifade edebilir. Tanrı sınırsız olanın bölünmemiş bütünlüğüdür. Tanrı her şey olduğu için, doğruda olduğu gibi yanlışta da, güzellikte olduğu gibi çirkinlikte de, yücelikte olduğu gibi alçaklıkta da var. Yaptığınız, düşündüğünüz şey ne kadar kötü, alçakça ya da harika olursa olsun, Tanrı tarafından “olmak” tan başka bir şey gibi görülmez asla.

Tanrı hayatınızı istediğiniz biçimde yaratmanız için size özgürlük verdi. Tanrı sizi daima sevdi, sizi başka türlü de algılayamaz, çünkü siz O’sunuz. Hayatın tomurcuklarını da siz yaratıyorsunuz, çirkinliğini de! Tanrı çirkinlik de olacaktır, tomurcuk da! Hangisinin iyi olduğunu asla yargılamayacaktır. O yalnızca “olan” dır, her şey olduğu için size istediğinizi seçme özgürlüğü verir. İyi ki öyledir, çünkü insanın yarattığı Tanrı kavramına benzeseydi hiç biriniz cennetin kapısını göremezdiniz, tek kişi bile! İçinizden tek bir kişi bile insanın yarattığı bu Tanrının beklentilerine göre yaşayamaz!

Başarısızlık duygusuna kapılmanızın nedeni yine kendinizsiniz. İstediğiniz realiteyi yaratma yeteneğinizle yaşamınızın tek yargıcı sizsiniz. Neyin iyi, neyin kötü, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar veren hep siz oldunuz. Çünkü hayat denen “olmak” bunların hiçbiri değildir, Tanrı denen “olan” ın bir parçasıdır sadece. Yargılarınız bu katta yarattığınız bir illüzyondur. Ne yaparsanız yapın Tanrı sizi sever, çünkü yaptığınız ya da düşündüğünüz her şey size olgunluk kazandırarak Tanrıyı genişletir. Bu dünyadan ayrılıp hayat boyu yaptıklarınızı düşündüğünüz zaman (ki düşüneceksiniz) Tanrı orada da olacak, sizi tüm yarınlarınızda yine sevecek, çünkü Tanrı hayallerinizi ve düşlerinizi yarattığınız platformdur.

Tanrının en yüksek biçimi nedir? Düşünce! Evet hayatınızı yarattığınız platform, her şeyin yaşam gücü ve özü olan Tanrı, daha büyük bir anlayışla düşüncedir, çünkü düşünce her şeyin yaratıcısı, her şeyin kendinden meydana geldiği özdür. Düşünce, Tanrı Bilinci denen Sonsuz Zekadır. Her şeyi kendi özgün model ve biçimiyle bir arada tutan şeyin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Düşünce, yani sevgi denen “kozmik zamk” tır bu, tüm maddeyi bir arada tutan odur. Hiçbir ölçü tanımayan bu sevgi Tanrıdır, bedeniniz bile sevgiyle bir arada tutulur.

Düşünce olmasaydı bedeniniz var olmayacaktı, madde de var olmayacaktı.

Tanrının korkulacak bir varlık olduğunu mu sanıyorsunuz? Değil, Tanrı tümüyle hazdır, çünkü başka türlü olmayı bilmez. O uyum içinde titreşen tüm hayat formlarıdır ve bu uyumlu titreşim bir kahkaha tufanını andırır. Eğer dikkatle dinlerseniz Tanrının müziğini, Tanrının gülüşünü duyabilirsiniz! Bir kez bile O’nun ağladığını duymadım..!

Ramtha

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.