The Order

The Order bana “End of Days” ve “Constantine” i hatırlattı. Bu açıdan dünya üzerindeki tanrı şeytan mücadelesini anlatan filmlerden bıkanların uzak durması gereken bir film. Heath Ledger, Mark Addy ve Shannyn Sossamon başrollerini paylaştığı vasatın altında bir film aslında ve imdb’ den 4,5 gibi bir puan almış. Ne denir ki meraklısına bal börek gelebilir ama Hollywood’ da değişiklik arayanlar için çekilmez bir film diyebilirim.

Alex Bernier (Heath Ledger) soyu tükenmiş bir tarikatın temsilcilerindendir. (Carolingian Dynasty) Üyesi olduğu “Carolingian” tarikatının son piskoposu, lideri gizemli şekilde Vatikan’ da ölü bulunur.

Gizemlidir çünkü bu ölüm bir intihar olarak kayıtlara geçer ve Vatikan yönetimi bu piskoposu aforoz ederek tavrını sert bir şekilde gösterir. Peder Alex bu olayın arkasındaki sır perdesini aralamaya niyetlidir ve araştırmaya başlar. Karşısına şeytanın uşakları, karanlık güçler çıksa da pes etmez. Olayların ardında günahlar ve cennet arasında sıkışıp kalan ruhların mücadelesi vardır. Sin Eater yani günah bekçisi… Bütün yük günah bekçisinin omuzlarındadır ve peder Alex bütün dini sorumluluklarını terk ederek bir günah bekçisi olmaya karar verir, bunu en fazla da aşık olduğunu kadın için yapar, o fedakar bir adamdır ve bütün yükü omuzlarını alır. Ölümsüzlüğün kara sularında yüzmeye başlayan ruhu artık lanetlenmiştir.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikÖlçü
Sonraki İçerikSessiz Ruhlar

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Zayiatın Tümdengelimsel Varsayımları

... Kesin bir şey vardı. O da, benim yaşamak için her nefes alışımda onu ölüme geri veriyor olmamdı... Zamanın tümdengelimsel bütünlüğünü görmekten gelen şuuru kayıp zihniyetlerin yalanları vardı şimdilerde. Zaat-ı muhterem bir fasıl ortamı oluşmasaydı kimilerinin kimi şeyleri ortalık müessesesine düşüvermezdi. Bu bağlamdan bakarsak insan, varoluşun yok oluşa doğru...

Hayyam Rubaileri -II-

21. Varlığın sırları saklı, benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedi-kodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben. 22. Bir geldi mi derin ölüm uykusu, Biter bu dünyanın dedi-kodusu. Ölenden bir haber bekler insanlar: Ne söylesin? Bilmez ki ne olduğunu! 23. Yel eser, umutlar savrulur gider; Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler; Altın...

Yazmak ve İlham Tayfası

Kâğıdı kalemi boşuna yorma! Eğer onlar isterse yazabilirsin. Ama boşuna bekleme, çok nazlıdırlar, birazcık ta asi. Kendileri isterse gelirler ve istedikleri zamanda giderler. Ama geldiklerinde sakın kaçırma onları sımsıkı tut. Bazen çok bekletirler. Çünkü yazabilmen onların insafındadır... Kelem kağıtla haşır neşir olanlar iyi bilir neden bahsettiğimi, kısaca biz ilham...

İnsanın Kararsızlığı

İnsanların davranışları üzerinde düşünce yürütmek isteyenler, bu davranışları birbirine uydurmakta, hepsini bir kalıba sokmakta çektikleri zorluğu hiçbir yerde çekmezler çünkü bu davranışlar çok zaman birbirine öyle aykırıdır ki aynı tezgahtan bu kadar çeşitli kumaş çıkması insana olanaksız gelir. Acımazlığın simgesi olan Neron'a; sarayın geleceği üzerine bir idam...

Okuyan Bir Kızla Çık!

Okuyan bir kızla çık. Parasını kıyafet yerine kitaplara yatıran bir kızla çık. Kitapları yüzünden dolabına sığamaz o. Okuyacağı kitapların listesini yapan, 12 yaşından beri kütüphane kartı olan bir kızla çık. Okuyan bir kız bul. Okuyan bir kız olduğunu çantasında her zaman okuduğu bir kitap bulunmasından anlayabilirsin. Kitapçıda,...

Felsefenin Skandal Çocuğu Max Stirner

Biricik’in skandalını tam olarak anlamamızı sağlayan işte şudur: Gelecekten söz eden herkes aldatmak istiyor.” -Peter Sloterdijk- “Niezsche Yılı” olarak kutlanan 2000 yılında ünlü Alman filozof Rüdiger Safranski Nietzsche üzerine yaklaşık dört yüz sayfalık bir biyografi yayımladı. Bir kişi ne kadar ya da nasıl kutlanır? Kutlanabilir? Çöküşe kadar mı?...

İnsanlar Arasında

Öfke ve kin doğruluğun sınırları dışındadır; bu tutkular yalnız işlerine akıllarıyla bağlanmayan insanların işine yarar. Doğru ve temiz işler hep ölçülü ve ağırbaşlıdır. Ölçü olmayan yerde kavga, gürültü ve haksızlık vardır. Doğru yol uğrunda kendimi ateşe atabilirim; ama elden gelirse başkalarını yanmaktan korurum. Montaigne Şatosu gerekirse herkesin evi...

Haneler

haneler yalnız, sessiz unutulmuş. haneler, adı bilinen sokaklarda yok olmuş. suçluyu bulmak suç sayılırken doğrularınca acılar doğurmuş yılların, yolların sancağı gönül kapılarında anlamsız kalmış. aşlar pişerken aşkın açlığında lokma lokma doyan beden bir anda kusmuş... zamanda zamanla biriken hüzün sonbaharda yer bulmuş vaktiymiş, ona aitmiş sahibiymiş... bir türlü varılamayan o durak gidilecek değil, gelinecek olanmış! ... kaygılarımızdan sıyrılan her gün göremediğimiz renklerle yaşanılmayı beklemekte ve biz hanelerce...

Peygamberlik Işığı Üzerine: Ta-Sin

Bir ışık çıktı, Görünmez’in Nur'undan. Çıktı ve geri dönerek diğer ışıklara egemen oldu. Bir aydı o; diğer ayların içinde ışık saçarak kendini açığa vuran, ayların sultanıydı. Evi, Göğün en yüce katında bir yıldız. Tanrı onu «okumaz yazmaz» diye adlandırdı; çünkü o, soluğunu «h» çıkarmaya adamıştı; Tanrı onu,...