Viskningar och rop

Viskningar och rop, 3 kız kardeşin bir kır evinde buluşmalarını konu ediniyor. İngilizceye Cries & Whispers olarak çevrilmiş olan film Bergman imzasını taşıyor. Hemen hemen bütün filmlerini izlediğim yönetmen bu filmde de kadın erkek ilişkilerini, aşkı, hayatı ve ona dair olan iç hesaplaşmaları efemine tarzda ele almış diyebilirim. Bergman sinemasının bu yönü hoşuma gitmiştir hep. Çünkü onun filmlerinde hayata egemen olan erkek değil, hep kadındır.

Kanser hastası olan ablalarının yanına giden iki kız kardeşin iç hesaplaşmalarını kameraya yansıtan yönetmen bunu yaparken sahne geçişlerini ve renkleri seyircinin gözüne sokmayı başarmış. (tipik Bergman taktiği) Bu üslubu Persona‘ da da görebilmek mümkün. Neyse… Bu iki kız kardeş aralarındaki buzları eritmek ve birbirlerine ulaşabilmek için çok çaba sarf ederler ama bir türlü buzlar erimez. Özellikle Maria bu konuda girişkendir ama ablası Karin çok katıdır ve bir an önce ablasının ölmesini ve mirası paylaşmayı ister. Karin, diğerlerine göre, daha duygusuz ve serttir ya da böyle görünmeye çalışır. Bu iki kadın arasındaki derin hesaplaşma bazen geçmiş yüzünden bazense ailevi bir takım özel nedenlerden kaynaklanmaktadır. Karin kararlıdır ve kız kardeşlerini defterden silmiştir.

Filmin tek handikabı bana göre Liv Ullman’ ın hem anne hem de kız kardeş karakterine bürünmesiydi. Bu biraz tuhaftı. Ya da yönetmen bunu yaparak kafa karıştırmak istemiş de olabilir, Bergman bu ne yapacağı belli olmaz. Ancak şunu da belirtmekte fayda var; dünyada çok az yönetmen vardır 3-4 kişiyle film çeker ve siz gözlerinizi alamazsınız. İşte Bergman’da bunlardan biri. O, gerçekten bir sinema dâhisi ve işini farklı yollardan yapmayı seviyor.

1972 yılına ait olan Viskningar och rop klasik bir Bergman filmi, ve iyi kamera açılarıyla çekilmiş. Film boyunca sadece 2 erkek görünüyor onlarda bir iki yemek sahnesinde… Bu da bir çok erkek için filmi cazip hale getiriyor bence. Çünkü filmdeki kadınlar gerçekten çok güzel, güçlü ve çekici tipler. Başrollerini  Harriet Andersson, Liv Ullmann ve Kari Sylwan’ın paylaştığı güzel bir gerilim örneği.

Yönetmen: Ingmar Bergman
Yazar: Ingmar Bergman
Oyuncular: Harriet Andersson, Liv Ullmann and Kari Sylwan

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKendimizi İnceleme
Sonraki İçerikGözyaşlarımın Prensesi

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Rockmanifesto

Yayınımıza Türkçe sözlü hafif hüzünle devam ediyoruz. Bana mayasıl bulaştır anne! Anne bana uyuşturucu sat! Bana define haritası ısmarla anne! Bana canavar düdüğü kirala! Anne, göbek kordonumu geri ver bana! Bana süt ve regl ısıt! Bana rakı pişir anne! Anne beni ahlaksız yetiştir! Anne bana birkaç hormon...

Sürrealizm Elli Yaşında

Fransız sürrealizminin 1969’daki tarihsel kopuşunu kabul eden sürrealistlerin sürrealist etkinliği canlandırmak umuduyla çıkarmaya başladıkları coupure projesi çok geçmeden dağıldı ama projeden geriye kalanlar Maintenant adını alarak kolektif çalışmaya devam ettiler. Maintenant, dışa pek açılamasa da uzun soluklu bir kolektif varlık oldu ve çeşitli yayıncılık projelerine katıldı. Esas...

Hayyam Rubaileri -II-

21. Varlığın sırları saklı, benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedi-kodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben. 22. Bir geldi mi derin ölüm uykusu, Biter bu dünyanın dedi-kodusu. Ölenden bir haber bekler insanlar: Ne söylesin? Bilmez ki ne olduğunu! 23. Yel eser, umutlar savrulur gider; Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler; Altın...

Bedri Ruhselman; Bilgi Çağı Önderi

Tanrının bilgisi sonsuzdur ve varlıklarına dereceği bilgiler de öylece sonsuzdur. Varlığın evrimi, hiç bir noktada son bulmayacağı için, her ileri evrim sürecinin de daha ileri bilgileri gerektirmesi doğaldır. Varlıkların bilinç, idrâk ve anlayışları geliştikçe, onlara İlâhî Plân’- dan gelecek bilgiler de öylesine daha açık ve orijinal bir...

Ana

ana işte yerdeyim ağzım açık ve ana bile diyemiyorum ve köpekler geçiyor yanımdan ve durup taşıma işiyorlar; güneş dışında her şeyim var ve takım elbisem berbat görünüyor ve dün sol kolumdan geriye kalanlar gitmişti çok azı kalmıştı, her şey müziksiz bir harp gibiydi. sigarasıyla yatağa uzanmış bir sarhoş en azında 5 itfaiye arabasıyla 33 adama iş çıkarabilir. hiç bir şey yapamıyorum. ancak not.- yan mezarda Hector Richmond sadece Mozart’ı ve tırtıl şekerlemeleri düşünüyor. muhabbeti hiç...

Kuzgun

Bir zamanlar kasvetli bir geceyarısı, unutulmuş eski bilgilerin Tuhaf ve antika ciltleri üzerine düşünüyordum, Yorgun ve sıkıntılı Uyumak üzereydim, neredeyse başım düşüyordu ki, Bir tıkırtı geldi birden, sanki kibarca Oda kapımı çalan birisi gibi. Odamın kapısını tıklatan diye söylendim bir konuk Başka bir şey değil, yalnızca bu. Ah, iyice anımsıyorum ki o hazin Aralıktı; Ve zemine...

Kavgam

Bazı gerçekler, toplum içinde o kadar yaygındır ki, bu sebepten dolayı cahil halk bunları gözünün önünden geçtiği halde göremez, birkaç defa karşılaştığı halde tanımaz. Bu gibi kimseleri, biri gelip de daha önceden bilmesi gereken bir şeyi söylediği vakit, hayretler içinde kalır. Toplum içinde öyle meseleler vardır ki "Christoph...

Gece

Kendine dair son kozunu aşkın masasında kaybetmiş, yüreğini borca sokmuş bir adam yürüyor sokaklarda. Elleri boş ceplerini yokluyor, bir şey aramadan fakat bulabilme ümidini yitirmeden. Islık çalıyor yağmur eşliğinde, bir ayrılık türküsü fısıldıyor rüzgarın kulağına. Biraz pişman, biraz yorgun, fazlaca yenik, bir banka uzanıyor. Yıldızları sayıyor, iki haneli...

Bilgi ile Olmak

Şuna bütün gönlümle inanıyorum: Ahlâk elbette bilgi ile çok ilgilidir ama nasıl bir bilgi ile ilgidir? Örnek olabilme bilgisi ile. Biz bunu çok denedik; liselere ahlâk dersleri koyarsınız, ahlâk konusunda nutuklar atarsınız, seminerler verirsiniz, kurumlar oluşturursunuz, kitaplar yazarsınız, bunların elbette faydası yoktur demiyorum ama örnek gerekiyor. Bundan 2500...