“Seyahatname IV” Hermes Kitap Etiketiyle Raflardaki Yerini Aldı

Yeni nesil gezginlerin aksine Yavuz Çekirge, klasik anlamıyla bir seyyahtır. Eserlerinde çıkış noktası ekseriyetle başından geçenler değil coğrafya, tarih, arkeoloji ve inançlardır. Ziyaret ettiği yerlerin coğrafyasını görüp, tarihi ve inançları konusunda kapsamlı araştırmalar yapar, bunları da titizlikle eserlerine yansıtır.

Binlerce yıldır onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu ise, bu açıdan seyyahlar için hep bir ilgi odağı olagelmiştir. 16. yüzyıldan itibaren Anadolu, bu anlamda Avrupalı seyyahların akınına uğraşmıştır. Kimi askeri ve siyasi amaçlar kimi de bilimsel çalışmalar çerçevesinde Anadolu’yu ziyaret eden bu seyyahlar, kendi ülkelerine kaçırdıkları tarihi eserlerin yanı sıra ardından izler bırakıp bir anlamda coğrafyayı da tarihsel ve arkeolojik açıdan belgelemiştir.

HERMES ETİKETİYLE RAFLARDA!

Bugün Anadolu’da boy vermiş medeniyetleri daha ziyade Batılı seyyahların eserlerinden öğrenmekteyiz.

Yavuz Çekirge, Seyahatnâme IV’te, 1800’lü yıllardan itibaren Anadolu’yu ilgilerinin odağına koyan Frenk seyyahların izlerini takip ediyor. Gezdikleri yerleri belgeleyip kendimizi coğrafyamız ve tarihimizle yüzleştiriyor. Bu konuda bugüne kadar neden bu kadar geç kalındığını sorguluyor.

Yazar, hayal gücünü de zorlayarak “Klasik Dönem”, “Pers Dönemi”, “Hellen Dönemi” ve “Roma Dönemi” yapılarını iki bin yıllık bir zaman sürecinde canlandırıp Antik Çağ’daki yaşama odaklanıyor.

Seyahatname IV, Anadolu’nun tarihini ve coğrafyasını merak eden, bu topraklarda iz bırakmış olan seyyahların kimliğini öğrenmek isteyen ve bu doğrultuda araştırmalar yapacak herkesin ilgisini çekecektir.

Yavuz Çekirge Kimdir?

İsveç, Stockholm Üniversitesi  Dilbilimi Fakültesinden 1978 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede TV,Radyo Film ve medya  üzerine ihtisas yaptı. Genel Dilbilim, Yarım dillilik  ve  Sosyal Antropoloji  alanlarında Stockholm ve Uppsala Üniversitelerinde  araştırma görevlisi ve Türkçe öğretmeni  olarak çalıştı.  İsveç Radyo ve Televizyonunda  çeşitli projelerde görev aldı. Edebiyat yaşamına 1972 yılında sahibi olduğu ‘Yazı’ dergisi ile başladı. Oluşum, Yazko, Nokta, Aydınlık ve  İsveççe yayınlanan Ord Och Bild, Folket i Bild  adlı dergilerde, siyaset, kültür, sanat ve edebiyat üzerine deneme  türü yazılar yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde de yayınlanan , İngilizce ve  İsveççe’den Türkçe’ye, Türkçe’den İsveççe ve İngilizce’ye çeviriler yaptı.

hermeskitap.com
Kitabın facebook tanıtım sayfası
Yazara ait web sayfası

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Paris’te Marquis de Sade Sergisi

Musée d’Orsay, 14 Ekim’den başlayarak sadizmin babası Donatien Alphonse François de Sade’ı (1740-1814) sergiliyor. Sade: Güneşe Saldırı başlığını taşıyan sergi, müzenin yaptığı duyuruya göre...

Klasik Felsefesever Okuyucuya Cevap: Felsefe ve Edebiyat Yoldaştır

İbrahim B.'ya cevaben; Yorumunuzdaki gayret dikkat çekici. Teşekkürler. Ama yorumunuz ne benim için ne de diğerleri için “yapıcı” değil. Sadece yüzeysel ve çılgınca bir tepkiyi görüyorum....

İyi Amaç Uğruna Kötü Yollar

Doğanın yapıtlarındaki evrensel düzende şaşılası bir bağlaşma ve uyuşma var: Belli ki oluruna bırakılmış ve değişik başların yönettiği bir düzen değil bu. Bedenlerimizin hastalıkları,...

Nasıl Yazmalı?

Ben gönlümce yazabilmek için evime çekiliyorum. Kimsenin bana el uzatamayacağı, söz edemeyeceği yabancı bir ülkede oturuyorum. Öyle bir yer ki tanıdığım hiç kimse okuduğu...

Sokrates’in Savunması

Atinalı Sokrat (İÖ 469–399) uzlaşmaz karşıtlıklara meydan okumanın spekülatif filozoflar için yarattığı ikilemle başa çıkmanın yolunu ararken, Küçük Asya kıyılarından Sicilya’ya kadar Grekçe konuşan...

Yasalara Dair

Adalet için yaratıldığımız ve adaletin insanoğlunun görüşünde değil, Doğa’da temellendiği, filozofların tartışmalarından çıkan en önemli/değerli gerçek olmalı. Bu gerçek, insan, insanoğlunun kardeşliği ve birliği...

The Crow

Aşk ölümsüzdür. Hatta kızgın bir erkeği bile mezarından kaldırabilir. The Crow birbirine deli gibi aşık bir çiftin ölümle olan imtihanını konu ediniyor. Bu anlamda aşk...

Açmaz

Ulu Tanrı’m, bu Arap açmazı Türkü yendi Tam bin üç yüz sene bîcareye Müslim dendi Altı bin yıl maval gezdi ağızdan ağıza Kapılan yandı bu iman denilen...

Karanlığa Dua

Ruhlarımızın alacakaranlığına... "O" na... İliklerimi yakan bilginin yoldaşlığında seni aramak bile güzel. Gönüllü olarak, karanlıklara dalan ruhumu vaftiz etmeni istiyorum. Elindeki asa ile yıldızların yolunu...

Yazmak ve İlham Tayfası

Kâğıdı kalemi boşuna yorma! Eğer onlar isterse yazabilirsin. Ama boşuna bekleme, çok nazlıdırlar, birazcık ta asi. Kendileri isterse gelirler ve istedikleri zamanda giderler. Ama...

Terketmek

Sonra farkına varıyordum bu bedenimin içinde hissettiğim ruh bana ait değildi. Nefes alıyordum, iyiydimzda. ama sonra bedenimin acılara yenik düştüğünü hissediyordum. Tamamlanmamış bir hikâyenin...

Özgürlük Üzerine

İnsan nasıl dönüşecek, olmaya çalışmaktan varlık durumuna bu köklü değişimi nasıl gerçekleştirecek? Olmaya çalışan, bunun için çabalayan, uğraşan, kendisiyle savaşan biri böyle biri erdem...

Davet

üzerine giymiş hatunum saten bir entari loş ışık ve mavi duman arasında, hunharca aşk yapmayı bekler müphem bir tavırla karşımda. zampara gecenin çıtır yıldızlara alenen kur yaptığı yerde uzanmakta şimdi...

Salò o le 120 giornate di Sodoma

Salò o le 120 giornate di Sodoma, şiddet, sadizm ve sapkınlığın kameraya aks etmesidir. Çıplak bir senaryo ve eksiksiz bir sadelikte ısrar eden bir...

Hiç, Şey ve Fonksiyon Makinesi

İnsana en uzak şey: İnsan İnsan, hiç kuşkusuz bir imkânlar çokluğudur, kendini inceleme, düşünme ve bilme kabiliyetidir. İnsanı, kendini araştırma kabiliyeti olmaktan çıkarmak onu yok...